29 Ocak 2013

2013 Şubat Kitapları

Bir ayın daha sonuna gelirken Şubat kitaplarından ilgimi çekenleri sizinle paylaşmak istedim.


YURT DIŞINDA ŞUBAT 2013 KİTAPLARI




1. DEX'ten çıkan Bana Dokunma kitabının devamı Unravel Me 5 Şubatta yurt dışında okuyucusuyla buluşuyor.









2. Artemis'ten çıkan Kanbağı serisinin 3. kitabı The Indigo Spell de Şubat ayının kitaplarından. Kitabın çıkış tarihi 12 Şubat. Umarım Artemis bizi çok bekletmez.








3. Geçenlerde incelemesini de yaptığım Ephesus yayınlarından çıkan Tanrıça serisinin 3. kitabı The Goddess Inheritance 26 Şubat'ta raflardaki yerini alıyor. Ephesus yayınlarının bizi fazla bekletmeden kitabı çıkartacağını belirtmek isterim =)








4. DEX'ten çıkan Paranormal serisinin yazarı Kiersten White'dan yepyeni bir seri Mind Games Şubatta okurları ile buluşuyor. Her ne kadar kapak resmi ile göz dolduruyor olsa da çıkış tarihinden önce kitabı okuma şansı bulan okuyuculardan pek iyi notlar alamamış görünüyor. Kitabın çıkış tarihi 19 Şubat.






5. Ocak ayı kitabı olsa da bugün çıktığı için söylemek istediğim bir diğer kitap DEX'ten Ruhsuz adıyla çıkan Yeniruh serisinin devam kitabı Asunder. Kitap 29 Ocak tarihinde (yani bugün) raflardaki yerini aldı. Umarım DEX Türk okuyucuları fazla bekletmez.






TÜRKİYE'DE ŞUBAT 2013 KİTAPLARI




1. DEX'in daha yurt dışında bile çıkmadan yayın haklarını aldığı Throne of Glass Şubat ayında bizi bekleyen kitaplardan. Uzun zamandır benim de çıkmasını beklediğim kitabın çıkış tarihi şimdilik belli değil.







2. Çevirisini Vampirella'nın üstlendiği 2012'nin en çok konuşulan kitaplarından biri olan ve yakın zamanda dizisinin de çıkması beklenen The Selection 14 Şubat Sevgililer Günü'nde raflardaki yerini alıyor. Kitap DEX'ten çıkacak. Okumak için sabırsızlanıyorum *-*







3. Martı Yayınları'ndan çıkan Kutsanmış Kan kitabının devamı da Şubat ayı kitaplarından. Kan Günlükleri serisinin ikinci kitabı Geçmişin Kanı 4 Şubat'ta çıkıyor.Serinin takipçilerine duyurulur =)






4. Film uyarlamasında Logan Lerman, Emma Watson ve Ezra Miller gibi ünlü genç oyuncuların oynadığı The Perks of Being a Wallflower Şubat ayında Feniks imzasıyla çıkıyor. Kitabın çıkacağını duyduğumdan beri filmini izlememek için büyük bir çaba sarf ettiğimi söylemeden edemeyeceğim =)









5. Son olarak Kitap Hayvanı'nın haberine göre uzun zamandır beklenen Ally Condie'nin Matched adlı YA romanı Şubat ayında Tudem Yayınları'ndan çıkıyormuş. Kitabın adı Eşleşme olacakmış. Seriyi uzun zamandır bekleyenlerden biri olarak bu habere çok sevindiğimi söylemeliyim *-*

11 Eylül 2012

Kanbağı - Richelle Mead

Kanbağı 6 kitaplık Vampir Akademisi’nin yan serisi. Bu nedenle UYARI: Lütfen seriye başlamadan önce Vampir Akademisi’nin 6 kitabını da okumuş olun! VA serisi için inceleme yazmayı düşünmüyorum. Merak edenler Voodoo’nun incelemesini buradan okuyabilir.




Kitap: Kanbağı
Yazar: Richelle Mead
Yayıncı: Artemis
Tür: Fantastik, Genç Yetişkin
Sydney'in en son isteyeceği şey, vampirlerle arkadaşlık etmekle suçlanmak. Ve şimdi bir vampirle aynı odada! "Sydney'e yeniden dövme yap," dedi Stanton kararlı bir sesle. "Zoe konusunda kararımız belli değil, ona şimdiden dövme yapmayalım." Gözlerim kardeşimin lekesiz ve solgun yanaklarına kaydı. Evet.Orada bir zambak olmadıkça özgürdü. Dövme teninize bir kez işlendi mi, dönüşü yoktu. Artık Simyacılara aitsiniz demekti.


VA’nın aksine bu seride olaylar Sydney’in gözünden anlatılıyor. Richelle Mead çok başarılı bir yazar. Rose gibi bir karakterin ağzından 6 kitap yazdıktan sonra Sydney gibi sıkıcı bir karaktere bürünmek kolay olmasa gerek. Ama ablamız bunu da başarmış kendisini tebrik ediyorum.

Daha ilk bölümde kendimizi simyacıların dünyasında buluyoruz. Gecenin bir saatinde yeni bir görevle evlerine gelen simyacıların küçük kız kardeşinin hayatını kendisininki gibi mahvetmemesi için kırk takla atıyor kızımız. Tabii simyacılar için Sydney’e güvenmek zor. Sonuçta o bir dhampire yardım etti!

Hayatı boyunca evde eğitim gören ve tüm amacı babasına yaranmak olan bir kız Sydney. Ablası yetersiz bulununca aile işini devam ettirmek ona kalıyor ne yazık ki. Daha çocukken ona vampirlerin hepsinin kötü olduğu anlatılmış. Önyargılardan kurtulmak ne kadar zor olsa da Sydney için tüm inandıkları değişmek üzere. Çünkü vampirlerin hepsinin o kadar da kötü olmadığını öğreniyor. Hatta bazen insanlardan daha iyi olabildiklerini… Özellikle de bir vampirin cazibesine kapılmamak onun için çok zor.

Seri, simyacılar ve onların kararları üzerine kurulmuş. İnsanların vampirlere bakış açısını ve karar verirken ne kadar zalim olabildiklerini görüyoruz kitap boyunca. Onlar için vampirler kötücül yaratıklar, büyü ise sapkınlık! Sydney iki tür arasında gidip gelirken korumaya çalıştığı tüm değerler yavaş yavaş yıkılıyor. Ve geleceğini tehlikeye atabilecek kararlar verirken buluyor kendisini.

Yazar, kitabın sonlarına doğru VA’nın aksine vampirlerden çok cadılara yöneleceğinin sinyallerini veriyor. Kitap yine bir Mead klasiği olarak şok etkisi yaratarak bitiyor ve okuyucuyu merakta bırakıyor.

Yazarın aşk felsefesi anladığım kadarıyla kişilerin birbirine benzemesine dayanıyor. VA’da Rose ve Dimitri’nin birbirine çok benzediğini hatırlarsınız. Bu benzerlikler onları birbirlerine bağlamıştı. Aynı şey Sydney ile Adrian için de geçerli gibi. İkisinin de ailesine kendini bir türlü beğendiremediğini görüyoruz. Hiçbir zaman destek alamadıkları gibi yaptıkları doğru şeylerde de takdir görmüyorlar. Bu eksiklerini birbirlerine bağlanarak kapatabilecekler mi merak konusu. Bu kitapta Sydney ve Adrian arasında daha romantik sahneler bekliyordum. Aralarındaki ilişki bir kademe atlasa da istediğimiz romantik anlar için ikinci kitabı beklemek zorundayız.

Kitap diğer seriye nazaran biraz sıkıcıydı. Bunda Sydney’in etkisi ne kadardır bilemem ama böyle giderse VA kadar ilgi bulamayabilir. Bu seriye biraz daha ROMANTİZM ve AKSİYON gerek!

Sonuç olarak notumu Adrian Ivashkov'un hatrına 1 puan arttırıyor ve 4/5 veriyorum. Tarafsız olamadım bir türlü kahretsin. Ahhhh kendimi fan girl gibi hissettim…