24 Haziran 2016

Tüm Sırların Sahibi Kız - M.R. Carey





Kitap: Tüm Sırların Sahibi Kız
Orjinal Adı: The Girl With All The Gifts
Yazar: M.R. Carey
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Mayıs 2016
Sayfa Sayısı: 413
Tür: Bilimkurgu, Zombi
Goodreads | Kitap Yurdu

Puanım:

Her sabah Melanie’nin hücresine askerler giriyor. Biri üzerine silah doğrulturken, diğeri kızı tekerlekli sandalyesine bağlıyor; boyun, kol ve bacak kayışlarını sıkıyor… Ardından diğer çocuklara katılması için Melanie’yi sınıfa götürüyorlar. Ve bu her sabah böyle devam ediyor.

Ta ki bir numaralı denek, Doktor Caldwell’in laboratuvarına çağrılana dek… Ve işte o gün, Pandora’nın ölü çocuklarının yeniden doğduğu gün olacak.

Dünya artık tehlikeli bir yer. Yıllar önce yayılan bir virüs insanlığın yok olmasına neden oldu. Virüs bulaşan insanlar zombiye dönerek insanları yemeye başladılar. Hayatta kalanlar onlara Acıkmış diyor ve bu hastalığa çare bulmaya çalışıyor.

Küçük bir kız. Bir araştırma üssünde kilitli bir hücrede yaşıyor. Hücresinden çıkacağı zaman bir grup asker eşlik ediyor ona. Önce kafasına bir silah doğrultuluyor. Tekerlekli sandalyesine oturtup baştan ayağa bağlıyorlar kızı. Odadan sadece bu şekilde çıkabiliyor. Kendisi gibi bir grup çocukla birlikte derse, yemek yemeye ve duşa bu şekilde gidiyor. Her şeye rağmen ufak şeylerle mutlu olmayı başarıyor bu küçük kız. Zekasıyla hocalarını hem büyülüyor hem de korkutuyor. Hocaları içinde en çok Bayan Justineau 'yu seviyor. Diğerlerinin aksine ona çok iyi davranıyor, derste mitolojik varlıkları anlatıyor, hayal etmeyi öğretiyor. Pandora'nın hikayesini anlatıyor mesela. Kız bu hikayeye bayılıyor. Ama Çavuş Park ve diğerleri ona kötü davranıyor. Sanki korkuyorlar ondan. Bu nedenle kız, "Isırmam," diyor espri olsun diye. Bir süre sonra Doctor Caldwell kızın arkadaşlarını tek tek götürmeye başlıyor. O çocuklar bir daha geri gelmiyor. Ve bir gün kızı istiyor laboratuvarına. İşte o gün, Pandora'nın Kutusu açılıyor küçük kız için. Kim olduğuna dair bildiğini sandığı her şey yalan. Var oluşu hem yanlış hem de bir mucize. Artık dünyayı tüm gerçekliğiyle kendi gözleriyle görmeli. Belki de dünyayı kurtarabilecek son kişi odur.

"Eğer elimde dünyanın bütün kötülüklerini barındıran bir kutu olsa, kapağını azıcık aralar ve seni de onun içine sokardım. Sonsuza dek de açmazdım."
Melanie | Sayfa 49

Tüm Sırların Sahibi Kız, zombi temalı hikayeleri sevenlere bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Kitap Melanie'nin hikayesini anlatıyor bize. Etrafı acıkmışlarla çevrili bir üste, zorba bir asker grubu tarafından oradan oraya sürüklenen küçük kızın hikayesi üzüyor sizi önce. Sonra ise işler değişiyor. Yazar Melanie ve diğer çocuklar hakkındaki gerçeği pek saklamıyor aslında. Hemen kavrıyorsunuz olayı. Ancak bu, baştan sona tahmin edilmesi güç bir kurgusu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Her bölümde zombiler hakkındaki bilgilerimize yeni bir darbe vurmayı başarıyor yazar. Sonu ise başlı başına bir olay. Kesinlikle beklenmedik ve alternatiflerinden çok daha iyi bir sonla bitiyor kitap.

Tüm Sırların Sahibi Kız, bilimsel yanı ağır basan, özgün ama korkunç olmaktan çok uzak bir zombi hikayesi. Ortalarına doğru biraz sıkıcılaşsa da kısa süre içinde okuru yeniden içine çekmeyi başaran bir kurguya sahip. Anlayacağınız kitabı pek beğendim. Serilerden bıktıysanız, bilimkurgu seviyorsanız, en önemlisi zombiler hakkındaki tabularınızı yıkmaya hazırsanız bu kitap tam size göre olabilir.

Birkaç gün önce kitabın film uyarlamasının İngiltere fragmanı yayımlandı. Filmde yersiz bir şekilde iki ana karakterin ten renkleri değiştirilmiş. Kitabı okurken karakterleri kafamda canlandırdığım ve okumadan önce imdb'den filme ve oyunculara bakmadığım için bu durum bende şok etkisi yarattı. Ayrıca sadece fragmana bakarak böyle bir kanıya varmak ne kadar doğru olur bilmesem de çekimlerin bana amatörce göründüğünü söylemeliyim. Beklentimi düşük tutacağım. Hatta belki filmi hiç izlemem. Bir de fragman kitabı okumayanlar için ciddi spoilerlarla dolu. Bu nedenle kitabı okumadan bakmanızı önermiyorum.

Kitabın filme uyarlanması muhtemelen ülkemizde kitaba olan ilginin artmasına neden olabilir ki bu iyi bir şey. Çünkü bu tür kitapların Pegasus'a göre olmadığını ve filme uyarlanmadıkça pek ilgi görmediklerini düşünüyorum. İthaki'den çıksa almış başını gitmişti oysa :/ Yanlış anlaşılmasın, Pegasus hâlâ en sevdiğim yayınevi ve sadık bir İthaki okuru olduğumu da söyleyemem. Ama her yayınevinin kendine göre bir okur kitlesi olduğunu düşünenlerdenim ve zombili kitaplar pek Pegasus okurunun tarzı değil. Her türde kitap basabiliyor olmak her türde başarılı olunabileceği anlamına gelmiyor. Bu nedenle Senden Sonra Ben kitabını film çıkmasa bile listelerin en başında görebilirsiniz ama Tüm Sırların Sahibi Kız gibi kitaplar ilk 100'e bile giremez. Tabii bu benim naçizane düşüncem.

3 Mayıs 2014

19. İzmir Kitap Fuarı


Geçen sene olduğu gibi neler aldığımdan, indirimlerden ya da fuarın güzelliğinden bahsedeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sene Pegasus Yayınları Stand Görevlisi olarak bu postu yazıyorum ^-^

Okul hayatımın son aylarına gelmişken fuarda stand görevlisi olma fantezimi yerine getirmenin vaktinin geldiğine karar verip Pegasus'a başvurmuştum ve fuarın ikinci gününden itibaren çalışmaya başladım. Öncelikle çok yorucu bir 8 gün geçirdiğimi söylemem lazım. Sabahtan akşama hep ayaktaydık. Fuar zaten kalabalık ama Pegasus diye demiyorum bizim standın önü çok daha kalabalıktı (havasını da atar). Satışlar da güzeldi tabii (bak hala hava atıyor!). Şimdi bir kitapçıya beni götürüp herhangi bir Pegasus kitabı gösterseniz %90 ihtimalle fiyatını ezbere söylerim :P Okumadığım türdeki kitapların konularını bile biliyorum =D Eskiden böyle işlerde çalışmak için insanın ezberinin çok kuvvetli olması gerektiğini sanırdım ama öyle değilmiş. İkinci gününüzde yıllardır bu işte çalışıyormuş edasıyla dolanıyorsunuz standda. 

Fuarda çalışmak ne kadar yorucu olursa olsun çok da keyifliydi. Çünkü fuar tarihinin en eğlenceli ekibi bizimkiydi *-* Çoğunu facebooktan tanıyordum zaten. Ama kısacık konuşmak ile fuarda saatlerce birlikte vakit geçirmek çok farklı şeyler. Anlayacağınız fuar sayesinde harika arkadaşlar edindim *-* Kitap Oburları'ndan biricik arkadaşım Hülya ile çoğunlukla yan yana satış yaptık. Kendisi fuar boyunca ayaklı Cadıların Keşfi reklamı gibiydi. Fuarda kitabı sattığı herkese Kitap Oburları sayfasını verip kitabı beğenmezseniz oradan yazın dedi ya o.O Neyse ki kitap cidden güzel =P Kitap Sokağı sayfası adminleri Ceren ve Saadet, The Reading Lady blogunun sahibi Onur, Kitap Karnavalı blogunun sahibi Duygu, Pegasus çevirmenleri Sevinç Seyla Tezcan ve Müge Kocaman Özçelik ekibimizin diğer değerli üyeleriydi ^-^ Fuar süresince lafladık, gülüştük hatta bir ara hem satış yapıp hem dans ediyorduk ♪(┌・。・)┌ Birbirimizi mıncıklayıp durduk falan =D Fuarın en deli ekibi olabiliriz =) Mutluluğumuzu satışlara da yansıtmış olacağız ki okurlarla da bol bol sohbet edip güldük. İşte fuarın en güzel yanı da buydu!

Sevinç abla bize çok lezzetli kekler yaptı. O kekler için her sene fuarda görevli olabilirim!! Fuar boyunca bol bol yiyip içtiğimiz için kilo da aldım zaten -_-

Fuar boyunca selfie çekmediğimiz gün olmadı =P Pegasus ekibinin kızları da pek bi' güzel yahu o.O

En öndeki dünya güzeli Sevinç ablanın kızı Ayşe Selin =)
Ayrıca hem çok yakın arkadaşlarım hem de blogger arkadaşlarım fuar boyunca beni yalnız bırakmadı ^-^ Kitap Oburları'ndan Pınar ve Hazal da Obur dayanışması için fuardaydı *-* Tuğçenin Kitaplığı blogundan çok çok çoook yakın arkadaşım Tuğçe, Yorum Durağım blogunun sahibi Damla, Yorum Cadısı blogundan Fehiman, Kitap Avcısı blogundan Elçin ve Astrea'nın Atlası blogundan Gözde ile de tanışma şansı buldum. Okuldan arkadaşlarım da beni görmek için fuara geldiler (︶ω︶) Onları görünce hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum *-*

Amaaa tüm bu ziyaretçilerin en değerlisi doğum gününde taaa İstanbul'dan gelip doğru düzgün görüşme şansı bulamadığım biricik dostum Selin'di. Kızı standda 2-3 defa gezdirip tüm kitaplarımızı tanıttım XD Sözüm söz Selin! Yazın İstanbul'dayım ^-^

Veee fuarın son günü ayrılmadan hemen önce ^-^ Tabii ki ilk toplanan ekip olduk. Çok mu harikayız ne ^(#`∀´)_Ψ


Kitap Fuarı'nda çalışıp kitap almadan dönecek değildim tabii ki =) Hülya'nın Cadıların Keşfi reklamlarından ben de etkilendim =D Onun haricinde yine Pegasus Yayınları'ndan çıkan Erebos, Ruh Hırsızı, Limon Ağacı ve Lodz'un Yoksulları'nı aldım. Ayrıca Pena Yayınları'ndan İlk Defa kitabını ve DEX'den Yeniruh ve Meleğin Düşüşü kitaplarını aldım. Fuardan önce deli gibi kitap alışverişi yaptığımdan bu kadar bana yeter sanıyorum =D

Sonuç olarak hayatımın en güzel fuarıydı. Tekrarlayabilmek dileğiyle...

26 Nisan 2013

Keşke Çevrilse... #1

Pek çok blogda gördüğüm ve hep yapmayı istediğim bir şeydi çevrilmesini beklediğim kitapları yazmak. Bir süredir hep karşıma çıkan ve hem konusu hem de kapağı ile ilgimi çeken Let the Sky Fall kitabı ile ben de kendi listemi oluşturmaya başlayayım dedim =) Kitabın yayın hakları Sevgili Kitap'ta yazdığına göre Pegasus'taymış.


Kitap: Let The Sky Fall
Yazar: Shannon Messenger
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi:  Belli değil (Yurtdışı 5 Mart 2013)
Sayfa Sayısı: 416
Tür: Genç Yetişkin, Fantastik, Romantizm

17 yaşındaki Vane Weston’un ailesini öldüren beşinci seviye kasırgadan nasıl kurtulduğu hakkında hiçbir fikri yoktur. Fırtınadan sonra her gece rüyasına giren siyah saçlı güzel kızın gerçek olup olmadığı hakkında da bir fikri yoktur. Öyle olduğunu ummaktadır.

17 yaşındaki Audra bir hava perisi diğer adıyla hava elementalidir. Rüzgarda yürüyüp onun çekici şarkılarını tercüme edebilmekte, hatta tek bir komut dizisiyle silaha dönüştürebilmektedir. Audra ayrıca Vane’in koruyucusudur ve ne pahasına olursa olsun Vane’i korumaya yemin etmiştir. Bu, kendi hayatını feda etmesi anlamına gelse bile…

Bir anlık bir hata ikisinin ailelerini öldüren düşmanlarına konumlarını açığa vurduğunda, Audra Vane’i kim olduğunu hatırlamaya zorlar. Vane’in, sadece kendinin anladığı Batı Rüzgarları’nın gizli dili üzerinde gücü vardır. Ancak Vane’in mirası aynı zamanda Audra’nın çocuktan unutmasını istediği anılarını da gün yüzüne çıkartır. En büyük tehlike onları yok etmeye gelen savaşçılar değil, aralarında büyüyen yasak aşktır.

Bu da tanıtım videosu:





Şu ikilinin birbirine kavuşması gibi ben de beklediğim kitaplara kavuşsam keşke T_T

2 Nisan 2013

[Blog Tur] Ejder Ateşi - Sophie Jordan | Çekiliş


GİZLİ BİR GERÇEK EZELİ DÜŞMANLAR LANETLİ BİR AŞK



Kitap: Ejder Ateşi
Yazar: Sophie Jordan
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 317
Seri Adı: Draki Serisi
Tür: Fantastik, Romantizm, Genç-Yetişkin
Goodreads | Okuoku | Hepsiburada

Puanım:


Jacinda bir drakidir… Ejderha soyundan gelen ve en büyük savunma gücü insana dönüşmek olan bir ırka mensuptur. Küçük yaştan itibaren özel yeteneğiyle göze çarptığını ve her hareketinin izlendiğini bilse de, özgürlük onun için her şeyden önemlidir. Halkının en kutsal kuralını çiğneyince hayatı tehlikeye girer ama Will isimli yakışıklı bir yabancı sayesinde kurtulur...

Fakat bu yabancı onun türünden olanları avlamaktadır.

Ailesiyle insanların arasına kaçan Jacinda çevresine uyum sağlamaya çalışır. Tek tutunabileceği dal, içindeki drakiyi canlandıran Will'dir.

Karşı konulamaz bir şekilde ona kapılsa da Jacinda, onun avcı olduğunu bilmektedir. Ondan uzak durması gerekmektedir ama içindeki draki yavaş yavaş öldüğü için en tehlikeli düşmanıyla yakınlaşmayı bile göze almıştır

Historical Romance türünün ülkemizde de en çok beğenilen yazarlarından olan Sophie Jordan, gençlere yönelik fantastik bir kitap yazmaya karar verirse ne olur? Ortaya böyle güzel bir kitap çıkar işte!

Genç-yetişkin türünde daha çok gençlere yönelik olarak yazılan bu kitap bana Twilight ve benzeri serileri hatırlattı. Konu kesinlikle çok bilindik ama yazarın yarattığı dünyanın da eşsiz bir yanı var. Genelde başkahramanımız insan kız olur ve yeni kayıt olduğu lisede yakışıklı mı yakışıklı bir oğlanla tanışır. Ancak onun süper güçleri olduğunu öğrenir vs vs. Tipik gençlik kitaplarının konusu. Şimdi gelin olayları birazcık değiştirelim. Güzel bir ejder kız liseye kaydolur ve bir insana aşık olur =) Bu kadarı bile kitaba ayrı bir hava katıyor, değil mi? Güçlü ve erkeğin onu korumasına ihtiyacı olmayan bir kız karakterimiz var anlayacağınız. Vampirler, kurt adamlar, melekler hatta zombilerden sıkılan gençliğe sesleniyorum: Drakiler ile tanışmaya hazır mısınız?

Draki ne ola ki o_O

Sophie bizi yeni bir tür ile tanıştırıyor. Draki! Ejder soyundan gelen bu canlılar insan şekline girebiliyor.
Kabilelerinde insanlar gibi yaşayıp geceleri draki olup uçuyor, doğa ile bütünleşip özlerine dönüyorlar. Ancak ani duygu değişimlerinde (korku, heyecan gibi) istemeseler bile drakiye dönüşüyorlar. Bu onların en büyük zayıflıkları. İnsan kalmaya en çok ihtiyaç duyduklarında insan bedenlerine bürünemiyorlar.

Drakilerin korkulu rüyası avcılar! Teknolojinin de gelişmesiyle kabilenin dışına çıkan drakileri avlayıp parçalarını satıyor, derilerini yüzüyorlar.

Olayları bir de The Codex’ten dinleyin ^-^

Jacinda, Drakilerin isyankar ve güzel kızı. Daha çok genç ve şimdiden tüm drakiler onu izliyor. Çünkü Jacinda bir ateş püsküren ejder. Ateş püskürmeyen ejder olur muymuş o_O demeyin =) Sophie'nin yarattığı dünyada çeşit çeşit ejder türü var ve ateş püskürenlerin nesli tükenmiş. Hatta drakilerin insan doğan çocukları da var. Sonra birden Jacinda doğuyor. Ehh drakiler boş durur mu? Daha çok minicik ateş püsküren ejderciklerimiz olsun diyor ve Jacinda'yı liderlerinin oğluyla baş göz etmeye kalkıyorlar. Taa ki Jacinda salaklık edip gündüz ortalıkta ejder şekliyle uçup avcıların radarına takılana kadar. Jacinda'nın avcılardan kurtulma şansı olmadığı bir anda karşısına Will çıkıyor. Yakışıklı Will kızı kurtarıp avcıları başka tarafa yönlendiriyor.

Jacinda, Draki'lerin bağrından kopup annesi ve kız kardeşinin baskısıyla insanların arasında yaşamaya başlıyor. Liseye kaydolduğu ilk gün karşısında Will'i görmesin mi? Will de böyle güzel bir kızla karşılaşmış tabii peşini bırakmıyor. Jacinda bir yandan Will'e abayı yakarken diğer yandan ondan ve soğuk bakışlı ruhsuz herifler olan kuzenlerinden uzak durmaya çalışıyor. Ama aşktan uzak durmak ne mümkün 



Jacinda, draki özünü koruma mücadelesi veriyor kitap boyunca. Bir yanda düşmanlarının inine kadar girip sakin görünürken diğer yanda annesinin zorlamasıyla draki özünün yavaş yavaş kurumasını izliyor. Ateş püskürenin yok olması belki de tüm ailenin geleceğini kurtarabilir. Ama Jacinda drakisini seviyor ve onu kaybetmemek için her şeyi yapıyor.

"İçiniz ölmüşse güvende olmanızın ne anlamı vardı?"
Jacinda | Sayfa 81

Onu en büyük düşmanı Will'e çeken şeylerden biri de bu. Will (zavalllım) hiçbir şeyin farkında değil. Kızın peşinde koşadursun Jacinda hem ona yakınlaşıp hem de uzaklaşıyor habire. Bu durum bir yerden sonra sıkıcı bir hal alıyor doğal olarak. Kitapta en çok sinirimi bozan ve not kırmama sebep olan şey Jacinda'nın kararsız ve saf karakteriydi. Bir insan hep mi yanlış kararlar verir yahu o_O Böyle karakterler yasaklanmalı bence =P Diğer yandan Will ile Jacinda'nın atışmaları eğlenceliydi. “Hadi artık kabul edin işte seviyorsunuz birbirinizi!” nidaları beynimde dönüp dururken onlarda en ufak bir hareket görememek ayrıca sinirdi.


"Bir draki için o, ölüm demekti. İronik, değil mi? O parçamı hayatta tutmak için onu öldüren şeye yakın olmalıydım."
Jacinda | Sayfa 98


Yazarın yarattığı hiçbir karaktere bağlanamadım. Jacinda dediğim gibi saftirik, Will aslında hoş çocuk ama karakteri bilindik. Mesela Jacinda’yla ilk konuştukları zaman ona kendisinden uzak durmasını tembihlerken diğer yandan kızın peşinden bir türlü ayrılmıyor. Bu karakterlerden artık sıkıldığım için (ben artık onlara Edwardgiller diyorum) Will’i tüm o sempatikliğine rağmen sevemedim =( Jacinda’nın kızkardeşi Tamra da pek ilgi çekici bir karakter değil. Hep kız kardeşinin gölgesinde yaşamış olmanın bir ezikliği var üzerinde. Kardeşini deliler gibi kıskanıyor ve bu nedenle çok acımasız davranabiliyor. Kitabın belki de en umut veren karakteri Drakilerin bir nevi Prensi olan Cassian. İstediği her şeyi elde edebilen bir erkekten en çok istediği şeyi alırsanız ne olur? Cassian, ileride Jacinda ile evleneceğine inanıyor. Sonra bir gün bir bakıyor kız gitmiş. Cassian’ın Jacinda’yı elde edebilmek için çabalamasını görmek hayli zevkli. Özellikle de Jacinda başka bir erkeğe ilgi gösterirken… Liseli "Mean Girls" tadındaki kızlar, amigolar, yakışıklı ama karaktersiz oğlanlar ve ucube diye nitelendirilen kendi halinde öğrenciler de yine klasik Amerikan lisesi tadı bırakıyor insanda.

Kısacası Sophie’nin Drakileri hayli ilginç ancak hikaye klişelerle dolu. Twilight ve Obsidiyen gibi kitapları seven gençlerin seveceğine inanıyorum. Kitapta edebi kayda değer bir şey yok ancak anlatımı akıcı ve eğlenerek okunacak türden. Okuyucunun buna dikkat ederek kitabı okumasını öneririm.

Seri 3 kitaptan oluşuyor. İkinci kitabın adı yandaki resimden de görebileceğiniz gibi Vanish. Üçüncü kitabın adı ise Hidden ve dikkat ederseniz ilk kitap ile aynı resmi kullandıklarını görürsünüz. Serinin ayrıca seri sonunda okunması gereken Breathless adında 100 sayfalık kısa hikayesi var. Yan karakterlerden birini anlatıyor.

ÇEKİLİŞ!

Bu turda başımıza üzücü bir olay geldi. Ne yazık ki yayınevi çekiliş desteğini çekti. Bu da bizi çok zor durumda bıraktı. Çekilişler turumuzun olmazsa olmazıdır. Yayıneviyle konuşma çabalarım sonuçsuz kalınca turu iptal etmeyi bile düşündük. Ancak bu kadar emek boşa gitmemeliydi. Biz de turumuza sahip çıktık ve alışveriş siteleriyle görüşme kararı aldık.

Neyse ki Scala Kitapçı bize sponsor olmaya karar verdi. Bu turda sizlere kitap hediye etmiyoruz. Çok daha fazla kişinin işine yarayabileceğine inanarak 1 kişiye Scala Kitapçı alışveriş sitesinde kullanabileceğiniz 50TL değerinde hediye çeki, 20 kişiye de indirim çeki veriyoruz. Scala Kitapçı'ya binlerce kez teşekkür ediyor ve sizi çekilişimizle baş başa bırakıyorum =P



Tek yapmanız gereken aşağıdaki Rafflecopter programından çekilişe katılmak. Çekilişe katılmadan önce Terms and Conditions'ı okumayı unutmayın. Hepinize Bol Şans!

a Rafflecopter giveaway
2-6 Nisan Tur Programı

2 Nisan thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş 
3 Nisan mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Yazar Tanıtımı
4 Nisan pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Sophie Jordan Söyleşisi
5 Nisan raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Tanıtım Videoları
6 Nisan sssuigenerisss.blogspot.com |  Kitap Yorumu  -  Bunları Biliyor musunuz?

8 Mart 2013

Mart Ayı Fantastik/Distopik Kitapların Ayı!..

Mart ayında yayınevleri kendilerini fantastik ve distopik kitaplara vermiş. Mart ayında doğmuş biri olarak bu duruma en çok sevinenlerden biri de benim =) Peki bu ay hangi fantastik/distopik kitaplar okunmak için bekliyor?

1.


Kitap: Eşleşme
Yazar: Ally Condie
Yayıncı: DeliDolu
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 352
Tür: Genç-Yetişkin, Distopya, Romantizm
Sizce "kusursuz" bir yaşam mümkün olabilir mi?
Kimi seveceğinize, nerede çalışacağınıza, hatta ne zaman öleceğinize başkalarının karar verdiği bir dünya düşünün.
Bu dünyada uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemeniz gerekmiyor çünkü tüm seçimleri sizin adınıza görevliler yapıyor. Üstelik hepsi "kusursuz" seçimler.
Tüm hastalıkların tedavi edildiği, insanların uçan trenlerle seyahat ettiği, eşleşme yoluyla "eşsiz" evliliklerin, ailelerin ve nesillerin yetiştiği böylesi mükemmel bir dünyada, Toplumun tüm üstün güçlerine ve kontrolüne rağmen mevcut sistem çatırdamak üzere…
Cassia'nın yapay bir cam fanus içerisinde yaşadıklarını idrak etmesi uzun sürmüyor. Toplumun ona sunduğu mükemmel dünyanın tüm nimetlerine sırt çevirmeye hazır. Kalbinde hissettiği aşkın gücü ve özgürlük için göstereceği cesaret onu yeterince güçlü kılmaya yetiyor. Ama Topluma başkaldırabilmek ne yazık ki mümkün değil. En azından şimdilik…

Yayın hayatına hızlı bir giriş yapan Delidolu, iddialı bir kitapla karşımıza çıkıyor. Orjinal adı Matched olan kitabın Tudem yayınlarından çıkacağını neredeyse 1 yıl önceden beri hepimiz biliyorduk. Tudem'in bir kolu olan Delidolu, Eşleşme kitabında orjinal kapak kullanarak serinin bekleyenlerini sevindirmeyi başardı. Sadece kitaplarıyla değil, okuyucusuna verdiği önemle ve Türk bloggerlara daha şimdiden verdiği destekle de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Yayınevinden çıkan diğer genç-yetişkin kitapları ise şöyle:

Candor - Pam Bachorz
Gri Gölgeler Arasında - Ruta Sepetys
Geri Gelenler - Gemma Malley
Bildirge | Direniş | Miras - Gemma Malley

En güncel Delidolu kitaplarını ilk öğrenenlerden olmak için facebook sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın ^-^
İzmir'de olmalarından dolayı sevgimi kazanan yayınevine yayın hayatında başarılar diliyorum.

2.

Kitap: Tanrı
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 408
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Akit'in kuralları Alex'i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills'de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden'ı da. Furiler, Alex'in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.
Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth'le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex'in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex'i bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.
Alex'in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon'u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor. Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor.
Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor. Melez Sözleşmeleri serisi, Melez ve Safkan'dan sonra Tanrı ile devam ediyor.

Dex'in en sevdiğim serisi olan Melez Sözleşmeleri'nin üçüncü kitabı Tanrı yavaş yavaş raflardaki yerini almaya başladı. Ancak pek çok alışveriş sitesine ya gelmedi ya da 13 Mart'ta ön satışına başlanıyor. Bu duruma en çok üzülenlerden biri de benim.  Hepsiburada'nın %30 indiriminden faydalanmak için kitabın satışının başlamasını bekliyorum. İndirim 15 Mart'ta bitiyor ve artık indirim bittikten sonra satışına başlamalarından korkar oldum.

Tanrı için serinin en iyi kitabı diyorlar. Meraktan çatlamak üzereyim! Kitap elime geçtiği gün hunharca okunacak :D Vize haftasına denk gelse bile okurum :D Bu seriyi çoooooooooook seviyorum ♥ 

3.



Kitap: Ejder Ateşi
Yazar: Sophie Jordan
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 320
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Gizli bir gerçek ezeli düşmanlar lanetli bir aşk.
Jacinda bir drakidir... Ejderha soyundan gelen ve en büyük savunma gücü insana dönüşmek olan bir ırka mensuptur. Küçük yaştan itibaren özel yeteneğiyle göze çarptığını ve her hareketinin izlendiğini bilse de, özgürlük onun için her şeyden önemlidir. Halkının en kutsal kuralını çiğneyince hayatı tehlikeye girer ama Will isimli yakışıklı bir yabancı sayesinde kurtulur...
Fakat bu yabancı onun türünden olanları avlamaktadır.
Ailesiyle insanların arasına kaçan Jacinda çevresine uyum sağlamaya çalışır. Tek tutunabileceği dal, içindeki drakiyi canlandıran Will'dir. Karşı konulamaz bir şekilde ona kapılsa da Jacinda, onun avcı olduğunu bilmektedir. Ondan uzak durması gerekmektedir ama içindeki draki yavaş yavaş öldüğü için en tehlikeli düşmanıyla yakınlaşmayı bile göze almıştır. Efsanevi güçler ve nefes kesici bir romantizm, tüm beklentileri aşan ve sevgisi kadim bir uçuruma köprü ören bir kızın öyküsünde can buluyor.

Dualarım kabul oluyor! Yayınevleri anlaşmış sanki o_O Hepsi doğum günümde en çok merak ettiğim kitapları çıkartıyor. Yine 13 Mart'ta ön siparişle alabileceğimiz kitaplardan olan Ejder Ateşi, aşk romanları ile ülkemizde de büyük beğeni toplayan yazar Sophie Jordan'ın ilk fantastik kitabı. Draki Serisi'nin ilk kitabı olan Ejder Ateşi yine uzun zamandır yayın haklarının alındığı bilinen ve sabırla beklenen kitaplardan biriydi.

Yayınevinin önümüzdeki günlerde çıkarmayı planladığı ve çıkması uzun zamandır beklenen bir diğer fantastik kitap ise Silüet. Kitabın ön sipariş tarihi yine 13 Mart =)

4.



Kitap: Yıldız Geçidi
Yazar: Josephine Angelini
Yayıncı: Altın Kitap
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 456
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Yıldızlara yazılmış bir aşk...
Antik Yunanda başlayan bir kan davası...
Tanrıların bile yok edemeyeceği bir lanet...
Helen Hamilton on altı yaşına dek farklı biri olduğunu herkesten gizlemişti. Gözlerden ırak küçük Nantucket Adasında bunu başarmak kolay bir iş değildi ve gün geçtikçe de zorlaşıyordu. Geceleri, çölde umutsuzca dolaştığını gördüğü kâbuslardan susuzluktan yanarak uyandığında, çarşafları kum ve tozla kirlenmiş buluyor, üç yaşlı kadının kanlı gözyaşları döktüğü halüsinasyonlar ise hiçbir yerde peşini bırakmıyordu.
Yolları ilk kez Lucas Delosla kesiştiğinde, ne kaderin tüm tarih boyunca ısrarla tekrar ettiği büyük bir trajedide başrolü oynayacaklarından haberi vardı ne de bazı mitlerin sadece efsaneden ibaret olmadıklarından. Bundan sonra ne yapması gerektiğini ve kendisini Lucasla bir araya getiren kaderi yıkmaya çalışan yarı tanrısal güçlerle nasıl baş edeceğini çok iyi biliyordu. Çünkü o tanrıların soyundandı ve bu dünyada yalnız değildi.

Altın Kitap okurlarını şaşırttı ve hiç beklemediğimiz bir anda Starcrossed serisinin ilk kitabını çıkarttı. Ön satışı 14 Mart'ta başlayacak olan kitap, mitolojiyi seven genç okuyucuların ilgisini çekeceğe benziyor.

Kitabın kapağı hakkında konuşmadan da edemeyeceğim. Orjinal kapağı biraz değiştirerek kullanan yayınevi keşke biraz daha özenseymiş. Orjinal kapağa bayılan birisi olarak maalesef bu halini pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim =(

5.


Kitap: Duman ve Kemiğin Kızı
Yazar: Laini Taylor
Yayıncı: Artemis
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 444
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm
Goodreads

Bir zamanlar, şeytanın ininde
yerde tüylerle oynayan
küçük ve masum bir kızdı.
O, artık masum değil…



Veee işte en çok merak ettiğim kitap! Yurtdışında büyük beğeni toplayan Daughter of Smoke & Bone, en sonunda Türk okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabın Mart ayında çıkacağı kesin ancak tam tarih veremiyorum. Kitabın turu ise tabii ki Kitap Oburları'nda olacak =) Heyecanla kitabın çıkmasını bekliyoruz *-*

Artemis'den çıkacak bir diğer fantastik kitap ise Gölgelerin Yolu. Kitabın Mart sonu gibi çıkması bekleniyor.

2 Mart 2013

Kitaplar... Kapaklar...

Dün Hazal'ın doğum günüydü. Biz de buluşup tüm günü bir alışveriş merkezinde gezerek ve yiyip içerek geçirdik =D Hatta en son Özsüt'de oturup saatlerce çene çaldık. Gülüşmelerimizi ve garip hareketlerimizi gören insanlar da bize dik dik baktı doğal olarak XD Tabii Özsüt deyince akla birbirinden nefis pastalar geliyor. Pastalarımız geldiğinde bir mum rica ettik, onlar da kırmadılar bizi =) Oburların facebook sayfasını beğenenler Hazal'ın pastasıyla fotosunu görmüştür.


Büyük bir alışveriş merkezine gidiyorsanız, bir kitap kurdu olarak bakmadan çıkmayacağınız yer kesinlikle kitapçılardır. Biz de D&R'a gitmeyi ihmal etmedik. D&R'ın altını üstüne getirip yayınevlerini ve kitapları eleştirirken Arunas Yayıncılıktan çıkan Yürüyen Ölüler kitabının hem ciltli hem ciltsiz versiyonları gözümüze takıldı.

Yurtdışında örneklerine sıkça rastladığımız ama Türkiye'de pek göremediğimiz cilti kitaplara pek çoğumuz hasetle bakarız. "Ahhh şu kitabın ciltlisi çıksa alırdım" dediğimiz kitaplar kesinlikle vardır. Ancak yayınevleri maliyeti daha yüksek olacağı için ciltli kitapların çok fazla satmayacağını düşünür ve böyle bir işe kalkışmaz. Normal bir okuyucu için ciltli kitap pek önemli değildir. Fiyatına göre pek çok okur ciltsiz kitaba yönelecektir. Ya koleksiyoncular? Bir kitap koleksiyoncusu olarak çok beğendiğim kitapların ciltlisini almayı tercih ederim. Özellikle yayınevleri popüler kitaplarını iki şekilde de basıp iki tür okuyucuyu da düşünse daha hoş olmaz mıydı?

Yürüyen Ölüler sanıyorum buna en güzel örnek. Arunas, İthaki, Artemis gibi yayınevleri daha önce bazı kitaplarını iki şekilde de basarak gözüme girmeyi başarmıştı. Ancak pek çok yayınevi ciltlisi bile kapış kapış gidecek bazı kitapları için bu uygulamadan kaçınmaya devam ediyor. Örneğin Dex'i ele alalım. The Selection (Türkiye'deki adıyla Beni Seç) daha çıkmadan büyük ilgi toplamış, çıktığı hafta ilk basımı tükenmişti. Hal böyleyken dün Yürüyen Ölüler kitabını görünce "Neden Dex, Beni Seç'i ciltli de basmadı?" sorusu aklımıza takıldı. Sonuçta Doğan Egmont çocuklar için yayınladığı kitapların neredeyse hepsini ciltli olarak basıyor ve o kitapları gören herkesin çocuk olası geliyor. Yoksa çocuk kitaplarına yetişkinlerinkinden daha çok mu özeniliyor?



Türkiye'de çok fazla koleksiyoncu olmayabilir ancak bunu dikkate alarak yayınevleri az sayıda özel basım ciltli kitaplar da çıkartabilir diye düşünüyorum. Aynı şekilde Pegasus özellikle de filmi yayınlandıktan sonra Açlık Oyunları serisinin reklamlarını neredeyse her gün yapar oldu. Özellikle de filmden sonra kitabı almayan kalmamıştır sanıyorum. Pegasus bu durumu kullanarak film çıktığında serinin ciltli versiyonunu da basabilirdi. Yurtdışında o kadar güzel kapaklarla çıkartıldı ki bizde neden bu kadar üstünde durulmadı da sadece her gün aynı afişle reklam yapıldı anlamış değilim. 


Bazen ise yayınevleri kitapları sadece ciltli çıkartabiliyor. Bunun en büyük örneklerini Fısıltı ve Cehennem Makineleri serilerinde gördük. Tabii bu sefer de koleksiyon yapmak istemeyen okuyucular sorun yaşadı. Final kitabının 29 liradan satıldığını hepimiz biliyoruz. Bazıları kitabın pahalılığından yakındı doğal olarak. Önceden de dediğim gibi yayınevlerinin korkulu rüyası "kitabın satmaması" durumu böyle zamanlarda kendini daha çok gösteriyor. Ben Fısıltı serisini 2 sene önce bir alışveriş sitesinden 3lü set olarak aldığımda kitaplar ciltli olmasına rağmen gerçekten çok uygun fiyata satılıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kitapların tanesi 16 lira gibi bir şeydi. Koleksiyon yapmaya yeni yeni başlamış biri olarak kitaplığımda ciltli bir setin olması benim için harika bir şeydi. Bu nedenle hiç düşünmeden kitapları almıştım. Tabii serinin beklentilerimi karşılamaması benim için büyük hayal kırıklığı olsa da kitaplığımda ciltli kitaplar görmek beni hala mutlu ediyor ve sırf bu nedenle serinin son kitabını da aldım =D


Bu arada kitapların üstündeki kolyeyi dün Hazal'la gezerken Koton'dan 7 liraya aldım. Dün Hazal'ın doğum günüydü ama ben hep kendimi şımarttım nedense... =P

Son olarak da daha önce ciltli kitap basmayan çok sevilen bir yayınevinin büyük reklamlarla çıkartmayı planladığı ve yine şimdiden çok merak edilen bir kitabını ciltli olarak basmayı düşündüğünden bahsedeyim. Ne yazık ki yayınevinin ve kitabın ismini veremiyorum. Ancak kitabın ciltli olarak çıkması kuvvetle muhtemel ve satış fiyatı 25 lira olarak düşünülüyor. Kitabın ciltli olarak çıkacağını duyduğuma sevinmiş olsam da her bütçeye hitap edebilmek adına ciltsiz versiyonunu da basmalarını temenni ediyorum. Benim hangisini alacağımı merak edenlere "tabii ki CİLTLİ olanını" derim =)