26 Ekim 2016

[Blog Tur] Kazananın Laneti - Marie Rutkoski | Tanıtım Videosu

Ya aşkı kazanmak onurunu kaybetmek anlamına geliyorsa?



Kitap: Kazananın Laneti
Yazar: Marie Rutkoski
Yayıncı: Pegasus Yayınları
Yayın Tarihi: 14 Ekim 2016
Sayfa Sayısı: 368
Seri Adı: Kazanan Üçlemesi #1
Tür: Genç Yetişkin, High Fantasy, Romantizm
Goodreads | D&R

Puanım:


İstediğin şeyi kazanmak, sevdiğin her şeye mal olabilir.

On yedi yaşındaki Kestrel, bir generalin kızı olarak savurgan ve ayrıcalıklı hayatının tadını çıkarmaktadır. Arin'in ise sırtındaki giysilerinden başka bir şeyi yoktur.

Kestrel, Arin'i kendisine bağlayan fevri bir karar alır ve bununla savaşmaya çalışsalar da birbirlerine âşık olmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Ancak genç âşıkların dünyasında, isyan, düellolar, ahlaksız söylentiler, kirli sırlar ve her şeyin tehlikede olduğu oyunlar hüküm sürmektedir. Birlikte olabilmek için halklarına; ülkelerine sadık kalmak için ise birbirlerine ihanet etmelidirler.

Valorian İmparatorluğu 10 yıl önce Herran topraklarını ele geçirmiş ve halkı kölesi yapmıştır. 17 yaşındaki Kestrel, Valorian ordusunun efsanevi generalinin tek kızıdır. Yasalara göre 20 yaşına geldiğinde ya evlenecek ya da orduya katılacaktır. Savaşmakta iyi olmasa da Kestrel başarılı bir strateji uzmanıdır. Babasının orduya katılması için yaptığı ısrarlara rağmen Kestrel'in tek dileği sadece piyanosunu çalmaktır. Bir gün genç bir Herrani kölenin açık arttırmasına şahit olur. Yakışıklı ve isyankar görünüşlü kölenin aynı zamanda şarkı da söyleyebildiğini öğrenince kendini çok yüksek bir fiyat teklif ederken bulur. Kestrel, Arin'i satın alır fakat beraberinde beklenmedik sonuçlar getireceğinden habersizdir. Arin'in sakladığı büyük bir sır vardır. Zamanla nefret ettiği generalin kızına kendini kaptırır. Kestrel de cemiyette çıkabilecek dedikodulara rağmen Arin'i yanından ayırmamakta ve onu dostu olarak görmektedir. Ancak Kestrel, bir dost için ödediği bedelin hayal edebileceğinden çok daha fazlası olduğunu çabucak öğrenir.


Kazananın Laneti, içinde savaş stratejilerinin ve yoğun bir aşkın işlendiği, ihanetin ve entrikaların bol olduğu bir gençlik romansı. Sanırım en sevdiğim kitaplar listesinin en başlarında bulunuyor. Bunun sebeplerini anlatmadan önce kitabı bu ay tur için yeniden okuduğumu ve aradan 2 yıl geçtiği için biraz unutmaya başladığımdan mıdır bilinmez ama aynı heyecanı okurken yeniden yaşadığımı söylemeliyim.

Parlak ışıklı yerlerdeki insanlar karanlığın içini göremezlerdi. 
Sayfa 61

Kitapta öyle güzel bir aşk var ki. Genelde gençlik kitaplarında gördüğümüz ilk görüşte aşklar gibi değil; daha gerçekçi, yavaş yavaş yeşeren yasak bir aşk bu. Bir yanda dedikoduların bol olduğu cemiyette her adımına dikkat etmesi gereken ama buna rağmen kölelerine iyi davranıp fikirlerine değer veren generalin kızı Kestrel; diğer yanda ise halkını köleleştiren, ailesini öldüren Valorian halkından nefret eden asi köle Arin. Birbirinden nefret etmesi gereken iki insan arasında başlayan çekim, bunun getirdiği kafa karışıklığı, utanç, kabullenememe ve kendinden nefret etme durumu, kabulleniş ve aşk... Tam kabullenmişken yaşanan olaylar ve yeniden birbirine güvenini kaybeden iki aşık. Tüm bu aşamalar iki karakterde de öyle güzel işlenmiş ki.

"Niye onunla evlenemiyorsun?"
"Senin yüzünden." 
Sayfa 215

Arin ve Kestrel çok zeki karakterler. Yapacakları her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp en doğru kararları alıyorlar, ta ki birbirlerine aşık olana kadar. İşte o zaman duygular kararları etkilemeye başlıyor. Ya birbirlerini koruyacak ya da halkları için doğru olanı yapacaklar ama seçimler iki taraftan birine ihanet anlamına gelirken karar vermek gittikçe zorlaşıyor. Yazar aşk ve onur arasındaki seçimi, savaşın zorluklarını ve seçimlerin getirdiği sonuçları zekice bir kurguyla işliyor. Kitaptaki her bir karakterin ayrı bir hikayesi var. Jess'in dürüst ve naif halleri, Ronan'ın Kestrel'e olan bağlılığı ve onurlu duruşu, Düzenbaz'ın kıskançlığı, Irex'in kibri ve nefreti, Enai'nin bilgeliği öyle güzel aktarılmış ki karakterleri benimsemekte güçlük çekmiyorsunuz.

"Mutluluk özgür olmaya bağlıdır, özgürlük de cesur olmaya." 
General Trajan | Sayfa 201

Kazananın Laneti çok abartılı olmamakla birlikte biraz şiirsel bir anlatıma sahip. Kitabın duygusallığı ile birleştiğinde anlatım öyle uygun geliyor ki okurken sizi kesinlikle rahatsız etmeyecektir. Kitabın ilk yarısında karakterleri, Kestrel'in içinde olduğu cemiyeti, Valorian ve Herran ırklarını tanıtan, Kestrel'in zekasına ve Arin'le Kestrel arasında büyüyen ilişkiye yer veren yazar ikinci yarıda aksiyon ve akıl oyunları ile ihaneti kitaba harmanlayarak harika bir iş çıkarmış. Özellikle ikilinin aşklarına rağmen birbirlerine güvenemeyişini, düşman olmalarına rağmen birbirlerini koruma çabalarını okurken etkilenmeden edemedim. Ayrıca yazarın yarattığı Akrep ve Yılan oyunu da ilgi çekiciydi. Bana göre tarihi fantazya türünde yazılmış en güzel kitaplardan biri. İçinde fantastik bir şey olmadığının altını çizerek Zehir UstasıCam Şato ve Gölge ve Kemik kitaplarını sevenlerin bu kitabı zevkle okuyacağına inanıyorum.

"Yalan tanrısı seni seviyor olmalı!" 
Jess | Sayfa 66

Kitabın kapağı kadar tanıtım videosu da ilgi çekici *-*



3 Mayıs 2014

İlk Yurtdışı Kitap Alışverişim: Book Depository

Mart ayında tanıtımını yaptığım The Winner's Curse kitabına olan aşkımı hatırlarsınız. Kitaba e-book olarak başlamış olsam da ciltlisini elime alıp, kokusunu içime çeke çeke okuma isteğim yüzünden bir türlü okuyamamıştım. 50 sayfa okuduktan sonra daha fazla dayanamadım ve yurtdışındaki indirimleri takip etmeye başladım. Sadece kitabın indirime girmesi getmiyor tabii. Bazı sitelerde kitap fiyatından fazla kargo ödemeniz gerekebiliyor. Bu nedenle gözüm bedava kargo imkanı bulunan Book Depository sitesindeydi. Güzel bir indirim olsa da alsam derken geçen ay beklediğim indirim oldu ve kitabı 4 Nisan'da 14.34 dolara (31,61 TL) alma şansı buldum. 

Siparişim 9 Nisan tarihinde İngiltere'den Royal Mail ile gönderildi ve heyecanlı bekleyiş başladı. Royal Mail ile gönderilen paketler normalde 15-20 günde ülkemizde olur. Ama aynı siteden alışveriş yapan bazı arkadaşların 1 ayda kargolarının geldiğini öğrenince biraz kararsız kalmıştım. Şansıma kitabım 26 Nisan'da ben fuardayken gelmiş *-*

Sizce de çok güzel görünmüyor mu *-*
Kitabın paketlemesi kesinlikle tatmin ediciydi. Kitabın hiçbir yerinde deforme izi görmedim. Tabii şöyle bir içine bakınca neden bu kadar indirime girdiğini de anladım (normalde 18.28 dolar).

İlk gördüğümde keskin bir bıçakla düzeltme planları yapıyordum :3
Kitabın her yeri çok şık görünüyor. Sadece kullanılan kağıdın kalitesini pek beğenmedim. Türk yayınevleri daha kaliteli kağıt kullanıyor. Turlar bitsin ilk iş kaldığım yerden devam etmeyi planlıyorum *-* Ama bir süre yurtdışından kitap alışverişi yapabilir miyim ondan emin değilim :)

14 Mart 2014

Keşke Çevrilse... #4


Keşke Çevrilse köşeme yazmayalı çok olmuş. Aklıma gelmişken kapağına resmen vurulduğum ve deliler gibi merak ettiğim The Winner's Curse kitabını tanıtayım dedim *-*





Kitap: The Winner's Curse
Yazar: Marie Rutkoski
Yayıncı: Belli Değil (Yurtdışı Farrar Straus Giroux)
Yayın Tarihi:  Belli değil (Yurtdışı 4 Mart 2014)
Sayfa Sayısı: 355
Seri Adı: The Winner's Trilogy #1
Tür: Genç Yetişkin, Fantastik, Romantizm, Tarihi Kurgu
Goodreads

İstediklerini elde etmek sevdiklerine mal olabilir

Savaştan zevk alan ve fethettiği yerleri köleleştiren büyük bir imparatorluğun generalinin kızı olarak on yedi yaşındaki Kestrel'in iki seçeneği vardır: ya orduya katılacak ya da evlenecektir. Ama Kestrel’in başka planları vardır.

Bir gün, açık arttırmadaki bir köle ile arasında tanıdık bir hissin uyanmasıyla irkilir. Arin’in gözleri her şeye ve herkese meydan okuyor gibi görünmektedir. Sezgilerini takip eden Kestrel, Arin'i satın alır fakat beraberinde beklenmedik sonuçlar getireceğinden habersizdir. Arin’e karşı giderek büyüyen duygularını gizlemek zorunda kalması çok uzun sürmez.

Ancak Arin’in de bir sırrı vardır ve Kestrel, bir dost için ödediği bedelin hayal edebileceğinden çok daha fazlası olduğunu çabucak öğrenir.

Uzuuuun zamandır çıkmasını beklediğim kitaplardandı. Çıkmasına 1 ay kala takip ettiğim bloggerlara accaip güzel kutusu ve ayracıyla gönderilen ARCları görünce dibim düştü resmen o.O Merak edenlere şöööyle göstereyim:

Winner aynı tarihte çıkan Half Bad'den daha fazla ilgi görüyor gibi o.O (Half Bad daha yayımlanmadan 46 ülkeye hakları satılan popüler bir kitap.) Takip ettiğim blogger ve yazarların yorumları da çok çok iyi *-* Kaç haftadır internetten ciltlisinin fiyatına bakıp duruyorum zaten. Birazcık indirime girse alırım kesin. Offf çok güzel kapağı T_T

Türkiye'de hangi yayınevi telif haklarını alır bilmiyorum ama birilerinin dikkatini çektiğine eminim. Tek umudum biz okurları çok bekletmemeleri :/ Zaten ben daha fazla dayanamadım ve yavaştan başladım. Bir kaç haftaya blogumda yorumunu okuyabilirsiniz ^-^

Bu da tanıtım videosu:




Not: Çeviride hatalar olabilir.