29 Aralık 2014

[Blog Tur] Karanlık Zihinler - Alexandra Bracken | Alıntılar

EN PARLAK ZİHİNLER EN KARANLIK OLANLARDIR

Kitap: Karanlık Zihinler
Yazar: Alexandra Bracken
Yayıncı: Parodi Yayınları
Çeviri: Handan Sağlanmak Arlı
Yayın Tarihi: Aralık 2014 
Sayfa Sayısı: 572
Serinin Adı: The Darkest Minds
Tür: Distopya, Macera, Romantizm

Puanım:
 

Adım Ruby.
Hepinizden farklıyım.
Aklınızın derinliklerinde gezinebilir, anılarınızı hiç yaşamamışsınız gibi silebilirim.
Henüz on yaşındayken Thurmond'daki bu rehabilitasyon kampına gönderildim.
Hem de kendi ailem tarafından...
Burada her adımımız izleniyor, nefes alış verişlerimiz bile.
Yalnız değilim.
Maviler... Yeşiller... Turuncular...
Sarılar ve Kırmızılar...
Karanlık Zihinler...
Ve yaşamak için saklanmak zorunda kalanlar.
Ve kaçanlar...


Amerika'daki çocukların %98'ini öldüren salgında Ruby hayatta kalmayı başarır. Hayatta kalan çocuklar IAAN adı verilen bir hastalığa yakalanırlar ve bu hastalık onlara çok büyük güçler kazandırır. Hükümet bu güçlerin sebebini bulamadığı için her bir gücü bir renkle isimlendirir. Yeşil: Süper Zeka, Mavi: Telekinezi, Sarı: Elektrik Kontrolü, Kırmızı: Ateş Kontrolü ve Turuncu: Zihin Kontrolü.

Yetişkinlerin çocuklardan korktuğu hatta nefret ettiği bu dönemde hükümet, çocukları iyileştirme vaadiyle rehabilitasyon kamplarına hapseder. Bu kamplarda çocuklar güçlerine göre sınıflandırılıp kötü koşullarda yaşamak zorunda bırakılır. Kampa giden ilk çocuklar üzerinde acımasızca deneyler yapılır ama başarı sağlanamaz. Bunun üzerine en güçlü olanlar ortadan kaldırılır, diğerleri ise kampa kapatılıp asla çıkartılmaz. Ruby de onlardan biridir. PÖK askerleri tarafından yakalanıp Thurmond kampına getirilen Ruby, bir şekilde doktorunu kandırmayı başarır ve Turuncu olmasına rağmen Yeşil olanların yanına geçer. Kimseye ne olduğunu göstermez, fark edilmemek için elinden geleni yapar.

Altıncı senesinde Ruby, artık buradan çıkamayacağına kesin gözüyle bakmaktadır ama bir anda işler değişir. Başına gelen bazı olaylar sonucunda kendini Liam, Zu ve Chubs'ın minivanının içinde buluverir. Önceleri başlarına bela olmamak adına onlardan ayrılmayı düşünse de zamanla bu üç çocuğa değer vermeye başlar ve onları korumaya karar verir; hem PÖK askerlerinden, hem takipçilerden hem de kendinden. Bunun için gerekirse rengini saklamaktan çekinmeyecektir.

"Hayal kurmak sonunda hayal kırıklığına; hayal kırıklığı da öyle kolayca atlatılamayan sıkıntılı bunalımlara yol açardı. Siyaha yem olmaktansa grinin sınırlarında kalmak daha iyiydi."
Ruby

Bir distopya delisi olarak uzun zamandır çıkmasını beklediğim kitaba kavuşmanın haklı sevincini yaşıyorum *-* Muhtemelen bu kadar çok distopya türünde kitap okumuyor olsam 5lik bir kitap olurdu benim için ama ben eski ben değilmişim =P Yorumuma geçmeden önce belirteyim; bol spoilerlı olacak, bilginize =P

Kitap gayet güzel başlıyor. Bazıları başlarının sıkıcı olduğunu söyleyebilir ama ben öyle olmadığını düşünüyorum. IAAN hastalığı, yetişkinlerin ve hükümetin bu hastalığa bakışı, çocukların başına gelen trajik olaylar ve tabii ki Ruby'nin içine kapanık kamp geçmişi anlatılıyor kitabın başlarında. Daha sonra Ruby'nin kamptan ayrılışıyla macera da başlıyor. Peşlerinden gelen türlü türlü insan var ve hepsinin amacı birbirinden farklı ama ortak nokta bu çocukları kullanmak. Ruby, 6 yıl boyunca kampta kaldığı için her şeyden bihaber tabii ki. Onunla birlikte biz de 6 yıl içinde dünyada neler olduğunu öğrenme şansı buluyoruz. Ekonomi çökmüş, insanlar işsiz, küçük kasabalardan büyük şehirlere göç etmişler, çocuklardan nefret ediyor ve çocuk doğurmuyorlar, hatta kamplardan kaçan çocukları hükümete teslim etmek gibi yeni bir iş alanı bulmuş durumdalar. Ruby'nin Liam, Zu ve Chubs ile tanışması ile her türlü güç hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Kitabı okurken "Acaba ben hangi renk olmak isterdim?" diye düşüneceğinize eminim =D

Bir söylentiye göre East River denilen bir yerde çocuklar güven içinde yaşıyor ve Kaçak Çocuk diye birisi çocukları aileleriyle buluşturabiliyor. Kahramanlarımız East River'ın yolunu tutuyor. İşin aslı kitapta puan kırma nedenim tam da bu East River ve Kaçak Çocuk olayından kaynaklanıyor. Çok tahmin edilebilir olduğunu ve kitabın temposunu tamamen düşürdüğünü söylemem lazım.

Karakterlerin hepsi birbirinden sevilesiydi. Ruby kitabın başlarında biraz sessiz ve güçsüz görünse de ileride çok güçlü bir karakter olacağının sinyallerini veriyor. Zu minicik, çok şeker ama dokunsak çarpabilir çünkü kendisi bir Sarı o.O Chubs ekibin en atarlısı ve kendisi pek gücünü gösterme eğiliminde olmasa da bir Mavi =D Asosyal bir karakter ama harika bir arkadaş. Hadi itiraf edelim; kitapta hepimiz en çok onu sevmişizdir “ヽ(´▽`)ノ” Liam ise bambaşka bir olay. Çok pozitif ve eğlenceli olmasının yanı sıra yakışıklı da. Ayrıca kendisi bir Mavi. Ona aşık olmak gibi hayın planlarım var aman Ruby duymasın  Evet, bu kitapta tüm güçlüklere rağmen yeşeren bir aşk da var *-*

Tam da ne puan vereceğime karar veremediğim bir anda şaşırtıcı ve bir o kadar acımasız bir sonla yazar beni kendine hayran bırakmayı başardı *-* Never Fade hemen çıksa da okusam modundayım şu an. Hatta iyice delirdim tumblr'da spoiler yiyip duruyorum devam kitaplarından T_T Yazık günah bize Parodi, çok bekletme litfeeen :3

Serinin devam kitaplarının adları Never Fade ve In The Afterlight. Üç kitabın ismini yan yana yazdığınızda bir cümle elde ediyorsunuz (Çok yaratıcısın Alexandra ←~∋(。Ψ▼ー▼)∈ ) Ayrıca In Time ve Sparks Rise adlarında iki novella da yazmış yazarımız. Parodi bu novellaları basar mı bilmem ama ben ileride kesin okuyacağım *-*


Alıntılar


"Yarın daha iyi hatalar yapmaya çalışacağız."
Liam Stewart | Sayfa 132


"Onlarla kaldığım her saniye, aslında gerçek canavarların takipçiler ya da PÖK olmadığını anlamaya biraz daha yaklaşıyorlardı. Hayır. Esas canavar arka koltuklarında oturuyordu."
Ruby | Sayfa 181


"En karanlık zihinler, en beklenmedik yüzlerin arkasında gizlenme eğilimindedirler."
Chubs | Sayfa 534


"Binlerce Düşmanı olan Prens, seni yakaladıkları yerde öldürecekler. Ama önce seni yakalamaları gerek; yani kazıcı, dinleyici, koşucu, süratli Prensi. Kurnaz ve hilekâr ol. Ol ki halkın asla yok edilemesin."
Watership Down - Richard Adams (Alıntı) | Sayfa 220


"Ruby, bana birlikte olmamamız için sadece tek bir sebep göster ve ben de sana neden beraber olmamız gerektiğini gösteren yüzlercesini söyleyeyim."
Liam | Sayfa 514


"Asla, asla, asla. Ben seni asla unutmayacağım."
Liam | Sayfa 515


"Ben bir canavarım, biliyorsun. Tehlikeli olanlardanım.
Hayır, değilsin. Sen bizdensin."
Ruby & Liam | Sayfa 516


"Biliyor musun... beni o kadar mutlu ediyorsun ki bazen nefes almayı unutuyorum. Sana bakıyorum ve kalbim öyle sıkışıyor ki... ve sanki aklımı zapt eden tek düşünce uzanıp seni öpmek."
Liam | Sayfa 513


"Bunun kulağa oldukça klişe geleceğini biliyorum ama... başımıza açılan onca beladan çıkan güzel bir sonuç varsa o da seninle tanışmış olmamdı. Hepsini yeniden yaşayabilirim... Sonunda seninle tanışacaksam eğer, hepsini yeniden yaşamayı göze alırdım."
Ruby | Sayfa 564


"...açıkçası bana göre, sen ve ben… Biz kaçınılmazdık. Diyelim ki o korkunç kamplarda tutsak edilmemiştik… Dur, sadece bir dakika dinle. Sana muhteşem hikâyemizi anlatacağım."
Liam | Sayfa 565

28 - 31 Aralık Tur Programı

28 Aralık   fanboyungunluguu.blogspot.com  |  Kitap Yorumu
28 Aralık   sssuigenerisss.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma
29 Aralık   thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Alıntılar
29 Aralık   mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Bunları Biliyor musunuz?
30 Aralık   kutsalyorumcu.blogspot.com |  Kitap Yorumu
30 Aralık   raflarinarasindan.blogspot.com |  Kitap Yorumu - Tanıtım Videoları
31 Aralık   pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Yazar Tanıtımı

6 Kasım 2013

[Blog Tur] Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı - Melda Uytun | Alıntılar

"Hayallerimiz için çabalamayı bıraktığımızda kendimizi iyileştirme şansını da kaybettik."

Kitap: Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı
Yazar: Melda Uytun
Yayıncı: Potkal Kitap
Yayın Tarihi: Eylül 2013 
Sayfa Sayısı: 144
Tür: Fantastik

Puanım:



Hayallerinizle kurduğunuz bir dünyada tek başına yaşamak ile hepimizin birlikte kurduğu bir hayalle şekillenmiş dünyada yaşamak arasında sıkışıp kalsaydık ne olurdu? İnsan hayalinde yalnızlığı değil "hayal" arkadaşını arar. Bir ortak düşe onları da çağırır, çağırmak ister. İşte bunun için hep birlikte bir sinema salonunda korkudan titrer, sevinçten güler, ıstıraptan ağlarız. İşte bunun için bir tiyatro sahnesinde oyuncunun bir tek repliği bizi günlerce güldürür. İşte bunun için kitaplar okur ve o kitapları yazarız. Ortak bir hayale çağrı için...

Ireth, hayali kitap yazmak olan ama üniversite yıllarında bir hocası yüzünden hevesi kırıldığı için hayalinden vazgeçen binlerce hayalciden biridir. Yıllar sonra hocasına gösterdiği hikayeyi bilgisayarında tesadüfen görür ve eski Ireth'in nasıl birisi olduğunu hatırlamaya çalışır. O azimli ve hayaline sıkı sıkıya tutunmuş kız, şimdi hayatta hiçbir amacı olmayan, sadece ona dayatılan bir dünyayı yaşamak zorunda bırakılan bir kıza dönüşmüştür. Bu durum Ireth'in elinde kalan son şeyin de bir anda yok olmasıyla çekilmez bir hal alır: Ireth artık hayal göremiyor ve uyuyamıyordur. Uykusuz ve hayalsiz geçen 5 günün sonunda kendisini bambaşka bir yerde kendi gibi hayallerini gerçekleştirememiş binlerce kişiyle birlikte bulur. Kuzgunların, büyücülerin, ejderhanın ve hatta Anka kuşunun yaşadığı bir dünyada hayalleri kurtarmanın zamanı gelmiştir. Bu savaşta en büyük rolü ise onun gibi hayalciler alacaktır.

Bu tur aslında Oburların itiraf köşesine döndü. Ben de söyleyip görevimi yerine getireyim. Evet beklentimin kat be kat üstünde bir kitaptı. Özgün kurgusu ve akıcı anlatımı ile zaten 144 sayfacık olan kitabı resmen yaladım yuttum. Tabii ben böyle dediğimde aklınıza çerez bir kitap gelmesin. Kesinlikle öyle değil. Yazarın edebi bir anlatımı da var. Aşağıdaki alıntıları okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Şimdi kitapta ne bir karakterden ne de olaylardan bahsedebilirim. Kısacık zaten. Bir başlasam kendimi tutamam ve sonuna kadar anlatırım diye korkuyorum. Ama genel olarak yazarımız belki de çoğumuzun hayatını anlatmış bu kitapta. Hayaller kuran ama büyüdüğünde çoğunu gerçekleştirme şansı bulamayıp, sınavlarla ve belki aile zoruyla sevmediği meslekler edinip hayatı boyunca nefret ettiği bir işte çalışan insanları kaleme almış ve onlara hayallerini kurtarmaları için bir şans vermiş. Bu kitapta ben de kendimden bir parçayı buldum ne yalan söyleyeyim. İstediğim ama yapamadığım ve yapamayacağım, pişman olduğum çok şey var.

Kitapta 1 puan kırmamın nedenine gelecek olursam: Yazarın ilk kitabı ve tabii ki eksikleri var. En sinir olduğum şey de niye bu kitap bu kadar kısa Melda! Biraz daha açıklanabilirmiş bazı şeyler, ya da daha çok hayalciyle tanışsaydık keşke. İleride daha uzuun upuzun bir kitap yazıp inciğini cinciğini anlatman dileğiyle. Kitabın kısa ve ayrıntının az olması dışında kurgusunu çok beğendim. Herkese öneririm ^-^

Kitabı merak edenler için Potkal Kitap (Yitik Ülke Yayınları) ve Melda Uytun'un desteğiyle yaptığımız çekiliş Perşembe gecesine kadar devam ediyor. 3 kişi bu güzel kitabı yazardan İMZALI olarak kazanma şansı bulacak! Kaçırmayın derim ;) Rafların Arasından blogundaki çekilişe katılmak için tık!

Alıntılar

İnsanlar. Hayal güçleri daha çok küçükken törpülenmiş ya da tamamen yok edilmiş insanlar nasıl olup da huzurla yaşayabiliyordu, bunu anlamak güçtü.
Sayfa 8


Huzurluydu ama bir yerlerde bir boşluk vardı. O boşluğun varlığını yanaklarından süzülen sıcak yaşlar sayesinde anlayabiliyordu. Belki mutluluktu tek başına yaşanabilen; o da çok uzun sürmezdi hiçbir zaman. Huzuru tam anlamıyla hissetmesi için, dünyaya onun gibi bakabilen birilerinin yanında olmasına ihtiyacı vardı. Bunu anladığından beri daha değişik bir yerden bakıyordu her şeye. Yapabildiği tek bir şey vardı, çaresiz kaldığında ne yapıyorsa o: Hayal etmek.
Sayfa 19


"Bu mümkün olabilir. Hayal ettiğim insanlar bir şekilde gerçeğe dönüşebilir ve sonra günün birinde onlarla tanışıp daha güzel bir hayata başlayabilirim. Kim bilir, belki bana cesaret ve umut verirler de yazar olmakla ilgili hayalleri tekrar kurabilirim."
Ireth | Sayfa 22


Zaman makinesinin icat edilmesine gerek yoktu, insanlar bir şarkı süresi boyunca geçmişin herhangi bir anında yaşayabilirdi.
Sayfa 25


Tam karşısındaki büyük pencerenin diğer tarafına bir kuş tünemişti, simsiyah gözleriyle Ireth’i izliyordu. Koyu renkli, kargaya benzeyen bir kuştu ve bunlardan daha önemlisi, pek insan canlısı gibi durmuyordu. Kuş hiç kıpırdamadı, sanki çok önemli bir iş üzerindeymiş gibi Ireth’i izlemeye devam etti.
Sayfa 37


"Asıl büyük problem ne biliyor musun? Hayallerimiz için çabalamayı bıraktığımızda kendimizi iyileştirme şansını da kaybettik."
Estelwen | Sayfa 50


"Ne tür bir çılgınlık olursa olsun, burası keşfedilmeye değer bir yer."
Lona | Sayfa 57


"Dünyayı kurtarabilirdiniz, evet; eğer hayatlarınızın getirdiği zorluklara boyun eğip inancınızı yitirmeye başlamasaydınız."
Büyücü| Sayfa 66


Yaşadığı süre içinde onu en çok zenginleştiren dönemin çocukluğu olduğunu fark etti sonra; her söylenene, her masala, her gördüğüne inandığı ve gerçeklerle hiçbir işi olmadığı o güzel günler.
Sayfa 73


Yüzüklerin Efendisi temalı espri Ireth’in hoşuna gitmişti, karşılık vermeden edemedi. “Nazgul efendisini geberten Eowyn olmayı tercih ederim.”
Sayfa 87


"Bundan doğru bir yer ve zaman olabilir mi? Hayallerinin saklandığı yerdesin ve onlar için savaşıyorsun. Bence eğer başlayacaksan şimdi başlamalısın."
Kuzgun | Sayfa 105


“Geri döneceğiz, hem de zafer kazanmış bir şekilde. Ve gittiğimizde çekeceğim ilk filmde bu şarkıyı kullanacağım.”
Daeron | Sayfa 121


1 - 7 Kasım Tur Programı

1 Kasım raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş
Kasım pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma
Kasım mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Bunları Biliyor musunuz?
Kasım sohbetedecekkimseyok.blogspot.com  |  Yazarla Söyleşi
Kasım sssuigenerisss.blogspot.com  |  Kitap Yorumu  -  Yazar Tanıtımı
Kasım thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Alıntılar Kasım segesegese.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Kim Ne Demiş?

15 Haziran 2013

Eğer Yaşarsam - Gayle Forman


Seçim yapmak zorunda kalsaydınız, siz ne yapardınız?

Kitap: Eğer Yaşarsam
Orjinal Adı: If I Stay
Yazar: Gayle Forman
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Haziran 2013
Sayfa Sayısı: 254
Tür: Genç Yetişkin, Romantizm, Dram
Goodreads | Okuoku D&R

Puanım:
 


Sıradan bir günde...

On yedi yaşındaki Mia, bir genç kızın isteyebileceği her şeye sahiptir: sevgi dolu bir aile, ona âşık bir erkek arkadaş, müzik ve olasılıklarla dolu parlak bir gelecek...

...bir saniyede her şey değişir...

Bir sabah ailesiyle yolculuğa çıkan Mia'nın hayatı bir anda altüst olur. Kendini, kaza geçirdikleri arabanın enkazından yaralı bedeninin çıkarılışını izlerken bulan genç kız, parçaları yavaş yavaş birleştirince neler kaybettiğinin ve geride bıraktıklarının farkına varacaktır. Hayat ve ölüm, mutlu bir geçmiş ve bilinmezliklerle dolu bir gelecek arasındaki ince çizgide yürüyen Mia, bir günde hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalacaktır.

Eğer Yaşarsam, aşkın gücünün, ailenin gerçek anlamının ve yaptığımız seçimlerin dokunaklı hikâyesi…

İnsan sahip olduklarının değerini kaybettiği zaman anlarmış. Ne kadar doğru. Hep daha fazlasını isterken elimizde neler olduğunu göremeyiz bir türlü. En ufak sorunları bile dert eder, halimize şükretmek yerine ne kadar az şeyimizin olduğundan yakınırız. Ta ki onları kaybedene kadar...

Mia, harika bir hayata sahip. Harika bir müzik yeteneğine, ebeveynden çok iki dost gibi olan anne ve babaya, çok şeker bir erkek kardeşe, herkesin sahip olmayı isteyeceği en iyi arkadaşa ve aşkı ona öğreten yakışıklı bir erkeğe. Bir sabah kar tatilinden fırsat bulup dışarı çıkmaya karar verdiklerinde Mia, sahip olduğu ve en çok ihtiyaç duyduğu şeyi kaybedeceğini asla tahmin edemezdi: Ailesini.

Nasıl olduğunu ya da neden olduğunu bilmiyordu. Tek bildiği  arabalarının enkaza döndüğü ve etrafında anne ve babasının cansız bedenlerinin yattığıydı. Kendisi nasıl bu kadar sapa sağlam durabiliyordu? Kardeşini aradığı sırada başka bir bedeni fark etti: Kendi bedenini. Mia ölmüş müydü? Ruhu bedeninden mi çıkmıştı? Böyle bir şey nasıl olabilirdi? Hayatının son anlarını yaşayan bir insanın aslında etrafında neler olup bittiğini görebildiğini, sizleri duyabildiğini düşünün. Mia'nın hikayesi de böyle. Ailesini kaybetmiş ve bedeni ölüm kalım savaşı verirken o, her şeyi bir köşeden izliyor. Bir yanda kaybettiği ailesini, diğer yanda ise ardında kalan akrabalarını, en iyi arkadaşı Kim'i ve sevgilisi Adam'ı izlerken ve geçmişini düşünürken Mia, bir seçim yapmak zorunda olduğunu fark ediyor. Ailesinin yanına gitmek ya da yaşamak. Ölmek en kolayı, zor olan hayatta kalmak. Mia, pes etmeye en yakın olduğu zamanlarda onu bırakmayan insanları gördüğünde aklında tek bir soru dolanıyor: Eğer yaşarsam?

Eğer Yaşarsam, sevginin gücünü ve ailenin önemini bizlere yeniden hatırlatan ve sahip olduklarımızın değerini bilmemiz gerektiğini öğreten harika bir roman. Peki siz seçim yapmak zorunda olsaydınız hangisini seçerdiniz?

"Sevgi, ona tutunduğunuz sürece asla ölmez, sizi terk etmez ve bitmez. Sevgi sizi ölümsüz kılar."
Gayle Forman | Sayfa 237 (Hikayenin Ardındaki  Hikaye)

Eğer Yaşarsam, gerçekçi kurgusuyla ve karakterleriyle beni benden alan, sonunda iki gözüm iki çeşme ağlamama sebep olan büyüleyici bir kitaptı. Mia'nın ailesiyle olan ilişkisini, kardeşi Teddy'e karşı bir annenin göstereceği sevgiyi duymasını, Adam'a olan büyük aşkını, çok sevdiği enstrümanı olan çelloyu nasıl da hayatının anlamı olarak gördüğünü okudukça onunla bir bağ kurmaktan kendimi alamadım. Yazar karakterleri öyle güzel yaratmış ki ister istemez hepsini seviyor ve kendinizi onlardan biri gibi hissediyorsunuz. Bu kadar içten bir hikayeyi okurken tam tersini düşünmeniz neredeyse imkansız.

Dram türünü seviyorsanız, aile bağlarını ve sevginin gücünü anlatan duygusal kitapları okumaktan sıkılmıyorsanız bu kitabı size kesinlikle öneririm. Okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız.



Kitap Hakkında Bilmedikleriniz

-Kitap aslında 229 sayfa. Sonrasında Teşekkürler, Hikayenin Ardındaki Hikaye, Müziğin Ardında ve Yazarla Röportaj var.
-Hikayenin Ardındaki Hikaye kısmında yazarın neden böyle bir kitap yazmaya karar verdiğini öğreniyoruz.
-Müziğin Ardında'da ise kitapta ismi geçen müzik ve yazarın neden bu müzikleri kullandığı hakkında kısa açıklamalar mevcut.
-Kitabın film hakları Alacakaranlık serisinin haklarını alan Summit Entertainment tarafından satın alınmış. Dakota Fanning, Chloë Grace Moretz ve Emily Browning Mia karakteri için düşünülen oyunculardan. Ayrıca filmin yönetmeni olarak Alacakaranlık serisinin ilk filminin de yönetmeni olan Catherine Hardwicke düşünülüyormuş, ancak daha sonrasında R.J. Cutler ile anlaşılmış. 
-Kitap, eleştirmenlerden ve bloggerlardan olumlu tepkiler alıp başka ülkelere de telif hakları satılmaya başlanınca, yazar kitabı seriye dönüştürerek 2011 yılında Where She Went adındaki ikinci kitabı da yayınlamış.


If I Stay İçin Hazırlanan Hayran Kalınası Kitap Kapakları

Eğer Yaşarsam kitabının farklı edisyonları için hazırlanan kapakların hepsi birinden güzel. O kadar çoklar ki hangisini ekleyeceğimi şaşırdım. Ayrıca kaliteli resimlerini de bulamadığım için netten bulduğum bu resmi sizlerle paylaşmak istedim. Sizce hangisi daha güzel?


Alıntılar

"Tek bildiğim ölmenin kolay,  yaşamanın zor olduğuydu."
Mia | Sayfa 173

"Bazen seçim yaparsın bazen de seçimler seni olduğun kişi yapar."
Denny (Mia'nın Babası) | Sayfa 190

"Korkma. Kadınlar en şiddetli acıları bile kaldırabilecek güçtedirler."
Kat (Mia'nın Annesi) | Sayfa 154

"Artık bu dünyaya ait olduğumdan emin değildim. Uyanmak istediğimden de."
Mia | Sayfa 163

Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen. "Lütfen, Mia. Bana şarkı yazdırma."
Adam | Sayfa 195

"Kim iyi olacaktı. Beni kaybetmek onu çok üzecekti; başta bu acı, gerçek gibi gelmeyecekti ama sonra gerçekten hissetmeye başladığında dayanılmaz olacaktı."
Mia | Sayfa 213

"Eğer kalırsan ne istersen yapacağım. Eğer istersen gruptan ayrılacağım, seninle birlikte New York'a geleceğim. Ama benden gitmemi istersen, onu da yaparım. Liz'le konuştum, eski yaşamına dönmenin sana belki acı verebileceğini söylüyor, belki bu dönemi tamamen unutman, belki bizi de unutman senin için daha iyi olacak. Tabii bu berbat bir şey olurdu ama senin için yaparım. Seni şu an kaybetmektense, öyle kaybetmeyi tercih ederim. Eğer kalırsan, istediğin yere gitmene izin vereceğim, yeter ki kal."
Adam | Sayfa 225


Tanıtım Videosu

Son olarak da çok hoşuma giden tanıtım videosunu ekliyorum. Umarım sizin de hoşunuza gider *-*