Bir kitap bloggerı için yazdığı yorumlar çocukları gibidir ama eğer bir blogger size "Ay hepsini çok seviyorum hayatta ayrım yapamam." diyorsa inanmayın =D Yorum yazarken yorumunuzu etkileyen pek çok unsur olabilir. Okuduğunuz kitabı çok sevdiyseniz yorumunuzun da güzel olması kuvvetle muhtemel mesela. Sevmediğiniz kitabın yorumunu yazmak bile istemeyebilirsiniz (benim gibi). O anki ruh haliniz ve özellikle blog turlarında belli bir tarihte yayınlanmasının gerekmesi da yorumunuzu etkileyebiliyor.
Blogum 1. yılına bastığında bu güne kadar neler yazmışım diye şöyle bir bakmaya karar verdim. "Bu ne saçma yorum böyle o.O" dediğim de oldu "Bu şaheseri ben mi yazmışım cidden *-*" dediklerim de. Kendi kendimi eleştirdim ve en beğendiğim yorumlarımı sıraladım. Üşengeçliğimden yakınan ve bu postu tamamlamam için beni zorlayan Büşra'ya çok teşekkürler ♥
Yine severek okuduğum bir kitap. Yazarın şirin ve eğlenceli anlatımı yorumuma da yansımış olacak ki okurken her zaman yüzümde bir tebessüm oluyor.
03.Eğer Yaşarsam - Gayle Forman
Tek kişilik tur adlı bu çalışmamda bir çekiliş yapmadığım kalmış. Yorumum da paylaştığım diğer şeyler de gel beni oku diyor. Haksız mıyım?
04. Fırsatçı - Tarryn Fisher
Nasıl da sinir olmuştum bu kitaba! Ama çok güzeldi hakkını yemeyeyim. Yorumda tüm sinirimi kusmuşum resmen =D
05.Zehir Ustası - Maria V. Snyder
Sosyal medyada paylaşılan ilk yorumum. Yazdığım ikinci yorum sanırım. Bu seriyi çok sevmiştim yine. Buralarda tarzım daha yeni yeni şekilleniyordu =D
İlk tur kitabımız *-* Turun verdiği şevkle yazmışım. Okurken hala o heyecanı hissediyorum. Tabii ilk ve tek yazarla röportajım da bu yorumun içindeydi :)
İşte ben ve tarih sevgim bu yorumumda çok bariz bir şekilde kendini göstermiş. Yorumda bile tarih bilgimi konuşturmuşum hale bak! İnsan Sürümü'nde de mühendislik bilgilerimle hava atmıştım. Ben iflah olmam =P
Ve son olarak "bir kitap nasıl son paragrafa kadar övülüp en sonunda yerden yere vurulur" adlı çalışmam. Bu kitabı nasıl da sevmiştim ahhh ah. Kahrolasıca yazar ikinci yarısında rezil etti kitabı! İki farklı insan gibi yazmışım yahu o.O Ama güzel olmuş *-*
On yedi yaşındaki Mia, bir genç kızın isteyebileceği her şeye sahiptir: sevgi dolu bir aile, ona âşık bir erkek arkadaş, müzik ve olasılıklarla dolu parlak bir gelecek...
...bir saniyede her şey değişir...
Bir sabah ailesiyle yolculuğa çıkan Mia'nın hayatı bir anda altüst olur. Kendini, kaza geçirdikleri arabanın enkazından yaralı bedeninin çıkarılışını izlerken bulan genç kız, parçaları yavaş yavaş birleştirince neler kaybettiğinin ve geride bıraktıklarının farkına varacaktır. Hayat ve ölüm, mutlu bir geçmiş ve bilinmezliklerle dolu bir gelecek arasındaki ince çizgide yürüyen Mia, bir günde hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalacaktır.
Eğer Yaşarsam, aşkın gücünün, ailenin gerçek anlamının ve yaptığımız seçimlerin dokunaklı hikâyesi…
İnsan sahip olduklarının değerini kaybettiği zaman anlarmış. Ne kadar doğru. Hep daha fazlasını isterken elimizde neler olduğunu göremeyiz bir türlü. En ufak sorunları bile dert eder, halimize şükretmek yerine ne kadar az şeyimizin olduğundan yakınırız. Ta ki onları kaybedene kadar...
Mia, harika bir hayata sahip. Harika bir müzik yeteneğine, ebeveynden çok iki dost gibi olan anne ve babaya, çok şeker bir erkek kardeşe, herkesin sahip olmayı isteyeceği en iyi arkadaşa ve aşkı ona öğreten yakışıklı bir erkeğe. Bir sabah kar tatilinden fırsat bulup dışarı çıkmaya karar verdiklerinde Mia, sahip olduğu ve en çok ihtiyaç duyduğu şeyi kaybedeceğini asla tahmin edemezdi: Ailesini.
Nasıl olduğunu ya da neden olduğunu bilmiyordu. Tek bildiği arabalarının enkaza döndüğü ve etrafında anne ve babasının cansız bedenlerinin yattığıydı. Kendisi nasıl bu kadar sapa sağlam durabiliyordu? Kardeşini aradığı sırada başka bir bedeni fark etti: Kendi bedenini. Mia ölmüş müydü? Ruhu bedeninden mi çıkmıştı? Böyle bir şey nasıl olabilirdi? Hayatının son anlarını yaşayan bir insanın aslında etrafında neler olup bittiğini görebildiğini, sizleri duyabildiğini düşünün. Mia'nın hikayesi de böyle. Ailesini kaybetmiş ve bedeni ölüm kalım savaşı verirken o, her şeyi bir köşeden izliyor. Bir yanda kaybettiği ailesini, diğer yanda ise ardında kalan akrabalarını, en iyi arkadaşı Kim'i ve sevgilisi Adam'ı izlerken ve geçmişini düşünürken Mia, bir seçim yapmak zorunda olduğunu fark ediyor. Ailesinin yanına gitmek ya da yaşamak. Ölmek en kolayı, zor olan hayatta kalmak. Mia, pes etmeye en yakın olduğu zamanlarda onu bırakmayan insanları gördüğünde aklında tek bir soru dolanıyor: Eğer yaşarsam?
Eğer Yaşarsam, sevginin gücünü ve ailenin önemini bizlere yeniden hatırlatan ve sahip olduklarımızın değerini bilmemiz gerektiğini öğreten harika bir roman. Peki siz seçim yapmak zorunda olsaydınız hangisini seçerdiniz?
"Sevgi, ona tutunduğunuz sürece asla ölmez, sizi terk etmez ve bitmez. Sevgi sizi ölümsüz kılar."
Eğer Yaşarsam, gerçekçi kurgusuyla ve karakterleriyle beni benden alan, sonunda iki gözüm iki çeşme ağlamama sebep olan büyüleyici bir kitaptı. Mia'nın ailesiyle olan ilişkisini, kardeşi Teddy'e karşı bir annenin göstereceği sevgiyi duymasını, Adam'a olan büyük aşkını, çok sevdiği enstrümanı olan çelloyu nasıl da hayatının anlamı olarak gördüğünü okudukça onunla bir bağ kurmaktan kendimi alamadım. Yazar karakterleri öyle güzel yaratmış ki ister istemez hepsini seviyor ve kendinizi onlardan biri gibi hissediyorsunuz. Bu kadar içten bir hikayeyi okurken tam tersini düşünmeniz neredeyse imkansız.
Dram türünü seviyorsanız, aile bağlarını ve sevginin gücünü anlatan duygusal kitapları okumaktan sıkılmıyorsanız bu kitabı size kesinlikle öneririm. Okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız.
Kitap Hakkında Bilmedikleriniz
-Kitap aslında 229 sayfa. Sonrasında Teşekkürler, Hikayenin Ardındaki Hikaye, Müziğin Ardında ve Yazarla Röportaj var.
-Hikayenin Ardındaki Hikaye kısmında yazarın neden böyle bir kitap yazmaya karar verdiğini öğreniyoruz.
-Müziğin Ardında'da ise kitapta ismi geçen müzik ve yazarın neden bu müzikleri kullandığı hakkında kısa açıklamalar mevcut.
-Kitabın film hakları Alacakaranlık serisinin haklarını alan Summit Entertainment tarafından satın alınmış. Dakota Fanning, Chloë Grace Moretz ve Emily Browning Mia karakteri için düşünülen oyunculardan. Ayrıca filmin yönetmeni olarak Alacakaranlık serisinin ilk filminin de yönetmeni olan Catherine Hardwicke düşünülüyormuş, ancak daha sonrasında R.J. Cutler ile anlaşılmış.
-Kitap, eleştirmenlerden ve bloggerlardan olumlu tepkiler alıp başka ülkelere de telif hakları satılmaya başlanınca, yazar kitabı seriye dönüştürerek 2011 yılında Where She Went adındaki ikinci kitabı da yayınlamış.
If I Stay İçin Hazırlanan Hayran Kalınası Kitap Kapakları
Eğer Yaşarsam kitabının farklı edisyonları için hazırlanan kapakların hepsi birinden güzel. O kadar çoklar ki hangisini ekleyeceğimi şaşırdım. Ayrıca kaliteli resimlerini de bulamadığım için netten bulduğum bu resmi sizlerle paylaşmak istedim. Sizce hangisi daha güzel?
Alıntılar
"Tek bildiğim ölmenin kolay, yaşamanın zor olduğuydu."
Mia | Sayfa 173
"Bazen seçim yaparsın bazen de seçimler seni olduğun kişi yapar."
Denny (Mia'nın Babası) | Sayfa 190
"Korkma. Kadınlar en şiddetli acıları bile kaldırabilecek güçtedirler."
Kat (Mia'nın Annesi) | Sayfa 154
"Artık bu dünyaya ait olduğumdan emin değildim. Uyanmak istediğimden de."
Mia | Sayfa 163
Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen, Lütfen. "Lütfen, Mia. Bana şarkı yazdırma."
Adam | Sayfa 195
"Kim iyi olacaktı. Beni kaybetmek onu çok üzecekti; başta bu acı, gerçek gibi gelmeyecekti ama sonra gerçekten hissetmeye başladığında dayanılmaz olacaktı."
Mia | Sayfa 213
"Eğer kalırsan ne istersen yapacağım. Eğer istersen gruptan ayrılacağım, seninle birlikte New York'a geleceğim. Ama benden gitmemi istersen, onu da yaparım. Liz'le konuştum, eski yaşamına dönmenin sana belki acı verebileceğini söylüyor, belki bu dönemi tamamen unutman, belki bizi de unutman senin için daha iyi olacak. Tabii bu berbat bir şey olurdu ama senin için yaparım. Seni şu an kaybetmektense, öyle kaybetmeyi tercih ederim. Eğer kalırsan, istediğin yere gitmene izin vereceğim, yeter ki kal."
Adam | Sayfa 225
Tanıtım Videosu
Son olarak da çok hoşuma giden tanıtım videosunu ekliyorum. Umarım sizin de hoşunuza gider *-*
Kitap alışverişlerimi elimden geldiğince farklı yerlerden yapmaya ve indirimlerden en iyi şekilde faydalanmaya çalışıyorum. Son alışverişimi idefix'ten yaptım. Aslında idefix'ten ilk alışverişim değil. 2007-2010 yılları arasında bildiğim ve güvendiğim tek kitap alışveriş sitesiydi. Ancak indirimlerin yetersizliği ve gittikçe sıklaşan defolu kitap gönderimleri yüzünden Hepsiburada'ya geçiş yapmıştım. Yıllar sonra idefix ile kavuşmamız gayet tatmin edici oldu diyebilirim.
Son zamanlarda tüm alışverişlerimde olduğu gibi idefix'e de kitaplar konusundaki hassasiyetimi belirttim ve paketlemeye daha çok özen gösterilmesini ve deformasyona uğramış kitapların gönderilmemesini rica ettim. Onlar da bu ricamı kırmamışlar. Kitaplar kutusunda ve her tarafından büyük patpatlarla sarılmış olarak gönderildi. Kitapların hepsi çok iyi durumda. Kısacası ben bu alışverişten çok ama çok memnun kaldım. İndirimler 23 Hazirana kadar devam ediyor. Listenizdeki kitaplar da eğer indirimdeyse kesinlikle almanızı öneririm :)
Gelelim neler aldığıma:
Aşk Tüm Zamanları İçinden Geçer serisini (Yakut Kırmızı ve Safir Mavi) daha önceden fark etmemiştim. Kitapların ciltli olarak basılmasının da ilgimi çektiğini ve hiç düşünmeden iki kitabını da aldığımı söyleyeyim. Kitaplığımda ciltli kitaplar gördükçe pek bi' mutlu oluyorum *-*
Bir diğer Pegasus kitabı ise Senden Önce Ben. Kitap fuarında alıp almamak konusunda çok kararsız kalmıştım. Dram türündeki kitapları çok fazla okuyamadığım düşünülürse hem bu kitabı hem de Eğer Yaşarsam'ı neden aldığım merak konusu :) Eğer Yaşarsam'a başladım bile. Çok güzel bir kitap. Bitirir bitirmez yorumumu blogumda paylaşacağım. Gölgeler, yine Pegasus'tan çıkan yeni bir fantastik serinin ilk kitabı. Dürüst olmak gerekirse sadece kapağı ilgimi çektiği için aldım.
Pegasus kitaplarına %30 indirim yapılmış. Aslında Hepsiburada'da %35 ama istediğim kitapların çoğu indirim süresince sisteme eklenmedi ve eskisi gibi 15 lira ve üstü kitap alışverişlerine kargo bedava değildi. Hangisinden alırsam alayım aynı fiyata geleceği için idefix'ten aldım. Pişman değilim =P
Hırsızlar Sosyetesi'ni uzun zamandır merak ediyordum. idefix'te çok fazla indirim yapıldığını söyleyemem. Hazır alışveriş yapıyorken alayım dedim :) Delidolu kitaplarına %25 indirim yapılmış.
İlk Aspendos etiketli kitabım olan Fırsatçı'yı arkadaşlarım çok övdüğü için aldım. Aspendos'a %25 indirim var. Aslında sonra pişman oldum. Karşıyaka'da ucuza kitap aldığımız kitapçıda %50 indirimle satıyorlarmış T_T (Yani ben Hülya'nın yalancısıyım. Orada vardır dedi.)
Alışverişin en önemli kitabını en sona sakladım. Dan Brown'un kitaplarını severek okuduğum için uzun zamandır beklediğim Cehennem'i en sonunda hem de ciltli olarak %28 indirimle aldım. Mutluyum *-* Ama ne zaman okurum bilmiyorum. Bizimkilerden bana fırsat kalırsa yakın zamanda diyelim =P
Kitapları aldığımda finallerim yeni başlıyordu. Her gün bu güzelliklere bakıp okuyamamak tam bir işkence! Ama 1 sınavım kaldığı için yavaş yavaş da olsa Eğer Yaşarsam'a başladım. Sınavdan sonra büyük bir iştahla hepsini silip süpürmeyi düşünüyorum. Temmuz ya da Ağustos ayında Dex alışverişim ile yeniden karşınızda olmak dileğiyle...