15 Kasım 2013

[Blog Tur] Yolun Sonundaki Okyanus - Neil Gaiman

Bir kelebeğin kanatları kadar narin ve hüzünlü. Karanlıktaki bir bıçak kadar tehditkâr ve korku verici.

Kitap: Yolun Sonundaki Okyanus
Orijinal Adı: The Ocean at the End of the Lane
Yazar: Neil Gaiman
Yayıncı: İthaki Yayınları
Yayın Tarihi: Kasım 2013 
Sayfa Sayısı: 181
Tür: Fantastik, Gizem

Puanım:
Neil Gaiman, sarsıcı eseri Yolun Sonundaki Okyanus’ta, insanı insan yapan tüm duyguları ortaya çıkarmakla kalmayıp, okurlarını onları çevreleyen karanlıklardan korunmaları için geçmişin sığınağına davet ediyor.

Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock’a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor. Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor…

Lettie, her çocuğun hayallerinde yaşayan tipik en iyi arkadaş aslında. Küçük çocukların hayali dünyalarını bilirsiniz. Hayali arkadaşlar, başlarından geçtiğini iddia ettikleri sıra dışı olaylar, sihirli ama yetişkinlere görünmeyen yaratıklar... Bu kitap çocukların gözünden dünyayı anlatıyor bizlere. Tek farkı bu seferkinin gerçek oluşu. Kahramanımız tehlikelerle yüz yüze gelirken ve ailesi onu anlayamıyorken Lettie karakterimizin en büyük kurtarıcısı oluyor. Kitabı okuduğunuzda "hayali en iyi arkadaşlarım" listenizin en üst sırasına Lettie'yi ekleyeceğinize eminim.

Kahramanımız bir cenazeye giderken kendini çocukluğunun geçtiği yerde bulur. Yolun sonuna doğru gittikçe ise ona hayatının en ürkütücü ama bir o kadar da harika anısını yaşatan Lettie'nin çiftliğine uğrar. O andan itibaren kahramanımızın çocukluğuna yolculuğu başlar. 7 yaşındayken tanıştığı Lettie'nin diğer çocuklara benzemediğini daha en başında anlamıştır karakterimiz. Ama tahmin edemeyeceği bir şey vardır: Lettie ve ailesi Hempstock'tur ve Hempstock kadınlarının normal olduklarını söylemek zordur. Lettie'nin çiftliklerindeki göle okyanus demesi de bunun bir göstergesidir. Karakterimiz bir anda kendini sihirli bir dünyada bulacak ama bu dünyanın tehlikeleri ile karşılaşmaktan da kaçamayacaktır.

Neil Gaiman ile tanışıklığımız Kıyamet Gösterisi'ne dayanıyor. Konusu ve kapağı ilgimi çektiği için almış ancak bana göre olmadığını fark ederek Neil kitaplarından uzak durmaya karar vermiştim. Ne büyük aptallık etmişim! Yolun Sonundaki Okyanus okuduğum en sihirli, en harika, en ürkütücü ve en şirin kitaplardan biriydi. Bu enleri kısacık romana nasıl sığdırdın be adam! Tur yorumumun sonlarda olması nedeniyle yavaş yavaş okurum diye başladığım kitabı elimden bir türlü bırakamadığım için bir günde bitiriverdim.

7 yaşında bir çocuğun sihirli dünyasına adım atmaya hazır mısınız?

Lettie'nin çiftliklerindeki göle okyanus demesi gibi bu kitap da kısacık görünmesine rağmen dopdolu aslında. Ufacık bir çocuğun gözünden olayları okumak hayli ilginç bir deneyim oldu benim için. 7 yaşındaki bir çocuk bazen yetişkinlerden daha olgun davranabiliyor. Yazara göre yetişkinlerin ne kadar yetişkin oldukları da tartışılır aslında. Lettie'nin de dediği gibi "İçlerine baktığında, yetişkinler de yetişkin değildir. Dışarıdan, büyük, düşüncesiz veya ne yaptıklarını bilen kişilermiş gibi görünebilirler. Ama içleri çocukken nasılsa öyledirler." Ne kadar yetişkin gibi görünsek de çocuktan farksızız. En azından bunun bilincinde olmayı ve içimizdeki çocuğa kulak vermeyi öğrenmeliyiz.

Kitabı baştan sona çok beğendim. Kurgusu, anlatımı, karakterler... kısaca her şeyiyle harikaydı. Geriye sadece başarılı bir son kalmıştı ve Neil (aaaahh o Neil) öyle güzel bir son yazmış ki kitaba! Bitirirken içimde hem kırgınlık vardı hem de başka şekilde bitmediği için rahatlama. Neil sana sesleniyorum! Bana Lettie'nin yaşadığı yolun sonundaki okyanusu söyle! Onu görmeye o kadar çok ihtiyacım var ki .·´¯`(>▂<)´¯`·.

Neil Gaiman hikaye olarak başladığı bu romanı sanki bizi kendine hayran bırakmak için yazmış. Artık ben de bir Neil fanıyım. Sizi de fan kulübümüze beklerim ^-^ Yolun Sonundaki Okyanus, Neil ile tanışmak için güzel başlangıç olacak.

Kitabı merak edenler için İthaki Yayınları'nın desteğiyle yaptığımız çekiliş Cumartesi gecesine kadar devam ediyor. 2 kişi bu güzel kitabı kazanma şansı bulacak! Kaçırmayın derim ;) SeGe blogundaki çekilişe katılmak için tık!


10 - 16 Kasım Tur Programı

10 Kasım segesegese.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş
11 Kasım raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma
12 Kasım sssuigenerisss.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Bunları Biliyor musunuz?
13 Kasım kutsalyorumcu.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Alıntılar
14 Kasım pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu  -  Yazar Tanıtımı
15 Kasım thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu
16 Kasım mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Kitap Kapakları

28 Ekim 2012

Kıyamet Gösterisi - Terry Pratchett / Neil Gaiman



Kitap: Kıyamet Gösterisi
Yazarlar: Neil Gaiman, Terry Pratchett
Yayıncı: İthaki
Yayın Tarihi: Mayıs 2012
Sayfa Sayısı: 416
Tür: Komedi, Bilim Kurgu, Kült, Fantastik

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak'ın Dakîk ve Kat'î Kehanetleri'ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.
İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan'a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.


Her şey 11 sene önce Cehennem Meleği Crowley'e verilen bir görevle başlar. Kıyamet yaklaşıyordur ve onu başlatacak kişi Crowley olacaktır. Görev basittir. O gün İngiltere'de bir hastanede doğan bir bebek ile Düşman, Kralları Yok Eden, Dipsiz Çukurun Meleği, Ejder Denen Yüce Yaratık, Bu Dünyanın Prensi, Yalanların Babası, Şeytanın Dölü ve Karanlığın Efendisi (yani kısaca Deccal) değiş tokuş edilecektir. Ancak kimse o gün hastanede iki doğum olacağını hesaba katmamıştır. Çocuklar karışır, olaylar olması gerektiği gibi gelişir ama tüm uğraşlar gerçek bir insan çocuk için yapılmaktadır. Diğer yandan Deccal normal bir insan çocukmuş gibi kimsenin bilmediği bir yerde büyümektedir.

Aradan 11 yıl geçer. İblis Crowley ve melek Aziraphale dışında tüm melekler ve iblisler kıyameti dört gözle beklemektedir. Savaş yaklaştıkça durumun yanlışlığı yavaş yavaş kendini belli etmeye başlar. 300 yıl önce yaşamış Cadı Agnes Çatlak'ın kehanetlerine göre kıyamet bu Cumartesi kopacaktır. Ama Deccal'in nerede olduğunu kimse bilmemektedir. Ve işte macera bundan sonra başlar...

Kıyamet Gösterisi her ne kadar Kült roman olsa da pek de bana göre değildi. Öncelikle benim adıma pek komik değildi. Bazı espriler cidden çok soğuk olduğu, bazıları ise anlayamayacağım bazı göndermeler yaptığı için. Gülmedim mi? Tabii ki de güldüğüm çok zekice espriler vardı. Ama bana yetmedi. Kitabı okurken çok ama çok sıkıldım. 

Kitabın sonunda iki yazarın birbirleriyle tanışmasını, bu kitabı yazma süreçlerini ve kim nereleri yazmış anlatan bir söyleşi (?) var. İşin aslı iki yazarın da romanlarını daha önce okumamış biri olarak benim en çok beğendiğim kısımları (Cadı Agnes'in kehanetleri, çocukların konuşmaları) Terry Pratchett'in yazdığını belirtmek isterim. Çeviriye gelirsek. İthaki'nin başarılı çevirmeni Niran Elçi çok iyi bir iş çıkartmış. Bazı yerlerde garip şiveler, hayatımda hiç duymadığım kelimeler vardı ve esprilerden çok bunlara güldüğümü söyleyebilirim. Özellikle Agnes Çatlak beni benden aldı =D

Sonuç olarak bu iki yazarın tarzına aşina okurların bu ilginç kıyamet parodisini ayıla bayıla okuyacağına eminim. Belki yazarların tek yazdığı kitapları daha çok sevebilirdim. Kim bilir?


22 Ekim 2012

Alışveriş #2


Bugün okuldan çıkışta bir çılgınlık yapalım dedik ve kitapçıların yolunu tuttuk xD Hazır çıkmışken D&R'a da gittik malum 9.90 kitapları herkesin dilinde. Veeee Kıyamet Gösterisi de 9.90'mış o_O Eh bir kitap bloggerı olarak bu indirimden faydalanmasam ayıp olurdu =P

Bu kitap için "çok güzel", "çok komik" gibi yorumlar görürüm ama bir okur da çıkıp "bu kitap şunu anlatıyor" demedi xD Sonuç olarak ne aldığımı bilmiyorum umarım güzeldir. Beatrice'den sonra eğlenceli bir şeyler okumam şarttı! Bu boşluğu doldurmasını diliyor ve bayramda bu kitabı okumaya başlıyorum...

Neden bayramda başlıyorum? Çünkü dün gözlüğümü camını silmek maksadıyla kırdım xD Gözlük camı ortadan ikiye ayrıldı xD O tamir edilene kadar kitap okumak işkenceden farksız ╥﹏╥

Öhüm kitap hakkında yorum yapılmaması gibi bir karar var sanırım. Şimdi bu kuralı yıkmak olmaz. Ben en iyisi buna inceleme yazısı yazmayayım (`▽´)Ψ