4 Mayıs 2013

The White Queen Fragmanı Yayınlandı!



Philippa Gregory’nin ülkemizde Artemis Yayınları tarafından çıkarılan Kuzenler Savaşı (the Cousins War) serisinin ilk kitabı Beyaz Kraliçe'nin BBC ONE kanalında 10 bölümlük kısa dizi olacağını daha önceden yazmıştım. Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz. Dizinin bu yaz başlayacağı kesinleşti ve fragman en sonunda yayınlandı.

Büyük bir heyecanla beklediğim kısa dizinin fragmanı bile güzel bir yapım olacağının sinyallerini veriyor.





Bu da 29 Mart'ta yayınlanan bir fragman.


20 Ekim 2012

BEATRICE Kötü Tohum - Philippa Gregory


Kitap: BEATRICE Kötü Tohum
Yazar: Philippa Gregory
Yayıncı: Artemis
Yayın Tarihi: Mart 2012
Sayfa Sayısı: 768
Tür: Tarihi Kurgu, Romantizm, Yetişkin

Güçlü ve kararlıydı Beatrice Lacey. Güzelliği karşı konulmaz, istek ve inançları vazgeçilmezdi. Yaşadığı dönemin toplumsal adetlerine itaat edecek kadın değildi. Kalbi, ailesinin sahip olduğu Wideacre topraklarına duyduğu büyük aşkla doluydu. Evlenince soyadını ve uğruna ölmekten öldürmeye ne varsa göze alabileceği topraklarını kaybedeceğini biliyordu. Ancak Beatrice, bu en önemli mirasını korumak için gereken ne varsa, her ne olursa olsun yapmaya hazırdı. Baştan çıkaracak, ihanet edecek ve elini kana bulayacaktı. Vicdan yapmayacak, mahcubiyet hissetmeyecekti. "Wideacreli bir Lacey o," diye uyarıyordu babası. "Ne yaparsa yapsın, nasıl yaparsa yapsın, yadırgamayacaksınız!" Beatrice'in, hayallerine ulaşmak için ince ince işlediği planları tam sonuç verecekken, genç kadının kafasından geçenlerden ve içindeki kötülükten haberdar biri, ansızın yoluna dikilecek ve genç kadının içindeki şeytanın daha da kamçılanmasına sebep olacaktı.
On Sekizinci Yüzyıl İngilteresi'nde geçen Beatrice: Kötü Tohum, zengin dokusu, renkli ve benzersiz kurgusuyla okuru eşsiz ve gerçekten de sert bir yolculuğa çıkaracak. Kahramanı kadar benzersiz, şaşkına çeviren, karşı konulmaz, epik bir hikaye...
Beatrice kadar tutkulu ve insafsız bir karakter tanımadık.

Bizim evde Philippa Gregory romanlarını tüm aile fertleri okur. Bu kitabı da önce babam sonra annem ve en son ben okudum. 17. İzmir Kitap Fuarında almıştım kitabı ve taa o zamandan beri okunacaklar listemdeydi ama babam sağ olsun kitabın sonunu ağzından kaçırınca ertelemek zorunda kaldım. Sonunu bildiğin kitabı okumak istememek bir yanda, annemle babamın kitabı beğenmemesi diğer yanda iki hafta öncesine kadar kitabın kapağını açıp bakmak aklımın ucundan geçmiyordu. Ama en sonunda dayanamadım ve kitaba başladım. Aslında böyle akıcı bir kitap ister 768 ister 1000 sayfa olsun 1 haftada rahat biterdi. Ah şu ödevler, quizler ve diğer okul işleri yok mu =(

Öncelikle eğer Philippa Gregory okuyucusuysanız bu kitabın bundan önceki hiç bir kitaba benzemediğini bilmelisiniz. Değerlerine bağlı, günah ilişkilere karşı ve bunları okumaya kalbi dayanmayacak ayrıca kötü bir karakterin ağzından bir kitabı okuyamayacak birisiyseniz kitabı gördüğünüz anda oradan uzaklaşmanızı tavsiye ederim =D

Kitabın konusuna gelirsek: Eşsiz güzellikteki Wideacre topraklarının güzel ve zeki kızı Beatrice, babasının da desteğiyle daha küçük bir çocukken toprağı tanımış, ona aşık olmuş ve onsuz asla yaşayamayacağına kendini inandırmıştır. Ancak toprakların gelecekte ağabeyinin olacağı ve kendisinin bir gün oradan ayrılmak zorunda kalacağı gerçeği yüzüne vurulduğunda, Beatrice tüm sevgisini verdiği bu güzel topraklar için her şeyi yapacağına ve onu asla terk etmeyeceğine ant içer. 14 yaşında yaz mevsiminde bir erkeğin aşkını ve ihtirası, ve hayatının en mükemmel yazı son bulurken nefreti ve intikamı öğrenir. İçine kötü bir tohum ekmiştir ve zamanla bu tohum yeşerdikçe şeytanca düşünceleri daha da büyür. Toprağa olan aşkı her şeyden önce gelmektedir. Gerekirse önüne çıkan herkesten kurtulacak, yalanlarla ördüğü dünyada günahı yaşayacaktır. Beatrice, sevdiği herkesi hatta toprağını bile peşine takarak sonunu hazırlamaya başlar. 

Kitabın konusu o kadar ağır ve rahatsızlık vericiydi ki ne o akıcı anlatımı ne de mükemmel çevirisi yetmedi bana. Hiç yapmadığım bir şeyi yapıp sonlara doğru başka bir kitaba başladım içimdeki kasvetli düşüncelerden kurtulabilmek için. Yazar kötü bir karakter yaratmış. Öyle bir karakter ki, onun gibisi ne görülmüş ne duyulmuş diyeceğimiz cinsten. Ve daha da kötü bir şey yapıp tüm kitabı onun ağzından anlatmış. Bir yerden sonra o kötülüğü içimde hissetmekten korktum desem yalan olmaz. Bazen öyle sinir şeyler yaptı ki Beatrice, ilk defa bir kitabı okurken küfürler yağdırdım yazara, saçımı başımı yoldum. Şimdi düşünüyorum da acaba 2 haftadır üstüme çöken mutsuzluğun sebebi Beatrice miymiş o_O

Neyse bittiğine sevindiğim bir kitap oldu. Bir süre böyle kitaplar okumasam ruhsal açıdan iyi olacak sanırım =P


10 Eylül 2012

Beyaz Kraliçe Dizi Oluyor!

Daha önce de Boleyn Kızı (the Other Boleyn Girl) romanı beyazperdeye uyarlanan ünlü tarihi kurgu yazarı Philippa Gregory’nin ülkemizde Artemis Yayınları tarafından çıkarılan Kuzenler Savaşı (the Cousins War) serisinin ilk kitabı Beyaz Kraliçe (the White Queen) BBC ONE kanalında 10 bölümlük kısa dizi oluyor.

Her ne kadar dizi ismini ilk kitaptan alıyor da olsa, serinin takipçilerinin bildiği üzere seride aynı dönem farklı kadınlar tarafından okuyucuya aktarılıyor. Bu nedenle senaryonun en azından 3 kitaptan (Beyaz Kraliçe, Kırmızı Kraliçe, The Kingmaker's Daughter) esinlenerek yazılacağını söyleyebiliriz. Ülkemizde sadece 3 kitabının okuyucuyla buluştuğu serinin toplamda 5 kitap olması planlanıyor.

Kadrosu tamamlanan dizinin seti Bruges, Belçika’da olacak ve 2013’te meraklısıyla buluşacak. Dizinin imdb sayfasına ulaşmak için buraya tıklayın.

                      

Beyaz Kraliçe - Philippa Gregory

TANITIM
KUZEN KUZENE KARŞI

Plantagenetler İngiltere tahtı için sayısız savaşa girdi. Onlar, Tudorlardan önce İngiltereyi yöneten ve tahtta hak iddia eden hanedandı. Philippa Gregory, romanında gizli oyunlar ve mahrem öykülerle Plantagenetlere yeniden hayat veriyor. Ailenin gizli kahramanlarını, boyun eğmez kadınları tanımaya Beyaz Kraliçe Elizabeth Woodvillele başlıyoruz. Beyaz Kraliçe, genç Kral Edwardla gizlice evlenen, olağanüstü güzel ve hırslı bir kadının, Elizabeth Woodvillein öyküsünü anlatıyor. Sonradan taç giyerek kraliçe ünvanını alacak Elizabeth, ömrü boyunca ailesinin başarısı için mücadele ediyor. Ancak iki oğlunu, tarihçilerin yüzyıllardır çözümleyemediği esrarlı bir olayda kurban veriyor. Londra Kulesinde kaybolan prenslerin akıbeti bugün bile çözülememiş bir sır. Philippa Gregory, kendine özgü, nitelikli bakış açısıyla, İngiliz tarihindeki bu çözülmemiş gizemi, kusursuz bir araştırma ve benzeri olmayan kurgu yeteneğiyle gözler önüne seriyor.

İKİ PRENS TAHT İÇİN SAVAŞTI, KAZANAN BİR KADINDI.

Lancasterlı Elizabeth Woodville kocası savaşta öldürülünce dul kalmıştı. Elizabethin dizginlenemez tutkusu ve annesinin büyüleri, Yorklu Beyazgül Hanedanından IV. Edwardın aklını başından alınca kısa bir süre içinde evlendiler. Fakat Elizabethin kocası Edwardın tahtında huzurla oturduğu söylenemezdi. Çünkü tacını ele geçirmek isteyenler vardı. Çatışmalar, beklenmedik ihanetler ve cinayetler Edwardın sevgili karısı, çocuklarının fedakar annesi, İngiltere Kraliçesi Elizabethin hayatına yön verecekti. Philippa Gregory, Beyaz Kraliçede, güzelliği sayesinde kraliyet ailesine giren ve bu yeni hayatın gereklerini yerine getirmeye çalışırken, ailesini korumak için elinden geleni ardına koymayan bir kadının yükselişini anlatıyor.



Philippa Gregory’nin sitesinde paylaştığı resimde görüldüğü üzere Kral Edward karakterini Max Irons canlandıracak. Pek çok hayranı olan genç oyuncunun seriye katılımının reytinglerde bir etkisinin olup olmayacağı ve rolünü layıkıyla oynayıp oyanayamayacağı merak konusu.