19 Mart 2014

Çıkmak Bilmeyen Kitaplar

Yayınevleri popüler kitaplarını aylar öncesinden duyurdu. Hepimizi bir heyecan sardı haliyle. Ama "Çok Yakında" diyerek duyurdukları bu güzel kitaplar bir türlü çıkmak bilmiyor o.O Bazılarını aylardır bazılarını ise artık resmen yıllardır bekliyoruz. İçlerinden en çok okumak istediklerimin bir listesini yapayım dedim. Bakalım hangi kitapları bekleyip durmuşuz:






İstanbul Tüyap Fuarı'nda duyurulan Pegasus Yayınları kitaplarının sanıyorum en çok merak edileni Efsane. Ha çıktı ha çıkacak derken koskoca 4 ay geçti. Yayınevi bu sefer Çok Yakında demek yerine bir tarih vererek bizi sevindirdi. Kitap Mart'da çıkıyor. Genelde başka bir yayınevi olsa işi şansa bırakmamak için kesin konuşmam ama Pegasus bir tarih verdiyse o tarihte çıkartacaktır diyor ve ayın sonuna kadar çıkacağına inanıyorum. Kitap Nisan'da çıkıyor! Kesin bilgi, yayalım =P








Uzun zamandır merak ettiğim kitaplardandı Karanlık Zihinler. Yeni ve sevimli yayınevi Parodi Yayınları kitabı duyurduğunda heyecanlanmış ve turunu almak için uğraşmıştık. Anlayacağınız sadece okur olarak değil Kitap Oburu olacak da merakla bekliyorum. Kitap sözde Ocak ayında çıkıyordu. Sonra Şubat oldu. Sonra Mart ayında çıkacak diye duyurdular. Daha duyurunun üzerinden 24 saat geçmeden Nisan oldu falan. Neyse efendim umuyorum bu sefer kesin bilgidir =P Merakla bekliyorum ^-^







Şimdi de Ephesus Yayınları'nın 2012 yılının son aylarında duyurduğu ama çıkmak bilmeyen kitaplar listesinin en kıdemli üyesi olmayı başaran Hiçliğin Kıyısında kitabında sıra. Yayınevi kitabı çıkartmadığı gibi bir de geçen sene bu zamanlardan beri neredeyse her ay "Çıkıyor" diye bas bas bağırarak okurları çileden çıkardı. En son bu ay çıkacaktı ama Nisan'a ertelenmiş yine sanıyorum. Çevirisi, edisyonu hatta kapağı bile hazır ama çıkmıyor çıkmıyor!! Nisan'da gerçekten çıkması umuduyla T_T







Martı Yayınları'nın geçen sene çıkarttığı Gölge ve Kemik kitabının devamı Siege and Storm da yılın başından beri beklenen kitaplardan. En son Mart ayında çıkacağı söylendi ama görünürde bir şey yok. Umuyorum okurları daha fazla bekletmezler =/ Ayrıca serinin film hakları da alınmış. Eminim doğru senaryo ve oyuncularla tadından yenmez bir film olacak ^-^









Bir başka çıkmak bilmeyen Ephesus kitabı Kan Kırmızı Yol, geçen sene Mayıs ayında çıkacak gibi oldu ama yayınevi belirsiz bir tarihe ertelemeye karar vererek okuyucuları üzdü. Özellikle beni!! Yine tur kitabı çünkü XD Şimdilik yakında çıkacak kitapları arasında bulunmayan bu güzelliği kim bilir daha ne kadar bekleyeceğiz T_T








Artemis Yayınları popüler kitapların haklarını alıp turşusunu kuruyor malum. Cinder da onlardan biri. Hatta en çok beklenen Artemis kitaplarından. Yayınevi kitabı duyurmuyor bile!! Daha ne kadar bekleriz bilemiyorum ama Artemis'in bu popi kitapları başkalarına kaptırmamak için kısa zamanda çıkartması gerektiğini duydum.








DEX serilerini ayrı ayrı yazmaya kalksam liste baya uzayacak. Uzun zamandır beklediğim Karanlık Sular, Yerkara, Ölümcül Merhamet ve özellikle Cam Şato'nun devam kitapları bir türlü çıkmak bilmiyor. İçlerinden sadece Dark Triumph çeviride diye biliyorum. Ama bana Crown of Midnight'dan haber ver DEX! Ölüyorum meraktan yahu o.O








Bunu niye ekledim listeye eminim merak ediyorsunuz =D Pegasus Yayınları Demi Lovato'nun kitabını duyurdu duyuralı fanlar yayınevi başta olmak üzere hepimizi rahatsız eder oldu. Kitap çıksa da hepimiz huzura kavuşsak artık!! Bana bile bıkkınlık geldi XD Ne çok bekleyeni varmış =D



27 Ocak 2013

Tanrıçanın Savaşı - Aimee Carter


Kitap: Tanrıçanın Savaşı
Yazar: Aimee Carter
Yayıncı: Ephesus
Yayın Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 297
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Kate Winters ölümsüzlüğü hak etti. Ama hayatını Ölüler Diyarında, Henry ile birlikte geçirmek istiyorsa bunun uğruna savaşması gerekecek.

Bütün olanlar içerisinde, ölümsüzlüğü kazanmak en kolayı olmuştu. Kate, artık Ölüler Diyarı Kraliçesi olarak taç giymek üzere olmasına rağmen, kendisini her zamankinden çok daha yalnız hissetmektedir. Ölüler Diyarının hükümdarı olan Henry'ye karşı duyduğu sevgi günden güne büyürken, Henry ona karşı gittikçe mesafeli ve gizemli davranmaya başlamıştır. Kate'in taç giyme töreninin tam ortasında, evrende kendisini öldürebilecek kadar güçlü olan tek varlık tarafından alıkonur: Titanların Kralı, Kronos.

Diğer tanrılar her birinin sonunu getirebilecek olan savaşa hazırlanırken Henry'nin Tartarus'dan kurtuluşu yalnızca Kate'in elindedir. Ama Ölüler Diyarının sonsuz mağaraları içinde yolunu bulabilmesi için, geleceğini tehdit eden tek kişiden yardım talep etmelidir. Henry'nin ilk karısı, Persephone.
UYARI: Tanrıça serinin ikinci kitabıdır. İlk kitabı okumayanlar için spoiler özelliği taşır.

Tanrıçanın Savaşı'na başlamayı uzun süre düşünmüyordum. Daha okunacak çok kitabım var ve Tanrıça'yı pek beğenmemiştim. Ama Hazalcığım sağ olsun "Birlikte okuyalım" dediğinde başladım. (Hııı evet birlikte okuduk =/ Kız oyuna daldı kitabı falan görmedi gözü =P ) Kitaba dün gece başladım. Sonra bizimkiler uyudu falan ben habire içimden "Bu bölüm bitsin uyurum." diyorum. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum.  Annem geldi "Bu saatte hala kitap mı okuyorsun!" diye bir azarladı. Saat sabahın 6sı olmuş ve kitabın bitmesine son 10 sayfa kalmıştı =) Çok şaşırdım çünkü sabahın körüne kadar kendimi kaptırıp kitabı bitireceğimi hiç tahmin etmiyordum.

Tanrıça bana göre vasat bir kitaptı. Millet neden bu kadar beğenmiş hiç bilmiyorum. Benden iyi halden 3 puan almıştı. 2 vermeyi bile düşünmüştüm. Yazarın seçtiği konu her ne kadar ilginç de olsa anlatımı yetersizdi. Fantastik yanı ne tam olarak fantastikti ne de gerçek bir aşk vardı ortada. Tanrılar resmen ergenler gibi saçma sapan davranışlarda bulunuyor, Kate de saçma bir testten geçiyordu. Ayrıca konunun işlenişinde acemi bir yan vardı. Sevmedim arkadaş! Sevemedim ben o kitabı. Bu nedenle de devam etmek ile etmemek arasında gidip geldim ama kitap çıktığı anda sepetime eklemeden de edemedim =)

Bu kitapta ise bazı şeyler yerine oturdu. Yazarın hala fantastik yazmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sırf aşk romanına değişik bir hava katmak için bunu yaptığına inanıyorum. Ama gerçekten insanın içine işleyen bir aşkı anlatmış bu kitapta. Tanrıça'da yok olmamak için bir eş arayan Henry ile hem kendini bunu yapmak zorunda hissettiği hem de ona aşık olduğunu düşündüğü için evlenmeye karar veren Kate'in hikayesini okumuştuk. Ortada daha yeni filizlenen bir aşk vardı ve bunu Kate'in gözünden okumak bile o aşkı hissetmemizi sağlayamıyordu. Yazar bu kitapta karakterlerimizin aşkını sorguluyor ve bunu yaparak harika bir iş çıkartıyor. Kate bir yandan Henry'nin ondan neden evlendiğini ve bir gün Persephone'dan daha çok sevilip sevilmeyeceğini öğrenmeye çalışırken diğer yandan kendi aşkının büyüklüğünü ve buna değip değmeyeceğini anlamaya çalışıyor. Tabii Kronos'un uyanması, Calliope'un saplantılı aşkı ve Kate'e olan nefreti ve Persephone'un ortaya çıkışı durumu zorlaştırmaya ve ikilinin birbirinden uzaklaşmasına neden olmaya başlıyor. İkilinin aşkları için verdiği savaşı okumak inanın Tanrıların Kronos'a karşı verdiği savaştan daha güzel ve duygusaldı. Kitabı okurken kendimi Kate'ın yerine koymakta zorlanmadım ve onun üzüldüğü her an ben de duygulandım.

Dediğim gibi kitabın fantastik yanında kopukluklar çok. Özellikle betimlemelerinde bazı şeyleri kafamda canlandırmakta zorlandım. Adı üstünde Tanrıçanın Savaşı ama savaş sahnelerini hiç göremiyoruz. Bir yerlerde bir savaş oluyor ama yazar bunu okuyucuya aktarmaktan çekiniyor. Tanrılar hafif meşreplikleriyle ve işledikleri günahlarla "O zaman Kate'e niye test yaptırdınız o_O" dedirtiyor. Mükemmellikten uzak Tanrıları görmek güzel ama biraz da onları tanrı yapan özelliklerini görebilsek hiç fena olmazdı. Kitapta Kate ilk defa Ölüler Diyarına gidiyor ve kraliçe olduğu zaman üstleneceği görevler hakkında biraz fikir sahibi olma şansı buluyor. Yazar Ölüler Diyarını çok güzel düşünmüş ancak bazı yönlerden anlatımı yetersiz kalmaya devam etmiş. Her şeye rağmen Aimee Carter'ın Yunan Mitolojisine getirdiği bu ilginç yaklaşımı beğendiğimi de saklayamam. Kadın konu bulmakta çok iyi ama iş kitabı yazmaya geldiğinde yardım alması şart. Ya da dediğim gibi sadece aşk romanı yazsın.

Kitap harika bir sonla bitiyor. İşin aslı ben olayın öyle gelişmesini beklemiyordum. Kitabın sonunda hem şaşırdım hem de devamında neler olacağını merak ettim. Serinin 3. kitabı 26 Şubatta yurt dışında çıkıyor. Umarım Türkçe'sini çok fazla beklemeyiz.



Buarada yayınevlerinin orjinal kapak kullanmaktaki çabası ve gösterdikleri özen beni çok mutlu ediyor. Dün Gölge ve Kemik, daha öncesinde de Karanlık Sular'ın kapağından bahsetmiştim. Tanrıça ve Tanrıçanın Savaşı için de durum aynı. Kitabı elinize aldığınızda bile mutlu oluyorsunuz ve okuyucuya verilen değeri hissedebiliyorsunuz *-* Umarım böyle devam ederler =)

24 Ocak 2013

Karanlık Sular - Fiona Paul


Kitap: Karanlık Sular
Yazar: Fiona Paul
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 432
Tür: Genç-Yetişkin, Cinayet, Romantizm, Tarihi Kurgu

Rönesans'ta aşk, şehvet, ihanet, kargaşa ve sosyete...

Cassandra Caravello bir kızın istediği her şeye sahipti: göz alıcı mücevherler, en popüler partilere davetiyeler, yakışıklı zengin bir nişanlı ve daha fazlası… ama Cassandra'ya bunlar yetmiyordu. Anne-babasının ölümünden sonra kendini su şehrinde tuzağa düşürülmüş gibi hissediyordu, sanki karanlık bir labirent gibi uzanan kanallar ona kaçmasını fısıldıyordu.

Cassandra bir gece göğsünün üzerine kanlı bir X işareti çizilmiş, bir kadın cesedi gördü ve kendini gizli cemaatler, fahişeler, katillerle dolu tehlikeli bir dünyanın içinde buldu. Aynı gece Falco adında fakir bir ressamın çapkın gülümseyişine tutuldu.

Cassandra duygularını kontrol altına alıp nişanlısına sadık kalmayı başarılabilecek mi? Onlar Cassandra'yı bulmadan, o katilleri bulabilecek mi?..

Yıllardır facebookta kitap kazandıran yarışma ve çekilişlere katılırım ilk defa bir kitap kazandım. Hayret!  Önceki alışveriş yazımı okuyanlar bilir. Karanlık Sular'ı almıştım ancak stokta olmadığı için iptal edilmişti. DEX, cover yarışmasını kazanınca bu güzel kitabı bana gönderdi. Poşetten Karanlık Sular çıkınca evde hoplayıp zıplamaya, mal mal sırıtmaya başladım. Annem beni öyle görünce aklımdan şüphe etmeye başlamış ahahahaahaha xD

Kitabın kapağı harika! DEX'e orjinal kapak kullandığı için ayrıca teşekkür etmek lazım. Ama sadece kapakla bitmiyor. İçine de özenilmiş belli. Bölüm başlangıçları süslü püslü ve o kadar şık görünüyor ki bayıldım *-* Kitaplığa değil direk salondaki vitrine koymak lazım bunu =P Bunların dışında DEX'ten uzun zamandır imla hatasız okuduğum ilk kitaptı. Bu da beni ayrıca mutlu etti =)




Tarihi kurguya olan zaafımı artık sizler de biliyorsunuz. Bir roman bana savaşları, o dönemdeki insanları hatta kıyafetleri anlatsın isterim. Bilmediğim bir yerde bilmediğim bir tarih her zaman daha cazip gelir bana. Bu nedenle kitap hem Rönesans dönemi Venedik'inde geçip hem de Genç-Yetişkin ve Cinayet türlerinde oluyorsa  benden kafadan 3 puan almış demektir. Geriye yazarın kitabı nasıl işlediği kalıyor. 

Karanlık Sular, cinayet romanlarından metrelerce uzak duran benim bile ilgimi çekti hatta bana şapka çıkarttı diyebilirim. Yazar, okuyucuda baştan sona merak uyandırmayı başarıyor. Cinayeti kimin işlediğine dair ufaktan verilen ip uçlarıyla olayı çözmeye çalışıyoruz ama ne fayda. Ortada çok fazla şüpheli ve çözülmeyi bekleyen olay var. Kitaptaki diğer bir gerçek ise hiç kimsenin masum olamayacağını göstermesi. Bazen insanlar istemediği şeyleri yapabiliyor. Geçmişte kalmış günahlar cinayeti araştıran karakterlerimiz sayesinde gün yüzüne çıkıyor. Bir yandan katili bulmaya çalışırken diğer yandan güzel bir aşkın yeşermesine tanık oluyoruz. Aşkı ile geleceği arasında gidip gelen Cassandra'yı okurken yapacağı seçimi merak ederken buluyoruz kendimizi. Tabii bunların ötesinde harika bir şehir olan Venedik'ti tanıma şansı buluyoruz =) Gondollara binip en varoş mahallelerde geziniyoruz. Kitap kadar şehre de hayran kalmamak elde değil <3

Kitaba puanını verirken 4 ile 5 arasında gidip geldim aslında. Ancak 4 verdiğim kitaplardan daha fazla sevdiğim için 5i çaktım Goodreadste =D Twitter'ıma bağlı olduğu için ilginç bir şekilde yazarın dikkatini çekmiş puanım. Bir de üstüne "Egzotik Türkiye'den mutlu bir okuyucu!" şeklinde retweetlemesin mi beni o_O Yabancı yazarların bu mütevazi hallerini gördükçe okuyucusunu önemsemeyen bazı Türk yazarlardan kendi adıma utanıyorum =/

Benden size tavsiye! Fantastik ve bilim kurgu romanlarından sıkıldıysanız genç yetişkin türünün tarihi kurgu ile harmanlandığı bu ilginç kitap çok ilginizi çekecek =)


31 Aralık 2012

2012 Biterken...

Senenin ortasında Goodreads'de kendime 75 kitap hedefi koymuştum. Neyse ki gaza gelip 100 dememişim. Çünkü bu dönem dersler çok ağırdı ve ben kitap okuyacak zamanı zor buldum. Hatta Çarşamba gününe bitmesi gereken bir projem var. Ben kalkmış post yazıyorum (¬、¬)

Geçen cumartesi 2012'nin benim için son kitabı Karanlık Sular'ı okudum. Kesinlikle harikaydı! Finallerden sonra ilk iş kitabın incelemesini bloga ekleyeceğim. Hatta ben puanı verdiğimde komik bir şey oldu. Yazar verdiğim puanı görmüş twitterdan yazı yazmış: Egzotik Türkiye'den mutlu bir okuyucu! diye xD Bu yazarlar ikidir nasıl buluyor beni yahu o_O Korkmaya başladım щ(゜ロ゜щ)

Hedefimi tamamlamanın verdiği mutlulukla hangi kitaplar okunmadı şöyle bir bakayım dedim. Ne heveslerle alıp derslerin ağırlığından okuyamadığım tam 10 kitap varmış ヽ( ̄д ̄;)ノ

Kendime Not: Bu kitaplar sömestrde bitecek!

Ayrıca az önce kitaplığa bakarken Altın Zambak kitabının incelemesini yazmadığımı farkettim. Sanırım onu da tekrar okumalıyım çünkü pek bir şey hatırlamıyorum xD Yaşlandım mı ne o_O

Veee bu da 2012'nin son postu olsun. Mutlu Yıllar!


4 Aralık 2012

Alışveriş #3 - Bir KitapSihirbazı Macerası =P



Bir başka kitap alışverişiyle yine karşınızdayım. Tüyap Kitap Fuarına kilometrelerce uzaklıkta olmanın en kötü yanı o güzel indirimlerden faydalanamamak. (Evet fuar deyince benim aklıma indirim geliyor =D ) Yine millet alacak biz bakacağız derken Optimum Kitap çok güzel bir proje ile karşımıza çıktı. Kitap alışveriş sitesi kervanına katılan yayın evi, açılış şerefine tüm kitaplarda %50 indirim yaptı. Bu durum beni ne kadar çok mutlu etse de o kitapları almak pek de kolay olmadı. İlk olarak siteyi kitap fuarına yetiştirmek istedikleri için tabii ki de sitenin veritabanında ve yazılımında büyük sorunlarla uğraşmak zorunda kaldılar. (Buradan hocam beni duyuyorsa bugünlerde derste gösterdiği başarısız projeye yaşayan bir örnek olduğunu söyleyebilirim =P)

Önce fiyatlar site açıldıktan iki gün sonra yarı fiyatına ineceğine 5-6 katına çıktı xD Bunu düzeltmeleri günler aldı tabii ki. Sonrasında satış fiyatına kdv ekleyerek ikiye bölünmüş fiyatla sattılar. Tabii bu arada biz bekleyeduralım telefonla sipariş edenler malı götürdü =) Kredi kartı ile ödeme sonraki hafta başlayacak dediler ben de bir kredi kartı sahibi olarak beklemeye başladım. Gel gelelim kredi kartı yazılımı da hata verip durdu. Denemediğim kart kalmadı ama hiçbirini kabul etmedi =( Ben hataların düzelmesini beklerken yeni sınırlamalar getirildi. Sadece 50-200 lira arası alışverişlerde OK kitaplarından birini alanlara %50 indirim uygulanacak dediler. Eyvallah dedim onlara da uydum. Babama yalvar yakar havale yaptırdım falan derken bugün kitaplarım elime ulaştı. Aslında daha fazla kitap aldım ancak içlerinden bazılarını okumayacağım bazılarını ise arkadaşlarıma aldığım için fotoğrafa eklemedim.

Kitaplarım eksik geldi. Özellikle DEX kitaplarını toparlamakta belli ki baya zorlanmışlar. Aldığım iki DEX kitabının yerine hediye indirim kuponu verildi. Ahhh ah Karanlık Sular'ı da almıştım kitap gelmeyince yıkıldım resmen T_T Resimde gördüğünüz Kayıp Ruhlar Şehri kitabında basım hatası var. Twitter'dan takip edenler resmi çektim bakabilirler =) Ayrıca arkadaşıma hediye aldığım Meleğin Düşüşü aldı kitap ibretlik durumda xD Kitabın ahı gitmiş vahı kalmış. Sonuç olarak alışveriş sitesi evet iyi güzel indirimler yapmaya devam ediyor, ancak size önerim bir kaç ay daha sistemin oturmasını beklemek. Umarım zamanla en başarılı alışveriş siteleri arasındaki yerini alır...