13 Ocak 2014

[Blog Tur] Steelheart - Brandon Sanderson | Çekiliş

DÜŞMANININ ZAYIF TARAFI SENİN EN GÜÇLÜ SİLAHIN.


Kitap: Steelheart
Orijinal Adı: Steelheart
Yazar: Brandon Sanderson
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Ocak 2014 
Sayfa Sayısı: 467
Seri Adı: Reckoners #1
Tür: Fantastik, Bilim Kurgu, Genç Yetişkin

Puanım:

Dünyanın üstüne çöken felaketin gökyüzünde belirmesinin üzerinden on yıl geçmişti. Sıradan insanlar değişmeye başlamış, süper kahramanları andıran Epiklere dönüşmüşlerdi.

Ama Epikler halkın dostu değildiler. O muhteşem yeteneklerini, güç için kullanıp insanları sömürüyorlardı.

Kimse Epiklerle savaşamazdı… Asiler hariç. Asiler bir grup sıradan insandı ve hayatlarını Epiklerin zayıf noktalarını bulup onları yok etmeye adamışlardı.

David Asilere katılmak istiyordu. Çünkü Steelheart’ı istiyordu: yıllar önce babasını öldüren yenilmez Epik’i. Bunu uzun zamandır beklemiş,planlar yapmış, dünya üzerindeki tüm Epiklerle ilgili bilgi toplamıştı. Şimdi harekete geçme zamanıydı. İntikam zamanı…

David, Steelheart'ın yaralandığını gördü. 

O zamanlar sadece 8 yaşındaydı ve geriye kalan tek tanık oydu. Calamity gökyüzünde belireli 1 yıl olmuştu ve dünya üzerinde Epikler yeni yeni ortaya çıkıyordu. Babası ile bankaya giden David'in hayatı o gün tamamen değişecek, hayatının 10 yılını intikam almak için planlar yaparak geçirecekti.

Steelheart, Şikago'yu ele geçirmeye karar verdi.

İşe David ve babasının olduğu bankayı yok ederek başladı. Bankada her ne olduysa bu Steelheart'ı kızdırmış ve bankadaki herkesi öldürmesine, bu da yetmiyormuş gibi bankayı yerin dibine gömmesine ve tüm Şikago'yu çeliğe dönüştürmesine sebep olmuştu. Gerçeği sadece David biliyor. Kudretli Steelheart o bankada yaralandı. Babasının kurşunu ile...

Aradan geçen 10 yılın sonunda harekete geçmeye karar veren kahramanımız, bu işi tek başına yapamayacağından Asiler'in yardımını almak ister. Ancak Asileri böyle bir plana dahil edebilmek için önce onların güvenini kazanmalıdır. Bu da pek kolay değildir. Pek çok Epik hakkında bilgisi olsa da planında büyük bir eksiklik vardır: Steelheart'ın zayıf tarafının ne olduğu!

"O gün onun yaralandığını gördüm. Bu sır -bunun nasıl olduğu- kafamın içinde bir yerlerde Prof. Onu öldürmek için sizin ya da bir başkasının elde edebileceği en iyi şans bu. Buna sırtını dönebilir misin? Gerçekten de böyle bir fırsatın varken çekip gidebilir misin?"
David | Sayfa 142

Her Epik'in bir zayıf tarafı vardır.

Kahramanlarımız, Steelheart'ı öldürmek için ellerinden geleni yapıyor, bu uğurda büyük tehlikeler atlatıyor. Planlarında ufak tefek pürüzler çıksa da Steelheart ile karşı karşıya gelmeden önce onu neyin yaraladığını bulmak zorundalar. Yoksa hepsi ölecek! Aksiyon dolu bir maceraya hazır olun. Film tadında bir kitap sizleri bekliyor!

Bir kitabın giriş bölümü size o kitap hakkında pek çok şey söyleyebilir. Anlatımı, karakterler, kurgu... Steelheart, giriş bölümünden kitabın sonuna kadar okuyucuyu etkisi altına alan bir kitap. Muhteşem güçleri olan düşmanların ve onlara karşı koyan normal insanların içinde olduğu zekice kurgulanmış bir bilim kurgu romanı.

Karakterler mükemmel değil, özellikle ana karakterimiz David için dünyanın en havalı, en zeki ya da en güçlü karakteri ve buna güvenerek en güçlü Epik'e karşı koymaya cüret edebiliyor diyemeyiz. Metafor yaratmakta başarısız, nerd olduğu halde bunu inkar eden, pervasız ve iyi bir nişancı olsa da güçsüz bir karakter. Tüm bu eksiklerine rağmen onu seveceksiniz. David ve Megan arasındaki çekişmeyi okumak sizi de benim kadar eğlendirecek. Prof'a benim kadar saygı duyacağınızı, Cody'nin esprilerine gözlerinizi devireceğinizi de biliyorum. Brandon karakterlerini ince eleyip sık dokumuş. Epikleri bile sevmemeniz mümkün değil!

Yeni yılda okuduğum ilk kitabın böylesine güzel olmasını beklemiyordum. Sadece kapağı ile bile ilginizi çektiğine eminim. Diğer Dex kitaplarına hiç benzemeyen bir kitapla karşı karşıyasınız. Genellikle erkeklerin ilgisini çekmeyen aşk meşk konularının ağırlıklı olduğu kitaplardan kesinlikle değil. Her şeyi geçtim burada Brandon Sanderson'dan bahsediyoruz!! Bilim kurgu türünde kitapları ve süper kahramanların hikayelerini okumaktan zevk alıyorsanız bu kitap tam size göre. Kitaba ne ara başladığınızı, ne zaman bitirdiğinizi anlamayabilir, kitabı okuduğunuz süre boyunca zaman kavramını unutup yaptığınız diğer şeyleri hatırlamayabilirsiniz. Kitap bittikten sonra da kafanızda milyonlarca soru ve "ne güze kitaptı ya!" nidaları dolanacaktır. Bir süre iç dünyanıza çekilip kendinizi gerçekliğe kapatmanız ve acilen kitabı tartışacak birilerini bulmanız bu yan etkileri çabucak atlatmanızı sağlayabilir =P Yoksa benim gibi millete yanlışlıkla spoiler verebilirsiniz T_T

Reckoners serisinin diğer iki kitabının adları ise Firefight ve Calamity. Ayrıca ilk kitap bittikten sonra serinin novellası Mitosis'i de okumak isteyebilirsiniz. Umarım Dex, Firefight'in başına bu 35 sayfalık novellayı ekler ^-^ Firefight ve Calamity'nin çıkış tarihleri ise ne yazık ki belli değil.

Aşağıda kitaba 5 verdiğime bakmayın. Gönül isterdi ki sınırları aşalım, 5 üzerinden 5.5 hatta 6 verelim. Ama olmuyor olmuyor işte T_T


ÇEKİLİŞ

Yorumumu okudunuz ve kitabı deliler gibi istiyorsunuz. Kitap Oburları ve DEX'in sizler için bir sürprizi var *-* Bu harika kitabı 2 kişiye hediye ediyoruz! Tek yapmanız gereken aşağıdaki Rafflecopter programından çekilişe katılmak. Çekilişe katılmadan önce Terms and Conditions'ı okumayı unutmayın. Hepinize Bol Şans!

a Rafflecopter giveaway


13 - 19 Ocak Tur Programı

13 Ocak thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş
14 Ocak kutsalyorumcu.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma
15 Ocak mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Bunları Biliyor musunuz?
16 Ocak sssuigenerisss.blogspot.com  |  Kitap Yorumu
17 Ocak raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu  -  Yazar Tanıtımı
18 Ocak segesegese.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Alıntılar
19 Ocak pinucciasbooks.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Tanıtım Videoları

26 Ağustos 2013

World After Kitap Kapağı Yayınlandı!


Ülkemizde Meleğin Düşüşü adıyla DEX'den çıkan Angelfall (Penryn & the End of Days) serisinin merakla beklenen devam kitabı World After'ın kapağı ve kitaptan 3 sayfalık bir alıntı yayınlandı. Çok heyecanlıyım *-* Türkiye'de orijinal kapak kullanmayan DEX'in kitabı nasıl bir kapakla çıkartacağı merak konusu.

Haberin detaylarına ve alıntıya buradan ulaşabilirsiniz. Kitabın yurtdışı çıkış tarihi ise 19 Kasım 2013. Umarım Türkiye'de de yakın zamanda çıkar *-*

19 Ağustos 2013

Kitap Sihirbazı'nın %40 DEX İndiriminden Neler Aldım


Bu ay Kitap Sihirbazı'nda DEX ayı biliyorsunuzdur. Tüm DEX kitaplarına %40 indirim yaparak biz DEX severleri çok mutlu etmişlerdi. Benim de bir kaç aydır almak istediğim bazı kitaplar vardı. Hazır indirimi bulmuşken sömüreyim dedim.  

Hepsi devam kitapları tabii. Aslında bu ay çıkan Sonsuz Dokunuş'u da almayı düşünüyordum ama kapağı öyle berbat ki elim gitmedi Sepete Ekle butonuna T_T



Şimdi gelelim alışveriş hakkındaki düşüncelerime. Geçen sene site ilk açıldığında harika bir indirim yapmışlardı ve ben de o indirimden faydalanmıştım. Ama bazı kitaplar ezik gelmişti ve hatta iki kitap iptal edilmişti. Ben de bu nedenle %40 indirime rağmen alışveriş yapmak ile yapmamak arasında kalmıştım ama dayanamadım ve siparişimi geçen hafta verdim. Siparişi pazar gecesi verdiğim düşünülürse şu yukarıda görmüş olduğunuz kitapların salı günü temin edilmiş olması gayet tatmin edici. Ama sizin burada göremediğiniz iki dex kitabı daha almıştım onlar tüm hafta boyunca bir türlü temin edilemedi. Ben de geçen cuma gecesi kendilerine o kitapları iptal edebileceklerini söyledim. Kitap Sihirbazı'nın 1 yıl içinde ne kadar geliştiğinden ne kadar mükemmel bir site olduğundan falan bahsetmeyi inanın çok isterdim ama iletişim konusunda ciddi sorun yaşıyorlar. Cumartesi günü iki kitabı isteğim üzerine iptal edip hemen bu kitapları kargolamışlar. Hadi çok sağ olsunlar çok iyi yapmışlar da insan bir mesaj atmaz mı iptal ettiklerine dair. Ya da bu iptal sonucunda paramın kartıma geri mi iade edileceği yoksa başka bir alışverişte mi kullanacağım konusunda bir bilgilendirme yapmaz mı? Bu iletişim sorununa acilen bir çare bulunmalı. Onun dışında siparişime not düştüğüm şekilde gönderilen kitapların hepsi düzgündü. Ehh bu da bir şey diyor ve ellerinde kalan param için yeni sepet oluşturmaya gidiyorum ^-^

Yanisi %40 indirim az değil! Dex kitaplarını seviyorsanız alın derim. Ancak hızlı olmalısınız çünkü indirimin bitmesine 12 gün kaldı ve stoklar hızla tükeniyor!

19 Mayıs 2013

Kötü Kapaklar Güzel Kitaplar

Uzun süre çevrilmesini beklediğimiz pek çok kitap pahalı olmasından dolayı orjinal kapaklarıyla çıkmıyor. Bazı yeniden yapılan kapaklar güzel olsa da çoğu kitabı sırf kapağı yüzünden kütüphanemize sokmaktan çekiniyoruz. Geçenlerde yine çıkmasını beklediğim bir kitabın kötü bir kapakla basılmış olması beni o kadar çok üzdü ki bu güne kadar sabırsızlıkla bekleyip kitabın çıkmasıyla hayal kırıklığına uğradığım bazı kitapların listesini yapmaya karar verdim. İçlerinde sevdiğiniz kapaklar varsa bunun benim görüşüm olduğunu unutmamanızı dilerim :)

1. Ateş Ustası: Study serisinin ikinci kitabı Büyü Ustası'nı az önce bitirdim. Acilen devamını okumalıyım ama kitabı alasım gelmiyor bir türlü. Bu nedir?! İlk iki kitabın kapağını kötü bulmasam da birbirleriyle çok da uyumlu değillerdi ama Ateş Ustası cidden çok kötü olmuş. Serinin aşağıda gördüğünüz yurtdışı basımının yanında bizimki sizce de sırıtmıyor mu? Keşke önceki kitaplarla uyumlu olsun diye yine bir insan resmi koysalardı :( Bu haliyle oyun kapaklarını ya da çizgi romanları andırıyor.


2. Saksı Olmanın Faydaları: Kitabın ismini de kapağını da beğenmedim! Okurları bu kadar bekletip böyle kötü bir kapakla karşımıza çıkmalarına diyecek söz bulamıyorum. Arkaplanda neler olduğunu az çok bildiğim için daha da çok kızıyorum. Kitabı okumak yerine filmini izlemeye karar verdim.


3. Rüya Ateşi: Seriye başlamamış olsam da ne kadar çok sevildiğini biliyorum. Epsilon'un seriyi bırakma kararı ve sonrasında Artemis'ten çıkacağını öğrenmemiz zaten serinin meraklılarını yeterince üzmüştü. Epsilon yavaş yavaş orjinal kapaklara geçmeye başlamışken Artemis'in böyle alakasız bir kapakla kitabı çıkartması beni üzdü.


4. Yıldız Geçidi: Altın Kitaplar'ın genç-yetişkin ve fantastik türündeki kitaplara özenmediğinin bir kanıtı olan kapakta aslında orjinal kapağın görselleri kullanılmış ve orjinale benzetilmeye çalışılmış. Hem orjinale benzetilmeye çalışılıp hem de o güzelim kapağı bu hale getirmek büyük başarı cidden. Kendilerini tebrik etmek lazım. Kızın neden hayalete döndüğü ise merak konusu...


5. Cam Şato: Kitabın Dex'ten çıkacağını ilk duyduğumda büyük bir merakla beklemiştim. Türkçe edisyonunu gördüğümde ise bu kitabın o kitap olduğunu algılamam zaman aldı. Sorun kapağın kötü olması değil aksine güzel ama alakasız. Her şeyden önce ana karakter sarışın. Ne ara bronzlaşıp saçlarını koyuya boyadı? Orjinal kapağı çok beğendiğimi söyleyemem ama en azından sarışın bir kadın koysalar daha iyi olurmuş :(


6. Mekanik Prens: Kitabın çeviri aşamasında olduğu, çevirisinin bittiği, bir tarih verilip sonra aylarca ses seda çıkmadığı günleri hatırlar gibiyim. Sanırım Artemis'in okuyucuları ile arasını bozan en önemli olaylardan biri bu kitaptı. Yayınevi orjinal kapak kullanacağı konusunda söz vermiş, kitabın aylarca çıkmamasına rağmen hiç değilse orjinal kapakla çıkartılıp ilk kitapla uyumlu olacağını bilmemiz içimize su serpmişti. Sonra ne olduğunu anlamadan bu garip, alakasız, saçma sapan kapağın matbaada olduğunu öğrendik. Bu listede beni en çok üzen, kitabı almayacağıma dair yeminler etmeme sebep olan kapak buydu. Neyse ki bedavaya geldi =D


7. Küller Şehri:  Hazır Cassandra Clare kitaplarının kapaklarından neler çektiğimi anlatmaya başlamışken bunu da aradan çıkartalım. Aslında yayınevi bu kitabı iki kez farklı kapaklarla çıkartma inceliğini gösterdi ama ben bu eski, garip halini almış bulundum :( Şimdi elimden çıkartıp yenisini alma derdindeyim. (Bu kız normalde güzeldir belki ama şu kapağı her gördüğümde kızdan korkmadan edemiyorum xD )


8. Meleğin Düşüşü: Yine ürkütücü bir Dex kapağı ile karşı karşıyayız. Sanırım bu kapakları hep aynı kişi yapıyor. Çünkü hepsi olması gerekenden daha ürkütücü ve sert kapaklar. (Kişinin yaptığı işler kişiliği hakkında bilgi verirmiş... Neyse...) Meleğin Düşüşü tadı damağımda kalan, devamını deliler gibi beklediğim bir kitap. Kitabın orjinal kapağını Dex pek sevmemiş olsa da beni çeken yine aynı kapaktı. Bu kapak ise konuya uygun olmasına rağmen kitaplığımda görmek isteyeceğim bir kapak değil.


9. Vampir Akademisi: Aslında serinin ilk çıkan basımlarının hiçbirini sevmiyorum ama yayınevi yine ortalarda durumu toparlamaya ve eski kitapları yeni kapaklarla basmaya çalışıyor. Bildiğim kadarıyla ilk kitap ve Buz Öpücük (3. kitap) eski kapaklarla kaldı sadece. İşin başında özenerek yapsalar da sonra uğraşmasalar daha mantıklı olmaz mı? (Kadının neden kaşı yok ve adamın gözleri neden bu renk? Biri bana bunu açıklasın.)


10. Nehirlerin Kadını: Philippa Gregory'nin Kuzenler Savaşı serini için hazırlanan kapakların hiçbirini beğenmiyorum. Cidden çok çirkin kapaklar yahu o_O Ama alıyoruz el mahkum :(



Listede en çok Artemis ve Dex kapakları olmasının nedeni en çok onların kitaplarını okuyor olmam. Pegasus hep orjinal kapak kullanıyor. Ephesus'un yaptığı kapaklar ise orjinalden çok daha güzel oluyor. Bu postu yazmak sinirimi az da olsa geçirdi =D Paylaşmak güzel şey =P

4 Mayıs 2013

Julianna Baggott - Füzyon Çıktı!

Julianna Baggott'ın Dex'den çıkan Pür (Pure) serisinin ikinci kitabı Füzyon (Fuse) internet sitelerinde satışta. Serinin takipçilerinden olduğum için kitabın çıkmasını uzun zamandır bekliyordum. Acilen alıp okumam lazım!


Kitap: Füzyon
Yazar: Julianna Baggott
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 468
Seri: Pür
Tür: Distopya, Genç Yetişkin
Goodreads | Okuoku | D&R

"Talebimizi reddederseniz, rehineleri öldüreceğiz..."

Kıyamet günü gelip de İnfilaklar yaşandığında, Kubbe'dekiler güvendeydi. Hayatta kalan dışarıdaki perişanlar, külün ve dumanın ortasında yaşam savaşı verirken, Pürler sırça köşklerinde yara almadan hayatlarına devam etmişti.

Şimdiyse Pür'lerin önderi Willux oğlunu geri almak adına hayatta kalanlara karşı korkunç bir saldırı düzenliyor. Ona karşı mücadele etmek için küçük bir grup biraraya geliyor: savaşçı Lyda, devrimci Bradwell, muhafız El Capitan ve gizemli geçmişi peşini bir türlü bırakmayan Pressia, Evveliyata dair bir dizi şifreli ipucunu çözüp hayatta kalanları kurtarmaya çalışıyor.

Füzyon, geleceklerini kurtarmak ve dünyanın kaderini degiştirmek için mücadele eden insanların nefes kesen hikâyesi.

Grotesk bir anarşinin hüküm sürdüğü bir dünyayı anlatan post-apokaliptik seri, Pürden sonra, Füzyon ile okurunu bambaşka korkularla yüzleştiriyor. "Oğlumuzu istiyoruz."




Kitabın kapağını da çok beğendiğimi söylemeliyim. Kapaktaki kanat bir pelikana ait. Kapağın nasıl çekildiğini merak edenler aşağıdaki videoyu izleyebilir.




8 Mart 2013

Mart Ayı Fantastik/Distopik Kitapların Ayı!..

Mart ayında yayınevleri kendilerini fantastik ve distopik kitaplara vermiş. Mart ayında doğmuş biri olarak bu duruma en çok sevinenlerden biri de benim =) Peki bu ay hangi fantastik/distopik kitaplar okunmak için bekliyor?

1.


Kitap: Eşleşme
Yazar: Ally Condie
Yayıncı: DeliDolu
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 352
Tür: Genç-Yetişkin, Distopya, Romantizm
Sizce "kusursuz" bir yaşam mümkün olabilir mi?
Kimi seveceğinize, nerede çalışacağınıza, hatta ne zaman öleceğinize başkalarının karar verdiği bir dünya düşünün.
Bu dünyada uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemeniz gerekmiyor çünkü tüm seçimleri sizin adınıza görevliler yapıyor. Üstelik hepsi "kusursuz" seçimler.
Tüm hastalıkların tedavi edildiği, insanların uçan trenlerle seyahat ettiği, eşleşme yoluyla "eşsiz" evliliklerin, ailelerin ve nesillerin yetiştiği böylesi mükemmel bir dünyada, Toplumun tüm üstün güçlerine ve kontrolüne rağmen mevcut sistem çatırdamak üzere…
Cassia'nın yapay bir cam fanus içerisinde yaşadıklarını idrak etmesi uzun sürmüyor. Toplumun ona sunduğu mükemmel dünyanın tüm nimetlerine sırt çevirmeye hazır. Kalbinde hissettiği aşkın gücü ve özgürlük için göstereceği cesaret onu yeterince güçlü kılmaya yetiyor. Ama Topluma başkaldırabilmek ne yazık ki mümkün değil. En azından şimdilik…

Yayın hayatına hızlı bir giriş yapan Delidolu, iddialı bir kitapla karşımıza çıkıyor. Orjinal adı Matched olan kitabın Tudem yayınlarından çıkacağını neredeyse 1 yıl önceden beri hepimiz biliyorduk. Tudem'in bir kolu olan Delidolu, Eşleşme kitabında orjinal kapak kullanarak serinin bekleyenlerini sevindirmeyi başardı. Sadece kitaplarıyla değil, okuyucusuna verdiği önemle ve Türk bloggerlara daha şimdiden verdiği destekle de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Yayınevinden çıkan diğer genç-yetişkin kitapları ise şöyle:

Candor - Pam Bachorz
Gri Gölgeler Arasında - Ruta Sepetys
Geri Gelenler - Gemma Malley
Bildirge | Direniş | Miras - Gemma Malley

En güncel Delidolu kitaplarını ilk öğrenenlerden olmak için facebook sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın ^-^
İzmir'de olmalarından dolayı sevgimi kazanan yayınevine yayın hayatında başarılar diliyorum.

2.

Kitap: Tanrı
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 408
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Akit'in kuralları Alex'i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills'de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden'ı da. Furiler, Alex'in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.
Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth'le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex'in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex'i bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.
Alex'in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon'u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor. Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor.
Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor. Melez Sözleşmeleri serisi, Melez ve Safkan'dan sonra Tanrı ile devam ediyor.

Dex'in en sevdiğim serisi olan Melez Sözleşmeleri'nin üçüncü kitabı Tanrı yavaş yavaş raflardaki yerini almaya başladı. Ancak pek çok alışveriş sitesine ya gelmedi ya da 13 Mart'ta ön satışına başlanıyor. Bu duruma en çok üzülenlerden biri de benim.  Hepsiburada'nın %30 indiriminden faydalanmak için kitabın satışının başlamasını bekliyorum. İndirim 15 Mart'ta bitiyor ve artık indirim bittikten sonra satışına başlamalarından korkar oldum.

Tanrı için serinin en iyi kitabı diyorlar. Meraktan çatlamak üzereyim! Kitap elime geçtiği gün hunharca okunacak :D Vize haftasına denk gelse bile okurum :D Bu seriyi çoooooooooook seviyorum ♥ 

3.



Kitap: Ejder Ateşi
Yazar: Sophie Jordan
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 320
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Gizli bir gerçek ezeli düşmanlar lanetli bir aşk.
Jacinda bir drakidir... Ejderha soyundan gelen ve en büyük savunma gücü insana dönüşmek olan bir ırka mensuptur. Küçük yaştan itibaren özel yeteneğiyle göze çarptığını ve her hareketinin izlendiğini bilse de, özgürlük onun için her şeyden önemlidir. Halkının en kutsal kuralını çiğneyince hayatı tehlikeye girer ama Will isimli yakışıklı bir yabancı sayesinde kurtulur...
Fakat bu yabancı onun türünden olanları avlamaktadır.
Ailesiyle insanların arasına kaçan Jacinda çevresine uyum sağlamaya çalışır. Tek tutunabileceği dal, içindeki drakiyi canlandıran Will'dir. Karşı konulamaz bir şekilde ona kapılsa da Jacinda, onun avcı olduğunu bilmektedir. Ondan uzak durması gerekmektedir ama içindeki draki yavaş yavaş öldüğü için en tehlikeli düşmanıyla yakınlaşmayı bile göze almıştır. Efsanevi güçler ve nefes kesici bir romantizm, tüm beklentileri aşan ve sevgisi kadim bir uçuruma köprü ören bir kızın öyküsünde can buluyor.

Dualarım kabul oluyor! Yayınevleri anlaşmış sanki o_O Hepsi doğum günümde en çok merak ettiğim kitapları çıkartıyor. Yine 13 Mart'ta ön siparişle alabileceğimiz kitaplardan olan Ejder Ateşi, aşk romanları ile ülkemizde de büyük beğeni toplayan yazar Sophie Jordan'ın ilk fantastik kitabı. Draki Serisi'nin ilk kitabı olan Ejder Ateşi yine uzun zamandır yayın haklarının alındığı bilinen ve sabırla beklenen kitaplardan biriydi.

Yayınevinin önümüzdeki günlerde çıkarmayı planladığı ve çıkması uzun zamandır beklenen bir diğer fantastik kitap ise Silüet. Kitabın ön sipariş tarihi yine 13 Mart =)

4.



Kitap: Yıldız Geçidi
Yazar: Josephine Angelini
Yayıncı: Altın Kitap
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 456
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm

Yıldızlara yazılmış bir aşk...
Antik Yunanda başlayan bir kan davası...
Tanrıların bile yok edemeyeceği bir lanet...
Helen Hamilton on altı yaşına dek farklı biri olduğunu herkesten gizlemişti. Gözlerden ırak küçük Nantucket Adasında bunu başarmak kolay bir iş değildi ve gün geçtikçe de zorlaşıyordu. Geceleri, çölde umutsuzca dolaştığını gördüğü kâbuslardan susuzluktan yanarak uyandığında, çarşafları kum ve tozla kirlenmiş buluyor, üç yaşlı kadının kanlı gözyaşları döktüğü halüsinasyonlar ise hiçbir yerde peşini bırakmıyordu.
Yolları ilk kez Lucas Delosla kesiştiğinde, ne kaderin tüm tarih boyunca ısrarla tekrar ettiği büyük bir trajedide başrolü oynayacaklarından haberi vardı ne de bazı mitlerin sadece efsaneden ibaret olmadıklarından. Bundan sonra ne yapması gerektiğini ve kendisini Lucasla bir araya getiren kaderi yıkmaya çalışan yarı tanrısal güçlerle nasıl baş edeceğini çok iyi biliyordu. Çünkü o tanrıların soyundandı ve bu dünyada yalnız değildi.

Altın Kitap okurlarını şaşırttı ve hiç beklemediğimiz bir anda Starcrossed serisinin ilk kitabını çıkarttı. Ön satışı 14 Mart'ta başlayacak olan kitap, mitolojiyi seven genç okuyucuların ilgisini çekeceğe benziyor.

Kitabın kapağı hakkında konuşmadan da edemeyeceğim. Orjinal kapağı biraz değiştirerek kullanan yayınevi keşke biraz daha özenseymiş. Orjinal kapağa bayılan birisi olarak maalesef bu halini pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim =(

5.


Kitap: Duman ve Kemiğin Kızı
Yazar: Laini Taylor
Yayıncı: Artemis
Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 444
Tür: Genç-Yetişkin, Fantastik, Romantizm
Goodreads

Bir zamanlar, şeytanın ininde
yerde tüylerle oynayan
küçük ve masum bir kızdı.
O, artık masum değil…



Veee işte en çok merak ettiğim kitap! Yurtdışında büyük beğeni toplayan Daughter of Smoke & Bone, en sonunda Türk okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Kitabın Mart ayında çıkacağı kesin ancak tam tarih veremiyorum. Kitabın turu ise tabii ki Kitap Oburları'nda olacak =) Heyecanla kitabın çıkmasını bekliyoruz *-*

Artemis'den çıkacak bir diğer fantastik kitap ise Gölgelerin Yolu. Kitabın Mart sonu gibi çıkması bekleniyor.

2 Mart 2013

Kitaplar... Kapaklar...

Dün Hazal'ın doğum günüydü. Biz de buluşup tüm günü bir alışveriş merkezinde gezerek ve yiyip içerek geçirdik =D Hatta en son Özsüt'de oturup saatlerce çene çaldık. Gülüşmelerimizi ve garip hareketlerimizi gören insanlar da bize dik dik baktı doğal olarak XD Tabii Özsüt deyince akla birbirinden nefis pastalar geliyor. Pastalarımız geldiğinde bir mum rica ettik, onlar da kırmadılar bizi =) Oburların facebook sayfasını beğenenler Hazal'ın pastasıyla fotosunu görmüştür.


Büyük bir alışveriş merkezine gidiyorsanız, bir kitap kurdu olarak bakmadan çıkmayacağınız yer kesinlikle kitapçılardır. Biz de D&R'a gitmeyi ihmal etmedik. D&R'ın altını üstüne getirip yayınevlerini ve kitapları eleştirirken Arunas Yayıncılıktan çıkan Yürüyen Ölüler kitabının hem ciltli hem ciltsiz versiyonları gözümüze takıldı.

Yurtdışında örneklerine sıkça rastladığımız ama Türkiye'de pek göremediğimiz cilti kitaplara pek çoğumuz hasetle bakarız. "Ahhh şu kitabın ciltlisi çıksa alırdım" dediğimiz kitaplar kesinlikle vardır. Ancak yayınevleri maliyeti daha yüksek olacağı için ciltli kitapların çok fazla satmayacağını düşünür ve böyle bir işe kalkışmaz. Normal bir okuyucu için ciltli kitap pek önemli değildir. Fiyatına göre pek çok okur ciltsiz kitaba yönelecektir. Ya koleksiyoncular? Bir kitap koleksiyoncusu olarak çok beğendiğim kitapların ciltlisini almayı tercih ederim. Özellikle yayınevleri popüler kitaplarını iki şekilde de basıp iki tür okuyucuyu da düşünse daha hoş olmaz mıydı?

Yürüyen Ölüler sanıyorum buna en güzel örnek. Arunas, İthaki, Artemis gibi yayınevleri daha önce bazı kitaplarını iki şekilde de basarak gözüme girmeyi başarmıştı. Ancak pek çok yayınevi ciltlisi bile kapış kapış gidecek bazı kitapları için bu uygulamadan kaçınmaya devam ediyor. Örneğin Dex'i ele alalım. The Selection (Türkiye'deki adıyla Beni Seç) daha çıkmadan büyük ilgi toplamış, çıktığı hafta ilk basımı tükenmişti. Hal böyleyken dün Yürüyen Ölüler kitabını görünce "Neden Dex, Beni Seç'i ciltli de basmadı?" sorusu aklımıza takıldı. Sonuçta Doğan Egmont çocuklar için yayınladığı kitapların neredeyse hepsini ciltli olarak basıyor ve o kitapları gören herkesin çocuk olası geliyor. Yoksa çocuk kitaplarına yetişkinlerinkinden daha çok mu özeniliyor?



Türkiye'de çok fazla koleksiyoncu olmayabilir ancak bunu dikkate alarak yayınevleri az sayıda özel basım ciltli kitaplar da çıkartabilir diye düşünüyorum. Aynı şekilde Pegasus özellikle de filmi yayınlandıktan sonra Açlık Oyunları serisinin reklamlarını neredeyse her gün yapar oldu. Özellikle de filmden sonra kitabı almayan kalmamıştır sanıyorum. Pegasus bu durumu kullanarak film çıktığında serinin ciltli versiyonunu da basabilirdi. Yurtdışında o kadar güzel kapaklarla çıkartıldı ki bizde neden bu kadar üstünde durulmadı da sadece her gün aynı afişle reklam yapıldı anlamış değilim. 


Bazen ise yayınevleri kitapları sadece ciltli çıkartabiliyor. Bunun en büyük örneklerini Fısıltı ve Cehennem Makineleri serilerinde gördük. Tabii bu sefer de koleksiyon yapmak istemeyen okuyucular sorun yaşadı. Final kitabının 29 liradan satıldığını hepimiz biliyoruz. Bazıları kitabın pahalılığından yakındı doğal olarak. Önceden de dediğim gibi yayınevlerinin korkulu rüyası "kitabın satmaması" durumu böyle zamanlarda kendini daha çok gösteriyor. Ben Fısıltı serisini 2 sene önce bir alışveriş sitesinden 3lü set olarak aldığımda kitaplar ciltli olmasına rağmen gerçekten çok uygun fiyata satılıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kitapların tanesi 16 lira gibi bir şeydi. Koleksiyon yapmaya yeni yeni başlamış biri olarak kitaplığımda ciltli bir setin olması benim için harika bir şeydi. Bu nedenle hiç düşünmeden kitapları almıştım. Tabii serinin beklentilerimi karşılamaması benim için büyük hayal kırıklığı olsa da kitaplığımda ciltli kitaplar görmek beni hala mutlu ediyor ve sırf bu nedenle serinin son kitabını da aldım =D


Bu arada kitapların üstündeki kolyeyi dün Hazal'la gezerken Koton'dan 7 liraya aldım. Dün Hazal'ın doğum günüydü ama ben hep kendimi şımarttım nedense... =P

Son olarak da daha önce ciltli kitap basmayan çok sevilen bir yayınevinin büyük reklamlarla çıkartmayı planladığı ve yine şimdiden çok merak edilen bir kitabını ciltli olarak basmayı düşündüğünden bahsedeyim. Ne yazık ki yayınevinin ve kitabın ismini veremiyorum. Ancak kitabın ciltli olarak çıkması kuvvetle muhtemel ve satış fiyatı 25 lira olarak düşünülüyor. Kitabın ciltli olarak çıkacağını duyduğuma sevinmiş olsam da her bütçeye hitap edebilmek adına ciltsiz versiyonunu da basmalarını temenni ediyorum. Benim hangisini alacağımı merak edenlere "tabii ki CİLTLİ olanını" derim =)

14 Şubat 2013

Beni Seç - Kiera Cass


Kitap: Beni Seç
Yazar: Kiera Cass
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Şubat 2012
Sayfa Sayısı: 300
Tür: Distopya, Genç-Yetişkin, Romantizm
Goodreads | Okuoku | D&R

Bir prens nasıl tavlanır?
Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçimi kazanmanın tek yolu Prens Maxon'ı kendine âşık etmek. 
America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen'i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.
America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.
35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

Veeee büyük gün geldi! Beni Seç çıktı! Geldiği gün okundu ve hunharca bitirildi! Şimdi etkisinden kurtulmak var. DEX sen bana neler yapıyorsun böyle T_T


Monarşi ile yönetilen Illea'nın (üçüncü dünya savaşından sonra Amerika'nın olduğu yerde kurulan bir ülke) Prensi evlilik çağına geldiğinde hangi sınıftan olursa olsun ülkenin en güzel ve en yetenekli kızları için karşı koyulamaz bir şans doğar. Evlilik çağına gelmiş bütün Illea kızları SEÇİM adı verilen Prens'in gelecekteki eşi ve tacın sahibini seçen bir organizasyona katılma şansı bulur. 35 kızdan biri olmak için form doldurmaları ve fotoğraf çektirmeleri gerekir. America Singer için ise bu seçimin hiçbir önemi yoktur. O ne prensin ne de tacın peşindedir. Aşık olduğu adam, kendinden düşük sınıftan olan Aspen ile evlilik hayalleri kurmaktadır. Ancak hem annesinin baskısına hem de Aspen'in ileride pişman olacağına dair inancına daha fazla karşı koyamaz ve SEÇİM'e katılır. Beklemediği şey ise 35 kız içine girecek olmasıdır. İsmi okunduğu andan itibaren tüm hayatı değişecek, kendini birbirine düşman kesilen 34 kızın içinde bulacaktır. Prens Maxon ile karşılaştığı anda ise tüm düşünceleri yavaş yavaş değişmeye başlar.

Kitap yurtdışında ilk çıktığı zaman kapağına aşık olmuştum. "Bu kitap Türkçe'ye çevrilmeli!" diyordum kendi kendime. Ve çevrilecekse eğer orjinal kapakla basılmalı... Keşke başka şey isteseymişim. Çünkü The Selection'ı herhangi bir yayınevi değil DEX aldı! Duyurusunu yaptıkları gün evde sevinç çığlıklarını atmaya ve gün saymaya başlamıştım bile. Dün kitap geldiği gibi daha fazla dayanamadım ve kitaba başladım. Ön okumayı zaten bir kaç gün önce okumuştum ve kaldığım yerden devam etmek bana zaman kazandırmıştı. (Ön okuma denen şeyi bulana benden sevgiler )

Kitap başlarda biraz yavaş ilerliyor. America'nın hayatını, Aspen'e duyduğu aşkı ve SEÇİM uzuuun uzun anlatılıyor. Bir yerden sonra "hadi artık saraya gideliiiim" demeye başlıyorsunuz zaten.

Aspen

Illea'da kast sistemini, sınıf 1den 8e geçerken insanların nasıl fakirleştiğini ve aç kaldığını görüyoruz kitapta. America 5. sınıftan (sanatçılar sınıfı) ve ailesi geçim sıkıntısı çekenlerden. Sosyal statüsü kendisinden bile daha düşük (6. sınıftan) olan Aspen'e aşık ve ileride onunla evlenmeyi umuyor. Para mı aşk mı sorusunu yönelten yazarımız sayesinde "acaba ben ne yapardım" diye düşünmeden edemedim. Bu konuya çok fazla yabancı değiliz aslında. Evlilikte kadının altında ezildiğini düşündüğü için mutsuz olan, evliliği yıkılan pek çok erkek var. Aşk ne kadar büyük olursa olsun parasızlığın getirdiği zorluklar aşkın ölmesine sebep olabiliyor. Bence Aspen de onları temsil ediyor ve bunun bilincinde olarak America'yı SEÇİM'e yönlendirmeye çalışıyor. Bunu yapmaktan nefret etse bile... Karakterlerimiz için durum ne olur bilinmez ancak ikilinin bunun yüzünden büyük acı çektikleri belli. Bunları okurken duygulanmamak elde değil.


"Ben bağış yapılacak biri değilim America. Ben bir erkeğim. Benim karşımdakine bakıyor olmam lazım."
Aspen | Sayfa 51

Prens Maxon

Saraya adım atışımızdan itibaren asıl eğlence başlıyor! Tacın peşinde 35 kızı birbirini yiyip dururken görmek hayli komik. Ne zaman saç saça baş başa girecekler merak etmeden duramıyorsunuz. Özellikle de Prens Maxon ortaya çıktıktan sonra. Kızlar birbiriyle didişedursun Maxon ile America tanıştıktan sonra pek şansları kalmıyor ne yazık ki. Ortada rekabet yok!! Keşke yazar diğer kızları biraz daha ön plana çıkartabilse ve Maxon'un kafasını karıştırmalarını sağlayabilseymiş. Ya da ne bileyim Maxon biraz daha oyuncu olsa fena olmazdı hani. Ama olaylar bariz bir şekilde Maxon ve America arasında geçiyor ve diğerlerine bunu masa tenisiymiş gibi izlemek düşüyor. SEÇİM'in Biri Bizi Gözetliyor (Saray Versiyon) olduğunu söylemiş miydim? Her hareketleri kameraya çekiliyor ve ulusal kanalda yayınlanıyor. Kızlarla ve Prensle konuşan şovmenleri bile var xD (Hmmm tanıdık geldi mi?)



"Sıradan bir kız olarak geçireceğiniz son gecenin keyfini çıkarın. Yarın, ne olursa olsun, hayatınız sonsuza dek değişmiş olacak. Ve eski ama iyi bir öğüt: Kendiniz olun."
Kraliçe Amberly | Sayfa 55

America'yı anlamakta çok zorlandım. Aspen'e aşıkken ne ara Maxon'a da mavi boncuk dağıtmaya ya da SEÇİM'e ciddi yaklaşmaya başlıyor? Duyguları değişiyor mu? Yoksa böyle hoş bir adamın ilgisi hoşuna gittiği için mi böyle davranıyor? Aslında bu merak daha 35 kızdan biri olduğunu öğrenmeden önce başlıyor. Maxon'a alıcı gözüyle bakmalar, 35 kızdan biri olduğunu hayal etmeler, Maxon başka kızlarla ilgilendi mi aman niye ilgileniyor diye düşünmeler falan... Kızım aklını başına topla! Kimi seviyorsun karar ver. Öyle bir ona bir buna olur mu hiiiç o_O


Düşmanlık da nereye kadar! Tacın sahibi kim olursa olsun arkadaşlığa değer veren kızlar da yok değil. America çok güzel arkadaşlıklar kazanıyor. Ancak onları kaybetmemek için uğraşsa iyi eder. Kimin gerçekleri söylediği, kimin ise rol yaptığı bilinmez. America'ya neden güvensinler ki? Ayrıca saraya tek bir amaç için gelenler de var. Gözünü karartmış "o taç benim olacak" diyerek önündeki tüm engelleri yakıp yıkmaya çalışan kızları da okuyoruz kitapta. Amaçlarına ulaşırlar mı bilinmez ama Maxon'u bunlarla tavlayamazsınız tatlıııım =P




Kitabın kapakları malum çok güzeller. Serinin ikinci kitabı The Elite kapağını daha önceden blogumdan duyurmuştum. İsminin neden "Elit" olduğunu kitabı okuduğunuzda anlıyorsunuz. Hatta ilk kitapta neden kızın üzerinde mavi elbise olduğunu bile öğreniyorsunuz =D Kitabın yurtdışı çıkış tarihi 23 Nisan. Sizi bilmem ama ben şimdiden neşe doldum *-* Ayrıca The Prince adında kısa bir hikaye de mevcut. Prens Maxon'un SEÇİM'den önce hayatında olan bir kızı anlatıyormuş. (Hmmm okumak lazım)

Uyumsuz kitabına "Açlık Oyunları'na çok benziyor." diyenlere sesleniyorum: Aman haa bu kitabı okumayın! Kiera Cass çok güzel bir kitap yazmış. Ancak her bölümde aklımıza Açlık Oyunları'nı getiren sahnelerle karşılaşıyoruz. Yazarımız çok etkisinde kalmış belli. Bunu görmezden gelemediğiniz takdirde kitaptan keyif almanız çok zor.

Hem eğlendiren, hem düşündüren, yeri geldiğinde duygulara boğan çok güzel bir kitaptı Beni Seç. Kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. 1 günde bitiveriyor. Zaten 300 sayfacık =( Resmen hevesim kursağımda kaldı. İkinci kitap çabucak çıksa da okusak =/

13 Şubat 2013

DEX Dediğin D&R'dan Alınır!


Amma reklam yapıyorum farkındayım ama doğruya doğru. İki aydır en çok merak ettiğim kitapları üst üste çıkartan DEX sayesinde kitap alışverişi yapmak zorunda kaldım xD Bir çok alışveriş sitesinde fiyatları araştırdım ve en uygunu D&R'dı. Hem kitaplar daha çok indirimliydi hem de 50TLden sonra kargo bedavaydı. Eğer yakın zamanda kitap alışverişi yapmayı düşünüyorsanız aklınızda bulunsun derim =)

Bu D&R'dan ilk alışverişim oldu. Bu nedenle biraz endişeliydim. Kitaplar düzgün gelecek mi? Ne kadar beklemem gerekecek? falan derken Pazar gecesi yaptığım alışveriş Beni Seç kitabının da yeni çıkmasından dolayı bugün elime ulaştı *-* Bu arada hediye paketi seçeneğinin bedava olması ne kadar güzel bir şey! İnsan kendi kendini şımartabiliyor =P



Veee bunlar da yeni cicilerim <3


Kitaplar çok güzel görünüyor *-* Tabii ben okumaya Beni Seç'den başlayacağım.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim: Cam Şato kitabı yayın haklarının alındığını öğrendiğimden beri merak ettiğim bir kitaptı. Orjinal kapak ile çıkacağına o kadar emindim ki kitabın Türkçe edisyonunu ilk gördüğümde "bu ne yahu almam ben bunu" dedim =D Daha sonradan anladım Throne of Glass olduğunu o_O Tabii öğrendiğimde saçımı başımı yoldum "nasıl yaparlar bunuuu" nidaları eşliğinde. DEXciğim çok üzgünüm ama bu kapak olmamış =/ Bu kapaktaki kız hiç suikastçiye benziyor mu yahu o_O O kılıç hiç olmamış. Arkaya da ejderha koyalım tam fantastik olsun. Meleğin Düşüşü ile başlayan hayal kırıklıkları silsilesi bu kitap ile devam etti benim için ne yazık ki =( DEX kendi kapağını yaptığında nedense ortaya çok sert ve ürkütücü kapaklar çıkıyor. Keşke bu konuda bizim fikrimiz de sorulsa? Orjinal kapak ile çıkmaması sorun değil. Sadece bu kapak olmamış yaaaa T_T

Ben yavaştan Beni Seç'ime döneyim *-* (Final kaldı yine xD )

6 Şubat 2013

DEX Şöleninde ben de varım *-*

Saklama Kabı harika bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Şölen boyunca 41 DEX kitabını okuyup blogunda yorumlayacak. Bu etkinliğine ben de destek veriyor ve okumadığım DEX kitaplarını arkadaşım Eren ile aynı zamanlarda okuyup yorumlayarak karşılıklı paslaşmayı düşünüyorum.

Bu etkinlikte siz de Eren'e katılmak isterseniz Saklama Kabı'nı takip edebilirsiniz ;)

Benim okuyacağım DEX kitapları şöyle:
L. A. Weatherly - Melek Ateş
Ernest Cline - Başlat
Robin LaFevers - Ölümcül Merhamet
Brodi Ashton - Yerkara
Sarah J. Maas - Cam Şato
Kiera Cass - Beni Seç

İşte Eren'in harika DEX hazinesi!! (Kıskandım >_< )


2 Şubat 2013

Beni Seç - Kiera Cass

The Selection'ın kapak görseli tamamlanmış! Uzun zamandır beklenen kitabın DEX imzalı Türkçe edisyonu böyle olacak...



14 Şubat gelse de okusak *-*

24 Ocak 2013

Karanlık Sular - Fiona Paul


Kitap: Karanlık Sular
Yazar: Fiona Paul
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 432
Tür: Genç-Yetişkin, Cinayet, Romantizm, Tarihi Kurgu

Rönesans'ta aşk, şehvet, ihanet, kargaşa ve sosyete...

Cassandra Caravello bir kızın istediği her şeye sahipti: göz alıcı mücevherler, en popüler partilere davetiyeler, yakışıklı zengin bir nişanlı ve daha fazlası… ama Cassandra'ya bunlar yetmiyordu. Anne-babasının ölümünden sonra kendini su şehrinde tuzağa düşürülmüş gibi hissediyordu, sanki karanlık bir labirent gibi uzanan kanallar ona kaçmasını fısıldıyordu.

Cassandra bir gece göğsünün üzerine kanlı bir X işareti çizilmiş, bir kadın cesedi gördü ve kendini gizli cemaatler, fahişeler, katillerle dolu tehlikeli bir dünyanın içinde buldu. Aynı gece Falco adında fakir bir ressamın çapkın gülümseyişine tutuldu.

Cassandra duygularını kontrol altına alıp nişanlısına sadık kalmayı başarılabilecek mi? Onlar Cassandra'yı bulmadan, o katilleri bulabilecek mi?..

Yıllardır facebookta kitap kazandıran yarışma ve çekilişlere katılırım ilk defa bir kitap kazandım. Hayret!  Önceki alışveriş yazımı okuyanlar bilir. Karanlık Sular'ı almıştım ancak stokta olmadığı için iptal edilmişti. DEX, cover yarışmasını kazanınca bu güzel kitabı bana gönderdi. Poşetten Karanlık Sular çıkınca evde hoplayıp zıplamaya, mal mal sırıtmaya başladım. Annem beni öyle görünce aklımdan şüphe etmeye başlamış ahahahaahaha xD

Kitabın kapağı harika! DEX'e orjinal kapak kullandığı için ayrıca teşekkür etmek lazım. Ama sadece kapakla bitmiyor. İçine de özenilmiş belli. Bölüm başlangıçları süslü püslü ve o kadar şık görünüyor ki bayıldım *-* Kitaplığa değil direk salondaki vitrine koymak lazım bunu =P Bunların dışında DEX'ten uzun zamandır imla hatasız okuduğum ilk kitaptı. Bu da beni ayrıca mutlu etti =)




Tarihi kurguya olan zaafımı artık sizler de biliyorsunuz. Bir roman bana savaşları, o dönemdeki insanları hatta kıyafetleri anlatsın isterim. Bilmediğim bir yerde bilmediğim bir tarih her zaman daha cazip gelir bana. Bu nedenle kitap hem Rönesans dönemi Venedik'inde geçip hem de Genç-Yetişkin ve Cinayet türlerinde oluyorsa  benden kafadan 3 puan almış demektir. Geriye yazarın kitabı nasıl işlediği kalıyor. 

Karanlık Sular, cinayet romanlarından metrelerce uzak duran benim bile ilgimi çekti hatta bana şapka çıkarttı diyebilirim. Yazar, okuyucuda baştan sona merak uyandırmayı başarıyor. Cinayeti kimin işlediğine dair ufaktan verilen ip uçlarıyla olayı çözmeye çalışıyoruz ama ne fayda. Ortada çok fazla şüpheli ve çözülmeyi bekleyen olay var. Kitaptaki diğer bir gerçek ise hiç kimsenin masum olamayacağını göstermesi. Bazen insanlar istemediği şeyleri yapabiliyor. Geçmişte kalmış günahlar cinayeti araştıran karakterlerimiz sayesinde gün yüzüne çıkıyor. Bir yandan katili bulmaya çalışırken diğer yandan güzel bir aşkın yeşermesine tanık oluyoruz. Aşkı ile geleceği arasında gidip gelen Cassandra'yı okurken yapacağı seçimi merak ederken buluyoruz kendimizi. Tabii bunların ötesinde harika bir şehir olan Venedik'ti tanıma şansı buluyoruz =) Gondollara binip en varoş mahallelerde geziniyoruz. Kitap kadar şehre de hayran kalmamak elde değil <3

Kitaba puanını verirken 4 ile 5 arasında gidip geldim aslında. Ancak 4 verdiğim kitaplardan daha fazla sevdiğim için 5i çaktım Goodreadste =D Twitter'ıma bağlı olduğu için ilginç bir şekilde yazarın dikkatini çekmiş puanım. Bir de üstüne "Egzotik Türkiye'den mutlu bir okuyucu!" şeklinde retweetlemesin mi beni o_O Yabancı yazarların bu mütevazi hallerini gördükçe okuyucusunu önemsemeyen bazı Türk yazarlardan kendi adıma utanıyorum =/

Benden size tavsiye! Fantastik ve bilim kurgu romanlarından sıkıldıysanız genç yetişkin türünün tarihi kurgu ile harmanlandığı bu ilginç kitap çok ilginizi çekecek =)


21 Aralık 2012

[Blog Tur] Obsidiyen - Jennifer L. Armentrout + Yazarla Röportaj


"Hayatımda gördüğüm en seksi erkek ve tam bir öküz."



Kitap: Obsidiyen
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Aralık 2012
Sayfa Sayısı: 360
Seri Adı: Lux
Tür: Fantastik, Romantizm, Genç-Yetişkin

Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginia'ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar. Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.

O, ağzını açtı.

Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti. Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikaye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı. Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemon'ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.

Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar Daemon'ın yanından ayrılmamaktı.

Babasının ölümünden sonra annesinin biraz değişiklik bulma isteğine karşı gelemeyen Katy, kendini Virginia'nın Ketterman kasabasında bulur. Bu medeniyetten uzak kasabada yaşamının daha ne kadar sıkıcılaşacağını düşünürken hem yer sormak hem de tanışmak maksadıyla komşu evin kapısını çaldığında yeni hayatının sıkıcılıkla uzaktan yakından alakası olmayacağının farkında bile değildir. Kapıyı yaşıtı, aşırı yakışıklı ve yarı çıplak(!) bir erkek açar. Katy'nin nutku tutulmuş ne soracağını şaşırmıştır ki, o konuşur. Keşke konuşmasa... Daemon Black lise son sınıf öğrencisi, Ketterman'a hiç yakışmayacak yakışıklıkta bir oğlandır ama öküzün tekidir. Katy ile daha ilk tanışmalarında kıza hakaretler yağdırdığı yetmiyormuş gibi kardeşi Dee ile arkadaşlık etmesine de izin vermez. Oğlanın neden kendisinden bu kadar nefret ettiğini bilmeyen Katy, ondan uzak durmaya çalışsa da Daemon'ın ilgisini çekmiştir bir kere. İkilinin istek dışı yakınlaşması büyük bir sırrın açığa çıkmasını da beraberinde getirir. Daemon ve Dee uzaylıdır! Ve sorun çıkmaması için insanlardan uzak durmaya, en büyük düşmanları Arum'lardan gizli normal bir hayat yaşamaya çalışıyorlardır. Ama Katy'nin gelişi her şeyi sonsuza dek değiştirecektir.

Vampir, melek, kurt adam furyasından sıkılanlar için alternatif bir kitap Obsidiyen. Genç-Yetişkin türünün genç kısmına daha çok kayan konu işleyişine rağmen hiç sıkılmadan okunuyor ve etkisinden uzun süre kurtulmak kolay olmuyor. Mesela ben blog tur için ara verdiğim Karanlığın Elli Tonu kitabına adapte olmakta bir süre zorlandım. Ehh Daemon gibi bir afet varken Christian da kimmiş =P

Kitapta, daha doğrusu yazarın tarzında öyle bir şey var ki, tüm o duyguyu içimde bir yerlerde hissettim. Kendimi Katy’nin yerine koymak o kadar kolay ve o kadar doğruydu ki, sanki bunların hepsi benim başıma geliyormuş gibi yaşadım hikayeyi. İşte yazarın bu yönüne hayranım. O kadar doğal yazıyor ki ister istemez okuyucunun karakterle bütünleşmesini sağlıyor. O olmak ihtiyaca dönüşüyor. Tabii bunda Katy'nin de kitap blogger'ı olmasının büyük etkisi var. Ahh! Bir kitap blogger'ı olarak başka bir kitap blogger'ı karakteri anlatıyorum. BLOGGERCEPTION!! =P

Kitap çok akıcı, sürükleyici, eğlenceliydi ama yazar Alacakaranlık’ın etkisinde kaldığını düşünüyorum. Mesela Dee karakteri Alice gibiydi. Başına buyruk, heyecanlı, neşeli, dost canlısı… Sonra hikaye özellikle başlarda çok çok çok benziyordu yahu. Kızın sakarlığı, başına bir şeyler gelip durması ve oğlanın her seferinde onu kurtarması, onunla olmaması gerektiğini bile bile kendini ondan uzak tutamayışı, bu ilişkinin imkansızlığı ama kızın bunun sebebini anlayamaması, aile ve arkadaşlarının bu duruma bakışları… Bu böyle sürer gider. İşte sırf bu nedenlerle gönül rahatlığıyla 5 puan veremedim bu kitaba. Ama diğer yandan Evet, belki Alacakaranlık’a çok benzediği yerler oldu, belki yazar başka kitapların etkisinde çok kalıyor ama nedense tüm o kitaplardan çok daha iyi işler çıkarttığını düşünüyorum. Keşke daha özgün hikayeler bulabilse…

Ufaktan karakterlere de değineyim:

Ana karakterimiz Katy’i çok sevdim. En sevdiğim kız karakterlerde ilk sıraya geçti kendisi. Eğlenceli, hırçın, inatçı, güçlü, duygusal, komik bir karakterdi. Özellikle blogger hallerini okurken gülmekten alamadım kendimi. Aynı ben! Hatta eminim kitabı okuyan her blogger aynı şeyi düşünecektir. Şu aralar çok gördüğümüz saftirik kız karakterlerden sonra Katy gibi zeki ve eğlenceli bir karakter ile tanışmaktan mutluluk duyacağınız kesin.

Daemon, ahh evet biliyorum acayip yakışıklı ve seksi ama öküzün önde gideni ne yazık ki! Ancak inanın onun da duygusal, korumacı bir yanı var ve belki de bu yanını saklamak için o öküzlükleri yapıyor. Katy ile didişmelerini okumak masa tenisi izliyormuşsun hissi verdi bana =D Özellikle Daemon'ın derste Katy'nin arkasına oturup her seferinde kalemle dürtmesine katıla katıla güldüm. Yavşak Daemon! Ama onu sevmemek ne mümkün *-* Eğer son ana kadar ondan hoşlanamadıysanız bile eminim bazı olayların Daemon’ın gözünden anlatıldığı ek bölümlerde ona tutulmaktan kendinizi alamayacaksınız. Ben son sayfalarda o kadar duygusallaştım ki gözlerim doldu okuyamadım bir süre. Ahhhh Daemon 

Yazar, yan karakterlerle hikayeyi desteklemek istese de ne yazık ki Katy ve Daemon’a gösterdiği özeni onlara gösterememiş. Önceden de dediğim gibi Dee, Alice çakması gibiydi. Bence en az Katy ve Daemon kadar önemli olan bu karaktere daha çok özen gösterilmeli, daha özgün bir karakter olmalıydı. Thompson üçüzleri Andrew, Adam ve Ash için ise söyleyebileceklerim kısıtlı. Andrew ve Adam tek yumurta ikizleri ve onları birbirinden ayıran tek şey zıt karakterleri. Biri çok sessiz, sakin iken diğeri fevri ve Daemon’la yarışacak kadar öküz. Kız kardeşleri Ash ise pek çok genç yetişkin kitabında gördüğümüz şirret ve sürtük karakterlere çok benziyor. İşin aslı ben Ash’i sevdim. Sanırım şirret karakterlere karşı zaafım var =P Katy’nin lise arkadaşları Lesa ve Carissa adlı birbirine çok zıt iki karakterin atışmalarına ise bayıldım. İleride onları daha çok görmek istiyorum.

Sonuç olarak tüm o benzerlikler bir tarafa kitabı çok sevdim ve serinin takipçileri arasındaki yerimi aldım. Uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız eğlenceli, komik, ilginç ve sinir bozucu bir kitap ve kesinlikle okunmalı! Eğer yazarın diğer serisi Melez Sözleşmelerini sevdiyseniz bu seriyi de seveceğinize eminim. Lux serisinin ikinci kitabını heyecanla bekliyorum. Umarım DEX bizi çok fazla bekletmez…

Bildiğiniz gibi her birimiz en çok beğendiğimiz alıntıyı sizlerle paylaşıyoruz. Kitabı okumadan önce Goodreads’te bir alıntıyı çok ama çok sevinmiştim. Kitabı okuduğunuzda fark edeceğiniz üzere yazar pek çok kitap ve filme göndermeler yapmış. Bu göndermeler içinde beni en çok etkileyen ve uzun süre sırıtmama sebep olan Alacakaranlık göndermesiydi. Katy, Daemon’ın uzaylı olduğunu öğrendiğinde “Will you show me what you really look like? You don't sparkle, do you?” diyor ve burada Edward karakterinin parlamasına gönderme yapıyor. Bu alıntıyı paylaşacağıma kesin gözüyle bakarken resmen çevirmenin gazabına uğradım. Sparkle’ı neden “kıvılcım” diye çeviriyorsun sayın çevirmen? Bu nedenle ben de aşık olduğum alıntıyı kalbime gömüyor ve Katy’nin blogger yanını gösteren okurken çok güldüğüm bir sözünü alıntı yapıyorum. Bir sonraki turda görüşmek dileğiyle…

"Dün gece yazdığım eleştiriye baktım. Hiç yorum yapılmamıştı. İnsanlar berbattı. Ama 5 yeni takipçim olmuştu. İnsanlar süperdi."
Katy | Sayfa 139

Yazarla Röportaj Thank you, Jennifer! 

Seksi uzaylı fikri aklına nasıl geldi?
- Konu uzaylılara geldiğinde, sadece iki seçeneğin oluyor: beyin "Ham Ham"layan büyük böcekler ya da seksi uzaylılar. Ben seçimimi seksi uzaylılardan yana kullandım.

Katy ile aranızda benzerlikler var mı?
Kitap sevgimizi saymazsak pek benzerliğimiz yok. Ben daha çok Daemon gibiyim, daha doğrusu öyle diyorlar. Tabii pislik, seksi uzaylı ve erkek olması dışında =)

Daemon pisliğin teki. Ama genç kızlar onun için çıldırıyor. Bu seni şaşırttı mı? Sence Daemon'u bu kadar çekici yapan ne?
Ben de şaşırdım, ama Daemon’ın affedilebilir hareketleri var. Bu nedenle insanların neden ona aşık olduklarını anlayabiliyorum.

Lux serisinin kapak modelleri de kitap kadar çok sevildi. Modeller hayalindeki Katy ve Daemon'a benziyorlar mı?
Kesinlikle. Karakterlere bu kadar çok benzemeleri korkutucu.

Şu aralar pek çok YA serisinin film haberlerini alıyoruz. Seninle görüşen bir yapım şirketi oldu mu? Lux serisinin film yapılmasını ister miydin?
İlgilenenler oldu, ama şimdilik kesin bir şey yok. Şans dileyin!

Türk fanlarına söylemek istediğin bir şeyler var mı?
Obsidiyen’in Türkçe’ye çevrilmesine çok memnun oldum. Umarım kitaptan zevk alırsınız.


Bunları Biliyor muydunuz?

  • Yazar Jennifer L. Armentrout’un Obsidiyen kitabını 7 günde yazdığını… (yuh o_O dediğinizi duyar gibiyim)
  • LUX serisinin ilk başta 3 kitap olarak belirlenip daha sonra 5 kitaba çıkartıldığını… (çok iyi olmuş *-* ) 
  • Yazarın Lux serisine en çok Katy Perry’nin E.T. parçasını yakıştırdığını. (eh pek şaşırmadım)
  • Kapak modelleri Macar futbolcu Pepe Toth ve model Sztella Tziotziosz’un gerçek hayatta da birlikte olduklarını ve Türkiye’de de Kördüğüm romanı dahil tüm dünyada pek çok kitabın kapağında resimlerinin olduğunu… (ahh Pepe’nin boşta olmaması ne acı) 
  • Yazarın Supernatural dizisinin bir fanı olduğunu özellikle Dean Winchester’ı çok sevdiğini… (ben de Dean’ciyim *-*)
  • Yazarın J Lynn adıyla yetişkin içerikli kitaplar yazdığını… (şu aralar ülkemizde de bu tür kitapların popüler olduğu düşünülürse belki onları da Türkçe görebiliriz)
  • Yazarın ayrıca zombilere karşı takıntısı olduğunu… (melez sözleşmeleri serisini bitirmek üzere olduğunu düşünürsek yakında zombili bir seriye başlaması beklenmedik olmaz sanırım)



Biri Yarışma mı dedi o_O Kazanan Betül Sarıtaş olmuştur.


DEX bizi şaşırtıp 3 kitap birden yollayınca kitaplardan birini yarışma yaparak verelim dedik. Şu saate kadar yarışmanın nasıl bir şey olacağını biz bile bilmiyorduk =) En sonunda yorumlarımızı gerçekten okuyan birilerinin kitabı kazanmasının daha doğru olacağında karar kıldık. Yarışmamız soru-cevap şeklinde olacaktır. Bu akşam saat 20:00'de Facebook sayfamızda sizlere bir kaç soru soracağız. En çok soruya ilk yanıt veren kişi bizden 1 adet Obsidiyen kitabı kazanacaktır. Saat 20:00'ye kadar Facebook sayfamızı takip etmeye devam edin. Sorular yorumlarımızda belirttiğimiz bilgilerden çıkacak, yani kitabı okumamış olsanız bile sorulara kolaylıkla yanıt verebileceksiniz. Yorumlarımızı iyi okuyun ve hızlı olun!

Facebook sayfamızı bilmiyorsanız sizi buraya, yok "ben uğraşamam çekilişe katılacağım" diyorsanız da buraya alalım.

Bu bebeklerden birisi senin olabilir!


17 - 21 Aralık Tur Programı


                                           mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Çekiliş 
                                raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma  
                                     sssuigenerisss.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Tanıtım Videosu
                                 metropolgunlugu.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Yazar Biyografisi
                                                thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu  - Yarışma  ve Yazarla Röportaj