26 Eylül 2013

The One Kapağı Yayınlandı!


Bu serinin kapaklarını paylaşmaya bayılıyorum Ψ(`▽´)Ψ

Ülkemizde Beni Seç adıyla DEX'den çıkan The Selection serisinin merakla beklenen üçüncü ve son kitabı The One'ın kapağı MTV'nin internet sitesinde yayınlandı! America'nın üzerindeki beyaz elbise gelinlik mi yoksa Keira!

Kapağın fotoğraf çekimlerini buradan izleyebilirsiniz:


Model çok güzelmiş *-*

Kitap 6 Mayıs 2014'te yurtdışında çıkıyor. Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz!

30 Temmuz 2013

Aimee Carter'dan Yeni Seri!

Türkiye'de Ephesus Yayınları'ndan çıkan Tanrıça serisinin yazarı Aimee Carter yeni seriye başlamış *-* Hazır Tanrıça serisinin son kitabı Tanrıçanın Mirası bugün ön siparişe girmişken yeni serinin tanıtımını yapayım dedim. Yazarımız bu sefer de distopya türüne el atıyor. Ephesus Yayınları bu seriyi de alır mı bilmem ama ben şimdiden merak ettim ^^


Kitap: Pawn
Türkçe Adı: Piyon
Yazar: Aimee Carter
Yayıncı: Harlequin Teen
Yayın Tarihi: 26 Kasım 2013
Sayfa Sayısı: 304
Dili: İngilizce
Seri Adı: The Blackcoat Rebellion #1
Tür: GençYetişkin, Distopya, Romantizm
Kitty Doe için bu kolay bir seçim gibi görünüyor. Hayatını bir III olarak sefalet içinde geçirebilir, kendinden yüksek rütbeliler tarafından küçük görülebilir ve sevdiği kişileri terk etmeye zorlanabilir, ya da VII olur ve ülkenin en güçlü ailesine katılır.

Eğer Evet derse, Kitty bir Maskeli olacak –estetik operasyonla, esrarengiz bir şekilde ölen Başbakan'ın yeğeni Lila Hart’a dönüştürülecek. Hart ailesinin bir üyesi olarak ünlü olacak. Herkes ona tapacak. Ve hayatında ilk kez önemli birisi olacak.

Tek bir sorun var. Lila’nın gizlice desteklediği ve öldürülmesine neden olan ve Kitty’nin de inandığı isyanı bastırması gerekiyor. Tehditler, komplolar ve kendine ait olmayan bir hayatla karşı karşıya kalan Kitty, hangi yolu seçeceğine karar vermeli ve anlamaya yeni başladığı karmaşık bir oyunda bir piyondan çok daha fazlası olmayı öğrenmeli.

Konu güzel. İlk paragraf Beni Seç, ikinci paragraf da Başlayanlar ve Çirkinler'i hatırlattı bana. Pek orijinal değil anlayacağınız. Yine de ilgimi çekmeyi başardı *-*

4 Mart 2013

Beni Seç Kitabını Kazanan Kimmiş?

Daha fazla dayanamadım ve kazanan talihliyi açıklıyorum...




İlk çekilişim olduğu için ben de sizin kadar heyecanlıydım *-*





Ama önce birazcık gereksiz bilgi: Beni Seç çekilişime 45 kişi katılmış. Öncelikle hepsine teşekkürler ^-^



Veeeeee işte kazanan!


Tebrikler Burcu! Lütfen toradora-tr@hotmail.com adresine adres ve telefon bilgilerini 24 saat içinde yolla =)

3 Mart 2013

Beni Seç Çekilişinde Son Saatler!


Çekilişin bitmesine son 9 saat! Katılmayan kalmasın ^-^

18 Şubat'ta başlayıp 3 Mart gece yarısı bitecek olan 100 Takipçi çekilişimde sona yaklaştık.
Çekilişe katılan herkese teşekkürler. Eğer hala katılmadıysanız çabuk olmanızı öneririm.

Çekiliş kazananı 4 Mart akşamına kadar belli olacaktır. Blogumu takip etmeye devam edin =)

Kitabı HepsiBurada alışveriş sitesinden alacağım. Yanında da çok şirin Kelebek Kitap Ayracı hediye ediyorum. 

Hala katılmamış olanlar buraya tık tıklasın bakiim *-*

Herkese Bol Şans!

Not: Beni Seç Parodi resmimi nasıl buldunuz? =)

Final - Becca Fitzpatrick


Kitap: Final
Yazar: Becca Fitzpatrick
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Kasım 2012
Sayfa Sayısı: 411
Seri Adı: Hush Hush
Tür: Fantastik, Genç-Yetişkin, Romantizm

Nora ve Patch tüm sorunların geride kaldığını düşünmektedir ve genç kız, kovulmuş meleğe karşı hissettiği sevgiden her zamankinden daha emindir. Kovulmuş melek olsun ya da olmasın hayatının aşkı odur. Kökenleri ve kaderleri, birbirlerine düşman olmalarını gerektirse de Nora, Patch'e sırtını dönmeyecektir fakat ikisi de son bir tehlikeyle yüzleşmek için güçlerini toplamalıdır. Hank ölmüştür ve istemeden de olsa Nefilim ırkının lideri olan Nora onun başlattığı işi bitirmek zorundadır. Bu da kovulmuş melekleri, yani Patch'i yok etmesi gerekeceği anlamına gelmektedir. Böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğinden, Patch'le birlikte bir plan yapar. Amaçları savaşı daha başlamadan bitirmektir.

Fakat bazen en iyi hesaplanan planlar bile ters gidebilmektedir. Nora yeni görevine alışmaya çalışırken hiç beklemediği bir şekilde, bağımlılık yapıcı bir güce kapılmaktan kendini alıkoyamaz.
Savaş hatları çizilirken Nora ve Patch hangi tarafta yer alacaktır? Aralarındaki farklılıklarla yüzleşirken bunları ya görmezden gelecek ya da uğruna savaştıkları sevginin yok olmasına sebep olacaklardır. Nihayetinde aşkın bile üstesinden gelemeyeceği engeller yok mudur?
Önceki yazımda da dediğim gibi serinin ilk üç kitabını 2 sene önce set olarak Hepsiburada'dan almıştım. Kitap hakkında bir fikrim olmadığı zaman genelde bu tür alışveriş sitelerine bakarım kim ne yorum yazmış diye. Yorumların hepsi çok güzel olduğu yönündeydi. Ben de kitaplığıma ciltli kitaplar ekleme amacıyla hiç düşünmeden üç kitabı birden almıştım.

Twilight ile ülkemizi de saran genç-yetişkin fantastik (vampir, kurt adam, melek vs.) furyasının ilk meyvelerinden olan Hush Hush serisi düşmüş bir meleğe aşık olan insan kızın başından geçen ilginç olayları anlatıyordu. Zaten pek çok furyada (bkz. Grinin Elli Tonu) çıbanın başı Twilight! Pek çok gencin ilgisini çeken seri ülkemizde de büyük beğeni topladı. Twilight'ı ergenlik dönemimden yeni çıktığım zamanlarda okuyup hiç değilse ilk iki kitabını sevmiş birisi olarak bu kitabı da sevebileceğime inanıyordum. Nitekim serinin ilk kitabı Fısıltı hoşuma gitmişti. Seri kitapları set olarak almanın en güzel yanı hiç beklemeden devamını okuyabilme imkanınız olmasıdır. Ben de beklemeden 2. ve 3. kitapları okudum. Ancak ikisini de sevmedim.

Yazar ilk kitabın aksine bu kitaplarda özgün olamamış ve tabiri caizse kendini tekrarlamıştı. Bunun en güzel örneği Nora karakterinin her kitapta birileri tarafından kaçırılıyor olmasıydı =) Becca, 4. kitapta da bu geleneği bozmamış baş karakterini yine birilerine kaçırtmış. Yazarın bu Kurgu yoksunluğu başta güzel başlayan serinin sonraki kitaplarında benden hep daha kötü puanlar almasına sebep oldu. 

Serinin son kitabından kısaca bahsetmem gerekirse:

Nora, Hank'ı öldürmüş ve zorla ettiği yeminden dolayı Nefilim ordusunun lideri olmuştur. Ancak Nora düşmüş meleklerle yapılacak bir savaşta lider olmak değil, Patch ile mutlu bir hayat istiyordur. Nefilim ırkı bir anda ortaya çıkan bu lideri kabul etmek istemez. Özellikle de bir düşmüş melek ile çıktığı için. Nora bir yandan sevgilsini gizleyip diğer yandan Patch ile zaman geçirmeye çalışsa da en sonunda bir grup kızgın Nefilim tarafından kaçırılıp Patch'den ayrılmaya zorlandığında bir oyun oynayıp Nefilimleri kandırmaktan başka şansı kalmaz, bir de Nefilim sevgili bulmalıdır tabii. Hank'a Nora'yı koruyacağına söz veren Dante, bu iş için biçilmiş kaftandır. Bir yandan sevgili rolü oynarken diğer yandan kaçınılmaz savaşta güçlü olabilmesi için Nora'yı eğitmeye başlar. Nora yeni güçlerine alışmaya çalışadursun, kızgın bir baş melek, bedenini ele geçirmek isteyen düşmüş melekler, onu kabul etmeyen Nefilimler ve Hank ile birlikte yok olduğuna inandığı şeytan hilesi ile uğraşmak zorunda kalacaktır. Peki yaklaşmakta olan savaşı durdurmalı mı yoksa bu savaşta Nefilimlerin lideri olarak görevini yapmalı mıdır?

Kitabın 150 sayfası sıkıntıdan günlerce bitmek bilmedi. Sadece 10 sayfa okuyup da sıkılmak mümkün müdür? Hele de böyle çerez diye tabir edebileceğimiz bir kitapta o_O Araya Beni Seç ve Nemesis girdi. Ben resmen kitabın konusunu unutmaya başladım.

150 sayfadan sonra konu biraz da olsa ilginç bir hal almaya başlıyor. Ancak hala bir şeylerin eksikliğini hissediyorsunuz. Yazar da bunun farkında olacak ki kitabın sonlarına doğru yine sadakatsizlik, kayıplar, güven gibi duygusal temaları öne çıkartarak okuyucuyu etkilemeye çalışıyor. Tabii kitaba küçük sürprizler ekleyerek şaşırtma kozunu da sonuna kadar kullanıyor. Kitabın en duygusal sayılabilecek yerlerinde bir parça bile üzülmedim =D Sürprizlerin çoğu bana saçma ve gereksiz göründü.

Kısacası yazar kitabı resmen "oldu bitti"ye getirmiş. Çok fazla düşünülmeden kurgulanmış bir kitap var karşımızda. Eğer 2. veya 3. kitapları çok sevmediyseniz ve ne olursa olsun seriyi bitirmek gibi bir gayeniz yoksa bu kitabı okumasanız da olur derim =)

Bu da Goodreads puanına her zaman güvenemeyeceğimizin bir kanıtı olsun.

2 Mart 2013

Kitaplar... Kapaklar...

Dün Hazal'ın doğum günüydü. Biz de buluşup tüm günü bir alışveriş merkezinde gezerek ve yiyip içerek geçirdik =D Hatta en son Özsüt'de oturup saatlerce çene çaldık. Gülüşmelerimizi ve garip hareketlerimizi gören insanlar da bize dik dik baktı doğal olarak XD Tabii Özsüt deyince akla birbirinden nefis pastalar geliyor. Pastalarımız geldiğinde bir mum rica ettik, onlar da kırmadılar bizi =) Oburların facebook sayfasını beğenenler Hazal'ın pastasıyla fotosunu görmüştür.


Büyük bir alışveriş merkezine gidiyorsanız, bir kitap kurdu olarak bakmadan çıkmayacağınız yer kesinlikle kitapçılardır. Biz de D&R'a gitmeyi ihmal etmedik. D&R'ın altını üstüne getirip yayınevlerini ve kitapları eleştirirken Arunas Yayıncılıktan çıkan Yürüyen Ölüler kitabının hem ciltli hem ciltsiz versiyonları gözümüze takıldı.

Yurtdışında örneklerine sıkça rastladığımız ama Türkiye'de pek göremediğimiz cilti kitaplara pek çoğumuz hasetle bakarız. "Ahhh şu kitabın ciltlisi çıksa alırdım" dediğimiz kitaplar kesinlikle vardır. Ancak yayınevleri maliyeti daha yüksek olacağı için ciltli kitapların çok fazla satmayacağını düşünür ve böyle bir işe kalkışmaz. Normal bir okuyucu için ciltli kitap pek önemli değildir. Fiyatına göre pek çok okur ciltsiz kitaba yönelecektir. Ya koleksiyoncular? Bir kitap koleksiyoncusu olarak çok beğendiğim kitapların ciltlisini almayı tercih ederim. Özellikle yayınevleri popüler kitaplarını iki şekilde de basıp iki tür okuyucuyu da düşünse daha hoş olmaz mıydı?

Yürüyen Ölüler sanıyorum buna en güzel örnek. Arunas, İthaki, Artemis gibi yayınevleri daha önce bazı kitaplarını iki şekilde de basarak gözüme girmeyi başarmıştı. Ancak pek çok yayınevi ciltlisi bile kapış kapış gidecek bazı kitapları için bu uygulamadan kaçınmaya devam ediyor. Örneğin Dex'i ele alalım. The Selection (Türkiye'deki adıyla Beni Seç) daha çıkmadan büyük ilgi toplamış, çıktığı hafta ilk basımı tükenmişti. Hal böyleyken dün Yürüyen Ölüler kitabını görünce "Neden Dex, Beni Seç'i ciltli de basmadı?" sorusu aklımıza takıldı. Sonuçta Doğan Egmont çocuklar için yayınladığı kitapların neredeyse hepsini ciltli olarak basıyor ve o kitapları gören herkesin çocuk olası geliyor. Yoksa çocuk kitaplarına yetişkinlerinkinden daha çok mu özeniliyor?



Türkiye'de çok fazla koleksiyoncu olmayabilir ancak bunu dikkate alarak yayınevleri az sayıda özel basım ciltli kitaplar da çıkartabilir diye düşünüyorum. Aynı şekilde Pegasus özellikle de filmi yayınlandıktan sonra Açlık Oyunları serisinin reklamlarını neredeyse her gün yapar oldu. Özellikle de filmden sonra kitabı almayan kalmamıştır sanıyorum. Pegasus bu durumu kullanarak film çıktığında serinin ciltli versiyonunu da basabilirdi. Yurtdışında o kadar güzel kapaklarla çıkartıldı ki bizde neden bu kadar üstünde durulmadı da sadece her gün aynı afişle reklam yapıldı anlamış değilim. 


Bazen ise yayınevleri kitapları sadece ciltli çıkartabiliyor. Bunun en büyük örneklerini Fısıltı ve Cehennem Makineleri serilerinde gördük. Tabii bu sefer de koleksiyon yapmak istemeyen okuyucular sorun yaşadı. Final kitabının 29 liradan satıldığını hepimiz biliyoruz. Bazıları kitabın pahalılığından yakındı doğal olarak. Önceden de dediğim gibi yayınevlerinin korkulu rüyası "kitabın satmaması" durumu böyle zamanlarda kendini daha çok gösteriyor. Ben Fısıltı serisini 2 sene önce bir alışveriş sitesinden 3lü set olarak aldığımda kitaplar ciltli olmasına rağmen gerçekten çok uygun fiyata satılıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kitapların tanesi 16 lira gibi bir şeydi. Koleksiyon yapmaya yeni yeni başlamış biri olarak kitaplığımda ciltli bir setin olması benim için harika bir şeydi. Bu nedenle hiç düşünmeden kitapları almıştım. Tabii serinin beklentilerimi karşılamaması benim için büyük hayal kırıklığı olsa da kitaplığımda ciltli kitaplar görmek beni hala mutlu ediyor ve sırf bu nedenle serinin son kitabını da aldım =D


Bu arada kitapların üstündeki kolyeyi dün Hazal'la gezerken Koton'dan 7 liraya aldım. Dün Hazal'ın doğum günüydü ama ben hep kendimi şımarttım nedense... =P

Son olarak da daha önce ciltli kitap basmayan çok sevilen bir yayınevinin büyük reklamlarla çıkartmayı planladığı ve yine şimdiden çok merak edilen bir kitabını ciltli olarak basmayı düşündüğünden bahsedeyim. Ne yazık ki yayınevinin ve kitabın ismini veremiyorum. Ancak kitabın ciltli olarak çıkması kuvvetle muhtemel ve satış fiyatı 25 lira olarak düşünülüyor. Kitabın ciltli olarak çıkacağını duyduğuma sevinmiş olsam da her bütçeye hitap edebilmek adına ciltsiz versiyonunu da basmalarını temenni ediyorum. Benim hangisini alacağımı merak edenlere "tabii ki CİLTLİ olanını" derim =)

18 Şubat 2013

100 Takipçi Çekilişi! -Beni Seç Hediyeli-



Bugün takipçilerim 100'ü geçmiş. Ne kadar mutlu oldum anlatamam *-* Ben de siz takipçilerimi mutlu edeyim dedim ve bugünlerde en çok merak edilen kitaplardan biri olan Beni Seç kitabını 1 kişiye hediye etmeye karar verdim. Kitap hakkındaki düşüncelerimi merak edenler geçenlerde yayınlamış olduğum incelemeye bakabilirler ^-^

Kitap Hakkında


Kitap: Beni Seç
Yazar: Kiera Cass
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Şubat 2012
Sayfa Sayısı: 300
Tür: Distopya, Genç-Yetişkin, Romantizm
Goodreads | Okuoku | D&R

Bir prens nasıl tavlanır?
Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçimi kazanmanıntek yolu Prens Maxonı kendine âşık etmek. 
America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspeni arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.
America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.
35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

Çekiliş Hakkında

Çekilişi rafflecopter aracılığı ile yapıyorum.
Kitap, kazanan kişinin adına bir alışveriş sitesinden alınacaktır.
Çekilişe sadece Türkiye'de yaşayanlar katılabilir.
1- Katılım için ilk şart blogumda izleyici olmak. Bloga izleyici olduğunuz kullanıcı ismini ilk kutucuğa girmeniz gerekiyor. Bu zorunlu kısımdan sonra ötekiler açılıyor.
2- Eğer bir blogunuz varsa ve özene bezene yaptığım çekiliş bannerımla ve blog linkimle birlikte çekilişimi duyurur bir de o postun linkini kutucuğa yazarsanız ayrıca çekiliş hakkı kazanıyorsunuz.
3- Çekilişle ilgili ya da kitapla ilgili yorumlarınızı bu postun altına yazıp yine meşhur 3. kutucuğumuza yorum yazarken kullandığınız kullanıcı adınızı girerseniz kazanma şansınızı arttırıyorsunuz.
4- Son olarak da twitterınızda çekilişi duyurmanız gerekiyor. Yapmanız gereken çok basit. Tweet about the Giveaway'deki Tweet butonuna tıklayıp eklemek istediğiniz şeyler varsa onları da yazıp Tweetle diyorsunuz. Daha sonra Twitter hesabınıza gidip çekiliş tweetinizin üstündeki zaman linkine tıklayıp gelen pencerenin URLsini 4. kutucuğumuza yapıştırıyorsunuz (kendi hesap linkinizi değil!) Eğer twitter hesabınız gizli ise lütfen ayarlardan bunu kaldırın. Aksi halde tweet linkinizi gönderseniz bile ben o linke erişemediğim için direk silerim =) Bunu her 24 saatte bir yaparak şansınızı arttırabilirsiniz.

Anlaşılmayan bir şey olursa sorabilirsiniz. Çekiliş 18 Şubatta başlamış olup 4 Mart Pazartesi günü yani 2 hafta sonra sona erecektir. Hepinize bol şans!


a Rafflecopter giveaway

14 Şubat 2013

Beni Seç - Kiera Cass


Kitap: Beni Seç
Yazar: Kiera Cass
Yayıncı: DEX
Yayın Tarihi: Şubat 2012
Sayfa Sayısı: 300
Tür: Distopya, Genç-Yetişkin, Romantizm
Goodreads | Okuoku | D&R

Bir prens nasıl tavlanır?
Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçimi kazanmanın tek yolu Prens Maxon'ı kendine âşık etmek. 
America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen'i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.
America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.
35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

Veeee büyük gün geldi! Beni Seç çıktı! Geldiği gün okundu ve hunharca bitirildi! Şimdi etkisinden kurtulmak var. DEX sen bana neler yapıyorsun böyle T_T


Monarşi ile yönetilen Illea'nın (üçüncü dünya savaşından sonra Amerika'nın olduğu yerde kurulan bir ülke) Prensi evlilik çağına geldiğinde hangi sınıftan olursa olsun ülkenin en güzel ve en yetenekli kızları için karşı koyulamaz bir şans doğar. Evlilik çağına gelmiş bütün Illea kızları SEÇİM adı verilen Prens'in gelecekteki eşi ve tacın sahibini seçen bir organizasyona katılma şansı bulur. 35 kızdan biri olmak için form doldurmaları ve fotoğraf çektirmeleri gerekir. America Singer için ise bu seçimin hiçbir önemi yoktur. O ne prensin ne de tacın peşindedir. Aşık olduğu adam, kendinden düşük sınıftan olan Aspen ile evlilik hayalleri kurmaktadır. Ancak hem annesinin baskısına hem de Aspen'in ileride pişman olacağına dair inancına daha fazla karşı koyamaz ve SEÇİM'e katılır. Beklemediği şey ise 35 kız içine girecek olmasıdır. İsmi okunduğu andan itibaren tüm hayatı değişecek, kendini birbirine düşman kesilen 34 kızın içinde bulacaktır. Prens Maxon ile karşılaştığı anda ise tüm düşünceleri yavaş yavaş değişmeye başlar.

Kitap yurtdışında ilk çıktığı zaman kapağına aşık olmuştum. "Bu kitap Türkçe'ye çevrilmeli!" diyordum kendi kendime. Ve çevrilecekse eğer orjinal kapakla basılmalı... Keşke başka şey isteseymişim. Çünkü The Selection'ı herhangi bir yayınevi değil DEX aldı! Duyurusunu yaptıkları gün evde sevinç çığlıklarını atmaya ve gün saymaya başlamıştım bile. Dün kitap geldiği gibi daha fazla dayanamadım ve kitaba başladım. Ön okumayı zaten bir kaç gün önce okumuştum ve kaldığım yerden devam etmek bana zaman kazandırmıştı. (Ön okuma denen şeyi bulana benden sevgiler ♥)

Kitap başlarda biraz yavaş ilerliyor. America'nın hayatını, Aspen'e duyduğu aşkı ve SEÇİM uzuuun uzun anlatılıyor. Bir yerden sonra "hadi artık saraya gideliiiim" demeye başlıyorsunuz zaten.

Aspen

Illea'da kast sistemini, sınıf 1den 8e geçerken insanların nasıl fakirleştiğini ve aç kaldığını görüyoruz kitapta. America 5. sınıftan (sanatçılar sınıfı) ve ailesi geçim sıkıntısı çekenlerden. Sosyal statüsü kendisinden bile daha düşük (6. sınıftan) olan Aspen'e aşık ve ileride onunla evlenmeyi umuyor. Para mı aşk mı sorusunu yönelten yazarımız sayesinde "acaba ben ne yapardım" diye düşünmeden edemedim. Bu konuya çok fazla yabancı değiliz aslında. Evlilikte kadının altında ezildiğini düşündüğü için mutsuz olan, evliliği yıkılan pek çok erkek var. Aşk ne kadar büyük olursa olsun parasızlığın getirdiği zorluklar aşkın ölmesine sebep olabiliyor. Bence Aspen de onları temsil ediyor ve bunun bilincinde olarak America'yı SEÇİM'e yönlendirmeye çalışıyor. Bunu yapmaktan nefret etse bile... Karakterlerimiz için durum ne olur bilinmez ancak ikilinin bunun yüzünden büyük acı çektikleri belli. Bunları okurken duygulanmamak elde değil.


"Ben bağış yapılacak biri değilim America. Ben bir erkeğim. Benim karşımdakine bakıyor olmam lazım."
Aspen | Sayfa 51

Prens Maxon

Saraya adım atışımızdan itibaren asıl eğlence başlıyor! Tacın peşinde 35 kızı birbirini yiyip dururken görmek hayli komik. Ne zaman saç saça baş başa girecekler merak etmeden duramıyorsunuz. Özellikle de Prens Maxon ortaya çıktıktan sonra. Kızlar birbiriyle didişedursun Maxon ile America tanıştıktan sonra pek şansları kalmıyor ne yazık ki. Ortada rekabet yok!! Keşke yazar diğer kızları biraz daha ön plana çıkartabilse ve Maxon'un kafasını karıştırmalarını sağlayabilseymiş. Ya da ne bileyim Maxon biraz daha oyuncu olsa fena olmazdı hani. Ama olaylar bariz bir şekilde Maxon ve America arasında geçiyor ve diğerlerine bunu masa tenisiymiş gibi izlemek düşüyor. SEÇİM'in Biri Bizi Gözetliyor (Saray Versiyon) olduğunu söylemiş miydim? Her hareketleri kameraya çekiliyor ve ulusal kanalda yayınlanıyor. Kızlarla ve Prensle konuşan şovmenleri bile var xD (Hmmm tanıdık geldi mi?)



"Sıradan bir kız olarak geçireceğiniz son gecenin keyfini çıkarın. Yarın, ne olursa olsun, hayatınız sonsuza dek değişmiş olacak. Ve eski ama iyi bir öğüt: Kendiniz olun."
Kraliçe Amberly | Sayfa 55

America'yı anlamakta çok zorlandım. Aspen'e aşıkken ne ara Maxon'a da mavi boncuk dağıtmaya ya da SEÇİM'e ciddi yaklaşmaya başlıyor? Duyguları değişiyor mu? Yoksa böyle hoş bir adamın ilgisi hoşuna gittiği için mi böyle davranıyor? Aslında bu merak daha 35 kızdan biri olduğunu öğrenmeden önce başlıyor. Maxon'a alıcı gözüyle bakmalar, 35 kızdan biri olduğunu hayal etmeler, Maxon başka kızlarla ilgilendi mi aman niye ilgileniyor diye düşünmeler falan... Kızım aklını başına topla! Kimi seviyorsun karar ver. Öyle bir ona bir buna olur mu hiiiç o_O


Düşmanlık da nereye kadar! Tacın sahibi kim olursa olsun arkadaşlığa değer veren kızlar da yok değil. America çok güzel arkadaşlıklar kazanıyor. Ancak onları kaybetmemek için uğraşsa iyi eder. Kimin gerçekleri söylediği, kimin ise rol yaptığı bilinmez. America'ya neden güvensinler ki? Ayrıca saraya tek bir amaç için gelenler de var. Gözünü karartmış "o taç benim olacak" diyerek önündeki tüm engelleri yakıp yıkmaya çalışan kızları da okuyoruz kitapta. Amaçlarına ulaşırlar mı bilinmez ama Maxon'u bunlarla tavlayamazsınız tatlıııım =P




Kitabın kapakları malum çok güzeller. Serinin ikinci kitabı The Elite kapağını daha önceden blogumdan duyurmuştum. İsminin neden "Elit" olduğunu kitabı okuduğunuzda anlıyorsunuz. Hatta ilk kitapta neden kızın üzerinde mavi elbise olduğunu bile öğreniyorsunuz =D Kitabın yurtdışı çıkış tarihi 23 Nisan. Sizi bilmem ama ben şimdiden neşe doldum *-* Ayrıca The Prince adında kısa bir hikaye de mevcut. Prens Maxon'un SEÇİM'den önce hayatında olan bir kızı anlatıyormuş. (Hmmm okumak lazım)

Uyumsuz kitabına "Açlık Oyunları'na çok benziyor." diyenlere sesleniyorum: Aman haa bu kitabı okumayın! Kiera Cass çok güzel bir kitap yazmış. Ancak her bölümde aklımıza Açlık Oyunları'nı getiren sahnelerle karşılaşıyoruz. Yazarımız çok etkisinde kalmış belli. Bunu görmezden gelemediğiniz takdirde kitaptan keyif almanız çok zor.

Hem eğlendiren, hem düşündüren, yeri geldiğinde duygulara boğan çok güzel bir kitaptı Beni Seç. Kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. 1 günde bitiveriyor. Zaten 300 sayfacık =( Resmen hevesim kursağımda kaldı. İkinci kitap çabucak çıksa da okusak =/

13 Şubat 2013

DEX Dediğin D&R'dan Alınır!


Amma reklam yapıyorum farkındayım ama doğruya doğru. İki aydır en çok merak ettiğim kitapları üst üste çıkartan DEX sayesinde kitap alışverişi yapmak zorunda kaldım xD Bir çok alışveriş sitesinde fiyatları araştırdım ve en uygunu D&R'dı. Hem kitaplar daha çok indirimliydi hem de 50TLden sonra kargo bedavaydı. Eğer yakın zamanda kitap alışverişi yapmayı düşünüyorsanız aklınızda bulunsun derim =)

Bu D&R'dan ilk alışverişim oldu. Bu nedenle biraz endişeliydim. Kitaplar düzgün gelecek mi? Ne kadar beklemem gerekecek? falan derken Pazar gecesi yaptığım alışveriş Beni Seç kitabının da yeni çıkmasından dolayı bugün elime ulaştı *-* Bu arada hediye paketi seçeneğinin bedava olması ne kadar güzel bir şey! İnsan kendi kendini şımartabiliyor =P



Veee bunlar da yeni cicilerim <3


Kitaplar çok güzel görünüyor *-* Tabii ben okumaya Beni Seç'den başlayacağım.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim: Cam Şato kitabı yayın haklarının alındığını öğrendiğimden beri merak ettiğim bir kitaptı. Orjinal kapak ile çıkacağına o kadar emindim ki kitabın Türkçe edisyonunu ilk gördüğümde "bu ne yahu almam ben bunu" dedim =D Daha sonradan anladım Throne of Glass olduğunu o_O Tabii öğrendiğimde saçımı başımı yoldum "nasıl yaparlar bunuuu" nidaları eşliğinde. DEXciğim çok üzgünüm ama bu kapak olmamış =/ Bu kapaktaki kız hiç suikastçiye benziyor mu yahu o_O O kılıç hiç olmamış. Arkaya da ejderha koyalım tam fantastik olsun. Meleğin Düşüşü ile başlayan hayal kırıklıkları silsilesi bu kitap ile devam etti benim için ne yazık ki =( DEX kendi kapağını yaptığında nedense ortaya çok sert ve ürkütücü kapaklar çıkıyor. Keşke bu konuda bizim fikrimiz de sorulsa? Orjinal kapak ile çıkmaması sorun değil. Sadece bu kapak olmamış yaaaa T_T

Ben yavaştan Beni Seç'ime döneyim *-* (Final kaldı yine xD )

2 Şubat 2013

Beni Seç - Kiera Cass

The Selection'ın kapak görseli tamamlanmış! Uzun zamandır beklenen kitabın DEX imzalı Türkçe edisyonu böyle olacak...



14 Şubat gelse de okusak *-*