28 Haziran 2013

Safir Mavi - Kerstin Gier


Zamanda yolculuk aşka engel olabilir mi?

Kitap: Safir Mavi (Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 2)
Orijinal Adı: Saphirblau
Yazar: Kerstin Gier
Yayıncı: Pegasus
Yayın Tarihi: Haziran 2013
Sayfa Sayısı: 368
Seri Adı: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer 
Tür: Genç Yetişkin, Romantizm, Fantastik, Zaman Yolculuğu
Goodreads | Okuoku | idefix

Puanım:
 

Acemi bir âşığı geçmişe yollamak iyi bir fikir olmayabilir!

En azından on altı yaşındaki çömez zaman yolcusu Gwendolyn böyle düşünüyordur. Bu macerada Gideon ve Gwen dünyayı kurtarmak ya da menuet dansını öğrenmek gibi pek çok sorunun üstesinden gelmek durumunda kalacaktır. (Üstelik ikisi de hiç kolay değildir!)
Bütün bunlar yetmezmiş gibi Gideon büsbütün tuhaf davranmaya başlayınca, Gwendolyn artık hormonlarını kontrol altına alma zamanının geldiğini anlayacaktır! Çünkü işin içinde aşk varken zaman yolculuğu yapmak pek mümkün görünmemektedir...

UYARI: Serinin ilk kitabı Yakut Kırmızı'yı okumayanlar için spoiler içerir!

Güvenin Olmadığı Yerde Aşk Olabilir mi?

Gwendolyn ve Gideon 1912'ye yaptıkları zaman yolculuğunda Leydi Tilney'i kronografa geçirme görevinde başarısız olmuştur. Çünkü Luchy ve Paul Leydi Tilney'in evinde onları beklemektedir. Bu nasıl olmuştur? Oraya gidecekleri tarihi dışarıdan birinin bilmesi mümkün değildir. Tabii bu kişi içlerinden biri değilse. Gideon da dahil gözler Gwen'in üzerindedir. Gwen her şeyden habersiz olsa da Gideon ve muhafızlara göre gelecekte Luchy ve Paul'a yardım edecektir. Bunu nasıl düşünürler?! Zavallı Gwen'in şimdi de kendini ispatlaması gerekmektedir. Özellikle de Gideon'a. Oysa o gün Gwen'i öpen ve onun özel olduğunu söyleyen de Gideon değil midir? Gideon'un iki farklı insanmış gibi davranması ve Gwen'i bir öpüp bir düşman bellemesi işleri hiç de kolaylaştırmamaktadır. Sanki bunlar yetmiyormuş gibi Charlotte'un Gwen'e tarih ve dans dersi almasında yardım etmesi de duruma tuz biber eker. Charlotte, Gwen'i aşağılamaktan öteye gitmeyip, Gideon ile yalnız kalmak için fırsat kollamaktadır. Gwen'in kafasını kurcalayan ve deli gibi kıskanmasına sebep olan tek bir soru vardır: Charlotte ve Gideon'un arasındaki ilişki nedir?

Gwen ona anlatılanlara rağmen Luchy ve Paul'un kötü olduğuna inanamaz. Ona her şeyi anlatmayan Gideon ve muhafızların da bu duruma pek katkısı olmamaktadır. Çok korktuğu Kont ile yeniden görüşmeden önce Gwen'in gerçekleri öğrenmesi gerekmektedir. Ancak güvenebileceği sadece bir kişi vardır: ölen büyükbabası Lucas.

Gwen ve Gideon'un macerası kaldığı yerden devam ediyor. Artık işin içine aşk da giriyor. Bazen tek bir öpücük bile aşık olmaya yeter. Gwen için durum böyle. Ama Gideon'un ne hissettiğini anlamak zor. Kızcağızı bir öpüp bir görmezden gelen Gideon'un sinir katsayımızı arttırmakta üstüne yok! İkilinin ara sıra romantik dakikalar yaşadığını da bilmek istersiniz diye düşünüyorum ♥ Sayelerinde Bon Jovi'den Hallelujah parçasını her dinlediğimde aklıma o romantik anlar gelebilir *-*

"Bir günah çıkarma kabininde sıkıntıdan patlarken denemek istersen diye söylüyorum: İkinci bir kez gafil avlanmayacağım!"
"Yani, kendini ikinci kez bana öptürmeyecek misin?"
"Doğru," diye fısıldadım kımıldamaktan aciz bir şekilde.
"Yazık," dedi Gideon dudakları bana doğru yaklaşırken. Soluğunu dudaklarımın üzerinde hissedebiliyordum. Sözlerimin gerçekçi olmadığını anlamıştım. Zaten ciddiye de almıyordum. Gideon'un boynuna atılmamış olduğum için kendimi takdir etmeliydim. Ama arkamı dönme ya da onu kendimden geriye itme anını çoktan kaçırmıştım.
Anlaşılan Gideon da durumu böyle görüyordu. Elleri saçlarımı okşamaya başladı, sonunda dudaklarının yumuşak temasını hissettim.
Bon Jovi kulağımın içinde, "And every breath we took was hallelujah," diyordu. Bu lanet olası şarkıyı oldum olası severdim, on beş kez art arda dinleyebileceğim parçalardan biriydi, ama şimdi sonsuza dek Gideon'un anısıyla düğümlenmişti.
Sayfa 140-141

Hepimizin nefretini kazanan Kont hakkında bilmediklerimiz yavaş yavaş ortaya dökülüyor. Sırrın ardındaki sırı öğrenmeye giderek yaklaşıyoruz. Ayrıca Gwen'in gücü ve oynadığı rol hakkında az da olsa bilgi sahibi oluyoruz.

Yine tadına doyamadığım, bittiği için ağıtlar yaktığım (ki ne kadar kötü bir yerde bittiğini bilmek istemezsiniz!), saçımı başımı yolduğum bir kitaptı. Serinin son kitabı Zümrüt Yeşil'i umutsuzca bekliyorum T_T Sabrımın sınırındayım ey Pegasus! O kitabı acilen okumalıyım!! Yoksa meraktan ölen ilk insan olarak kayıtlara geçmem mümkün. Bu size son uyarım: Siz siz olun seri bitmeden sakın başlamayın!

22 Haziran 2013

Bu Yaz Neler Okusam? #1

En uzun günü de geride bıraktığımız şu günlerde artık yaza girdiğimizi anlamış bulunuyorum! Onu geçin Temmuza ne kaldı şunun şurasında o_O Bu dönem çok ağır geçince bir de finaller bir türlü bitmek bilmeyince çok fazla kitap okuyamadım :( Kitaplar bitmeden habire yenilerini alınca da ev okunacak kitaplarla doldu. Ama ama ama daha benim stajım var Temmuz'da T_T Ne ara okunacak falan filan derken staj öncesi okunacakların bir listesini çıkartayım dedim :D Herhangi bir sıralama yapmaksızın kitaplıkta gözüme takılanları ekliyorum.

1. Tuğçe'nin öve öve bitiremediği ve son alışverişimde sepete eklemekten kendimi alamadığım kitap. Çoğunlukla beğenildiği için şöyle duygusal bir kitaptan sonra mı okusam yoksa hemen mi okusam karar veremiyorum.
Kalbini sadece bir kez verebilirsin; ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir.
Her fırsattan istifade etmesiyle bilinen sivri dilli Olivia Kaspen, akılsızca çekip gitmesine izin verdiği eski erkek arkadaşı Caleb Drake ile şans eseri karşılaşınca kendisini ilk aşkıyla ikinci bir şans isterken bulur. Caleb'ın hafızasını kaybettiğini öğrenen Olivia, onu geri kazanmak için ne kadar ileri gidebileceğine karar vermelidir. Ancak gerçek kimliğini ve kötü geçmişlerini gizli tutmaya çalışan Olivia'nın en büyük engeli Caleb'ın kurnaz yeni kız arkadaşı, Leah Smith'tir. Böylece bu iki hırslı kadın arasında kendilerini hatırlamayan bir adamı elde etmek için girdikleri vahşi bir mücadele başlar. Ama çok geçmeden Olivia, bir zamanlar kendisinin olanı almak için savaşırken yalanlarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.
Peki, aşk her şeyi affeder mi?

2. Yine aynı alışverişte aldığım, aslında İzmir Kitap Fuarı'nda karton çantasına göz dikip sonra nedense almaktan vazgeçtiğim, büyük ihtimalle okurken salya sümük ağlamama sebep olacak kitap. Okumak için sabırsızlanıyorum *-*
Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...
Yaşamın ince detayları Lou'dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...
Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.
Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou'nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?
Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

3. Kitaplığımda Delidolu etiketli ikinci kitabım. Staj öncesi bir günde bitecek ince bir kitap olma özelliği taşıyor. Bakalım dedikleri kadar güzelmiymiş...
Belki hayatını bu iş üzerine kurmuş insanlar, hatta aileler olduğunu bilmek tüylerinizi ürpertebilir. Ama Katarina'nın heyecanlı ve "eğlenceli" dünyası size tüm önyargılarınızı unutturacak.
Ailesinin sürdürdüğü yasadışı işlerden fena halde sıkılan Katarina Bishop, çareyi, prestijli bir yatılı okulda yeni bir hayat kurmakta bulur. Ama Katin bu firari macerası fazla uzun sürmeyecektir. Milyarder arkadaşı Hale, ne yapıp edip yetenekli hırsızımızın okuldan atılmasını sağlar. Amacı, Katarina'yı yalnızca aileye geri kazandırmak kadar masum değildir elbette. Hırsızlar sosyetesinin ileri gelenlerinden Arturo Tacconenin evinden beş değerli tablo çalınmıştır ve soygunun tüm detayları, potansiyel hırsız için tek bir kişiyi işaret etmektedir; Katarina'nın pek sevgili babasını.
Kurdukları ekip ile birlikte Kat ve Hale'in, soyguncuyu yakalamak, aileyi bir araya getirmek ve bazı aşk tohumlarını yeşertmek için yalnızca iki haftaları var; karşılarına çıkacak pek çok engele rağmen bunu başarmak içinse oyundaki aklı Kat, enerjiyi Hale, işlerine duydukları aşk ise ikisinin birlikteliğini yönetecek. 
Dünyanın en seçkin müzelerinden biri için planlanan soygun, özünde iyiliğe hizmet etmeli; eserlerin gerçek sahipleriyle buluşmasına, parçalanmış bir aileyi bir araya getirmeye ve biraz da... üzeri örtülen bir aşkın su yüzüne çıkmasına.

4. Hazalcığımın doğum günü hediyesi ♥ Aslında Apollyon'un çıkmasını bekliyordum ama o da zaten Temmuz'da çıkacakmış. Staj sırasında merakımı dizginleyebileceğimi umarak okumaya karar verdim. Ama son güne bırakmayayım bence. Sinirlerim bozuk olmasın stajın ilk gününde =P
Akit'in kuralları Alex'i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills'de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden'ı da. Furiler, Alex'in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.
Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth'le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alexin bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alexi bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.
Alex'in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon'u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor. Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. 
Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor.

5. Annem arkadaşından almış kitabı. Sırayla hepimiz okuyoruz. Şimdi babamda sıra mesela. Sonra ben okuyabilirim. Annemin "Oku şu kitabı da geri verelim." zorlamalarından kurtuluş yok gibi =D
Emir ve Hasan, Kabilde monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emirle Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir iş adamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.
Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasa'nın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.

6. Son olarak da şu anda okuduğum kitaptan bahsedeyim. Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer adlı serinin ikinci kitabı olan Safir Mavi'yi okuyorum. Dün ilk kitap bitti. Çok ama çok güzeldi *-* Tam benlik! En kısa zamanda yorumumu yayınlayacağım. Serinin son kitabı ne zaman çıkar bilmiyorum. Pegasus'un "çok yakında"dan kastı umarım bir kaç ay içindedir. Çünkü yazar kitaplarında kaldığı yerden devam ediyor =( Sanki tek kitapmış da sonradan bölmüşler gibi o_O Beklemesi çok zor olacak. Keşke son kitap çıkmadan başlamasaymışım T_T


Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer I - Yakut Kırmızı
Tüm zamanların sınırlarını aşan bir yolculuğa hazır mısınız?

Bazen sır küpü bir ailede yaşamak gerçekten de zordur. En azından 16 yaşındaki Gwendolyn bundan kesinlikle emindir. Ta ki günün birinde kendini son yüzyılın Londrasında bulana dek. O zaman bunun ailesinin en büyük sırlarından biri olduğunu anlar. Buna karşın anlamadığı; bu zaman yolculuğunda aşka yer olmadığıdır. Çünkü bu, durumu daha karmaşık hale getirmekten başka bir işe yaramaz!



Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer II - Safir Mavi
Acemi bir âşığı geçmişe yollamak iyi bir fikir olmayabilir!

En azından on altı yaşındaki çömez zaman yolcusu Gwendolyn böyle düşünüyordur. Bu macerada Gideon ve Gwen dünyayı kurtarmak ya da menuet dansını öğrenmek gibi pek çok sorunun üstesinden gelmek durumunda kalacaktır. (Üstelik ikisi de hiç kolay değildir!) Bütün bunlar yetmezmiş gibi Gideon büsbütün tuhaf davranmaya başlayınca, Gwendolyn artık hormonlarını kontrol altına alma zamanının geldiğini anlayacaktır! Çünkü işin içinde aşk varken zaman yolculuğu yapmak pek mümkün görünmemektedir...
Staj sırasında tur kitapları olursa onları okurum gibi geliyor. 26 Temmuz'dan sonra da evdeki tüm okunmamış kitapların kökünü kurutmayı düşünüyorum =P

Sizce bu kitapları hangi sırada okuyayım?

14 Haziran 2013

idefix Bahar Kampanyasından Aldıklarım


Kitap alışverişlerimi elimden geldiğince farklı yerlerden yapmaya ve indirimlerden en iyi şekilde faydalanmaya çalışıyorum. Son alışverişimi idefix'ten yaptım. Aslında idefix'ten ilk alışverişim değil. 2007-2010 yılları arasında bildiğim ve güvendiğim tek kitap alışveriş sitesiydi. Ancak indirimlerin yetersizliği ve gittikçe sıklaşan defolu kitap gönderimleri yüzünden Hepsiburada'ya geçiş yapmıştım. Yıllar sonra idefix ile kavuşmamız gayet tatmin edici oldu diyebilirim.

Son zamanlarda tüm alışverişlerimde olduğu gibi idefix'e de kitaplar konusundaki hassasiyetimi belirttim ve paketlemeye daha çok özen gösterilmesini ve deformasyona uğramış kitapların gönderilmemesini rica ettim. Onlar da bu ricamı kırmamışlar. Kitaplar kutusunda ve her tarafından büyük patpatlarla sarılmış olarak gönderildi. Kitapların hepsi çok iyi durumda. Kısacası ben bu alışverişten çok ama çok memnun kaldım. İndirimler 23 Hazirana kadar devam ediyor. Listenizdeki kitaplar da eğer indirimdeyse kesinlikle almanızı öneririm :)

Gelelim neler aldığıma:


Aşk Tüm Zamanları İçinden Geçer serisini (Yakut Kırmızı ve Safir Mavi) daha önceden fark etmemiştim. Kitapların ciltli olarak basılmasının da ilgimi çektiğini ve hiç düşünmeden iki kitabını da aldığımı söyleyeyim. Kitaplığımda ciltli kitaplar gördükçe pek bi' mutlu oluyorum *-* 

Bir diğer Pegasus kitabı ise Senden Önce Ben. Kitap fuarında alıp almamak konusunda çok kararsız kalmıştım. Dram türündeki kitapları çok fazla okuyamadığım düşünülürse hem bu kitabı hem de Eğer Yaşarsam'ı neden aldığım merak konusu :) Eğer Yaşarsam'a başladım bile. Çok güzel bir kitap. Bitirir bitirmez yorumumu blogumda paylaşacağım. Gölgeler, yine Pegasus'tan çıkan yeni bir fantastik serinin ilk kitabı. Dürüst olmak gerekirse sadece kapağı ilgimi çektiği için aldım.

Pegasus kitaplarına %30 indirim yapılmış. Aslında Hepsiburada'da %35 ama istediğim kitapların çoğu indirim süresince sisteme eklenmedi ve eskisi gibi 15 lira ve üstü kitap alışverişlerine kargo bedava değildi. Hangisinden alırsam alayım aynı fiyata geleceği için idefix'ten aldım. Pişman değilim =P

Hırsızlar Sosyetesi'ni uzun zamandır merak ediyordum. idefix'te çok fazla indirim yapıldığını söyleyemem. Hazır alışveriş yapıyorken alayım dedim :) Delidolu kitaplarına %25 indirim yapılmış.

İlk Aspendos etiketli kitabım olan Fırsatçı'yı arkadaşlarım çok övdüğü için aldım. Aspendos'a %25 indirim var. Aslında sonra pişman oldum. Karşıyaka'da ucuza kitap aldığımız kitapçıda %50 indirimle satıyorlarmış T_T (Yani ben Hülya'nın yalancısıyım. Orada vardır dedi.)

Alışverişin en önemli kitabını en sona sakladım. Dan Brown'un kitaplarını severek okuduğum için uzun zamandır beklediğim Cehennem'i en sonunda hem de ciltli olarak %28 indirimle aldım. Mutluyum *-* Ama ne zaman okurum bilmiyorum. Bizimkilerden bana fırsat kalırsa yakın zamanda diyelim =P

Kitapları aldığımda finallerim yeni başlıyordu. Her gün bu güzelliklere bakıp okuyamamak tam bir işkence! Ama 1 sınavım kaldığı için yavaş yavaş da olsa Eğer Yaşarsam'a başladım. Sınavdan sonra büyük bir iştahla hepsini silip süpürmeyi düşünüyorum. Temmuz ya da Ağustos ayında Dex alışverişim ile yeniden karşınızda olmak dileğiyle...